Reklam
Reklam
66f3fdc0a53f1 jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
25 Eylül, 2024 15:10 tarihinde yayınlandı
0

Kasa Kasa Kanlıca Mantarında Fiyatlar Düştü

Bilimsel adı ‘Lactarius salmonicolor’ olan kanlıca mantarı pazardaki yerini alırken, son günlerde yaşanan bolluktan dolayı da mantarın kilosu 150 TL’ye düştü.

Soğuk ve yağışlı bölgelerde yetişen ve lezzeti ile sofraların vazgeçilmezi olan kanlıca mantarı Safranbolu ilçesindeki pazar alanında yerini aldı. Toplanmasının zahmetli olması nedeniyle geçtiğimiz haftalarda kilosu 250 TL’ye satılan mantar, bu hafta bollaşınca 150 TL’ye kadar indi. Avrupa’da özellikle İspanya, İtalya, Bulgaristan, Romanya ve Türkiye’de bol bulunan ve sevilerek tüketilen kanlıca mantarı yüksek miktarda amino asit içerirken, protein açısından önemli bir besin kaynağı olarak yer alıyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin
yeni yuzyilin yeni hastaligi parlayan nesneler sendromu uyarisi KucGOadj
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 12:22 tarihinde yayınlandı
0
0

Yeni yüzyılın yeni hastalığı: “Parlayan nesneler sendromu” uyarısı

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, akıllı telefon, tablet, sosyal medya ve parlak ekranların insan beyninde dikkat dağınıklığına yol açtığını belirterek, ’parlayan nesneler sendromu’nun özellikle gençler arasında hızla yayıldığını söyledi.

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, teknolojinin hızla gelişmesiyle birlikte insanların “Parlayan Nesneler Sendromu (PNS)” ya da İngilizce adıyla “Shiny Object Syndrome (SOS)” tehdidiyle karşı karşıya kaldığını ifade etti. Özkaya, özellikle çocuklar ve gençlerin akıllı telefon, tablet, televizyon ve bilgisayar oyunlarından uzaklaşamadığına dikkat çekerek, bu durumun zamanla ciddi dikkat dağınıklığı ve odaklanma problemlerine neden olduğunu belirtti.

“Beynimizi esir alıyor”

Sürekli yeniliklere, parlak ekranlara ve moda akımlara yönelme isteğinin “Parlayan Nesneler Sendromu” olarak tanımlandığını kaydeden Özkaya, “İnsanlar artık nihayetinde ne kadar faydalı olduğuna bakmaksızın yeni ve dikkat çekici olana yöneliyor. Parlayan ekranlar önce gözümüzü, sonra dikkatimizi, en sonunda ise beynimizi esir alıyor” dedi.

Teknolojinin günlük hayatın merkezine yerleştiğini vurgulayan Özkaya, insanların ders çalışırken, kitap okurken ya da işine odaklanmışken gelen bildirimlerle dikkatlerinin dağıldığını söyledi. Özkaya, “Bir bildirim sonrası dikkatin yeniden toparlanması kişiden kişiye değişmekle birlikte 15 dakikaya kadar sürebiliyor. İnsanlar internette araştırma yapmak isterken kendilerini bambaşka mecralarda bulabiliyor, reklamlar ve sosyal medya içerikleri tüketim çılgınlığını artırıyor” diye konuştu.

“Ailelerin çocukların ekran sürelerini kontrol altında tutması gerekli”

Parlayan nesnelerin sadece çocukları değil her yaş grubunu etkilediğini belirten Özkaya, sosyal medya paylaşımlarını merak etme, sürekli yeni ürün satın alma isteği ve kısa sürede değişen düşüncelerin de bu sendromun belirtileri arasında yer aldığını kaydetti. Özkaya, özellikle sosyal medya, mesajlaşma uygulamaları ve dijital ekranların yoğun kullanımının insanları gerçek dünyadan uzaklaştırdığını ifade ederek, ailelerin çocukların ekran sürelerini kontrol altında tutması gerektiğini sözlerine ekledi.

Bizi sosyal medyadan takip edin