Reklam
Reklam
karnavaldan donen vatandaslari tasiyan otobus yan yatti 23 yarali NWpUs7p3
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
06 Nisan, 2025 12:52 tarihinde yayınlandı
0

Karnavaldan dönen vatandaşları taşıyan otobüs yan yattı: 23 yaralı

Adana’da düzenlenen Portakal Çiçeği Karnavalı’na katıldıktan sonra Samsun’a dönmek isteyen vatandaşları taşıyan otobüsün, Çorum’da şarampolde yan yatması sonucunda meydana gelen kazada 15 kişi yaralandı.

Kaza, Çorum’un Alaca ilçesi Çorum-Alaca Karayolu Elicek Deresi mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgiye nazaran, Çorum istikametinde seyir halinde olan İsa T. yönetimindeki 28 Al 323 plakalı, Loresima Turizm firmasına ilişkin Mercedes marka yolcu otobüsü, şoförünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucunda yoldan çıkarak şarampolde yan yattı. 52 yolcu ve 3 çalışanın bulunduğu otobüste şoför ile 23 kişi yaralandı.

Kazayı gören vatandaşlar durumu 112 Acil Davet Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine sıhhat, jandarma ve Alaca Belediyesi itfaiye grupları sevk edildi. Olay yerine gelen itfaiye grupları tarafından yaralılar otobüsün camından çıkartıldı. Sıhhat grupları tarafından birinci müdahaleleri yapılan yaralılar, etraf hastanelere kaldırıldı. Tedavi altına alınan yaralılardan 3’ünün hayati tehlikesinin olduğu öğrenildi. Kazadan yaralanmadan kurtulan vatandaşlar ise Alaca Belediyesi’ne ilişkin araçla Çorum Kentler Ortası Otobüs Terminali’ne götürüldü.

Jandarma takımları kazayla ilgili inceleme başlatırken, otobüste bulunan vatandaşların, düzenlenen çeşitle Adana’da gerçekleştirilen Adana Çiçeği Karnavalı’na katıldıktan sonra Samsun’a dönerken kazanın yaşandığı öğrenildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin