Karabük Safranbolu Otomobil ve Doğa Sporları Arama Kurtarma Kulübü Derneği (KARDOFF) Başkanı Ahmet Demir, yeniden güven tazeledi.
Karabük Safranbolu Otomobil ve Doğa Sporları Arama Kurtarma Kulübü Derneği 6. Olağan Genel Kurulu gerçekleştirildi. 1996 yılından bu yana faaliyette olan derneğin Öğlebeli Gençlik merkezinde yapılan kongresinde üyeler tek liste ile seçime gitti.
Kongre sonrası üyelere hitaben teşekkür konuşması yapan KARDOFF Başkanı Ahmet Demir, kulüp olarak daha güzel işlere birlikte imza atacaklarına inandıklarını söyleyerek, “ Karabük Off- Road Kulübünün daha iyi yerlere gelmesi için sadece yönetimin değil bütün üyelerimizin fikirlerine ihtiyacımız var ve bunları iyi bir şekilde değerlendirmeye alıyoruz. Kulübümüz TOSFED tarafından tescilli olduğundan günümüzde karşımıza farklı farklı gruplar çıkıyor ve çıkacaktır da. Bu kulübümüzün çok iyi yerde olduğunun da anlamına gelmekte. Geçmişi 1996 yılında başlayan Karabük Off-Road kulübünün bu zamana kadar dirayetli bir şekilde gelmesinin tek sebebi kulüp içerisinde bizimde tabir ettiğimiz gibi ‘Kardoff Kardeşliği’ adı altında insanların birbiri arkasında ve yan yana durmasından kaynaklandığını unutmayalım. Karabük Off- Road kulübü kurulduğu günden buyana bize ihtiyacı olan herkesin yanında olmuştur. Mülki amirlerden ve kolluk kuvvetlerinden gelen talepleri ne varsa buna hızlı bir şekilde cevap veren bir kulüp olduk ve olmaya da devam ediyoruz. Dünyayı ve ülkemizi etkileyen koronavirüs salgını nedeniyle 2 yıl boş geçti ama geçen sene Türkiye şampiyonasına ev sahipliği yaptık. Bunun yanında komşu ilimiz Kastamonu’da meydana gelen sel felaketlerinde kulübümüz yardım elini uzatmış, 3 gün boyunca ulaşılamayan köylere gıda ve diğer ihtiyaçları ulaştırdık. Kulüp olarak bu yılda farklı etkinlik ve kamplarla ilgili yönetim olarak bir dizi çalışmalarız var. Ben şimdiden tüm İslam aleminin Ramazan-ı şeriflerini tebrik ederim” dedi.
Yapılan kongre sonrası yeniden güven tazeleyen Ahmet Demir başkanlığında Karabük Safranbolu Otomobil ve Doğa Sporları Arama Kurtarma Kulübü Derneği yönetimi ise şu isimlerden oluştu; “ Alpay Eliçek, Coşkun Şen, Hakan Çetin ve Şaban Vurulmuş. Denetim Kurulu, İbrahim Ertan, Furkan Topçu, Hasan Can Güldemir. Disiplin Kurulu ise Mustafa Tekin, Okan Aslan ve Turan Tunay” (İHA)


KARDOFF’ta Ahmet Demir Yeniden Başkan Seçildi
BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı
Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.
Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.
Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı
Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.
Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.
“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”
Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.
Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.
İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.


