Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
07 Eylül, 2024 20:30 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Kardiyoloji uzmanı: “Covid-19 aşılarından sonra kalp krizi oranlarında artış hissettik”

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Uğur Arslan, "Covid-19 aşılarından sonra kalp krizi oranlarında artış hissettik. Ancak bu aslında beklenen bir şey. Direkt aşıları da suçlamamak gerekiyor. Çünkü aşılar hastalığı bir şekilde taklit ettikleri için insana daha hafif dokunsun diye bir miktarda olsa bu riski arttırabilirler" dedi.
Aşıların kalp krizi riskine etkileri üzerinde açıklamalarda bulunan Medicana International Samsun Hastanesi Kardiyoloji Kliniğinden Prof. Dr. Uğur Arslan, “Covid-19 salgını sonrası kalp krizi olaylarında bir nebze artış hissettik. Ancak bu aslında beklenen bir şey. Direkt aşıları da suçlamamak gerekiyor. Çünkü aşılar hastalığı bir şekilde taklit ettikleri için insana daha hafif dokunsun diye bir miktarda olsa bu riski arttırabilirler. Covid’i bir grip gibi de düşünebilirsiniz. Artık yeni nesil grip biraz daha ağır geçiyor. Bu viral hastalıklar zaten genel olaraktan inflamatuar süreci başlattığı için kalp krizi gibi, koroner arter hastalığı inme gibi riskleri de arttırabilmektedir. Aşılar da bunlara dahildir. Az da olsa arttırmaktadır ama genel olarak bakıldığında kalp krizi için kişi Covid geçirseydi daha yüksek riske sahip olurdu diyebiliriz” diye konuştu.

Sıcak havaların kalp hastaları üzerindeki etkileri
Sıcak havalar ve güneş ışıklarını doğrudan almanın bazı sağlık sorunlarına davetiye çıkarabileceğinin altını çizen Medicana Sağlık Grubu doktorlarından Prof. Dr. Uğur Arslan, "Öğlen güneşinde o sıcağın çok fazla olduğu, güneşin de tam tepede olduğu vakitlerde güneşin altında durmanın çok bir faydası yoktur. D vitamini sentezlemek için bunu yapıyorlar. Biz Türkiye olarak aslında çok güzel bir coğrafyada yaşıyoruz. Güneşi yıl boyunca görebiliyoruz. Dışarıya belirli aralıklarla çıkarsak zaten yeteri kadar D vitamini sentezlemesini sağlayabiliriz. Yoksa çok sıcakta gidip de güneşin altında durmak özellikle cilt kanseri açısından riski arttırmakta. O yüzden de ‘çok sıcağı çıkın, güneşin altında durun, daha fazla D vitamini sentezlersiniz’ demek çok doğru bir söylem değil” şeklinde konuştu.
Kalp ritminin hızlanmasına bağlı olarak kriz geçirme ihtimalinin arttığına değinen Prof. Dr. Uğur Arslan, “Sıcaklıkların kalp hastaları üzerine etkileri olabilir. Bu sıcaklarda bize daha çok tansiyon düşüşüyle hastalar gelmektedir. Sıcaklar özellikle vücuttaki suyun daha fazla vücuttan atılmasını sağladığı için dehidratasyona neden olmaktadır. Yani vücuttaki su eksilmesine neden olmaktadır. Buna bağlı da insanların tansiyonları düşebilmektedir. Tansiyon hastalarında hipotansiyon riskiyle karşılaşmaktayız. Kalp yetmezliği hastalarında ritim bozuklukları gelişebilir bu aylarda. Bu dehidratasyona bağlı olarak kalp hızını da artması sonucu da yine kalp krizi riskini bir miktar arttırabilir bu sıcak havalar. Mümkün olduğu kadar çok sıcaklarda dışarı çıkmamak aslında kalp sağlığını korumak için önemlidir. Kendi ilaçlarını rutin olarak kullanmaları, yine eğer bir problem yaşıyorlarsa doktorlarına başvurmaları bu dönemde özellikle gerçekten çok önemli bir durum olarak ortaya çıkmakta. Özellikle spor yapmak kalp hastaları için önerdiğimiz bir olay. Günlük en azından bir yarım saat tempolu yürüyüş yapın diyoruz ama bunu sıcak yani öğle vaktinde ya da çok sıcaklarda çıkmamaları, sabah erken saatlerde akşam hava karardıktan sonra yapmalarını öneririz” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Mustafa Akgün tarafından
21 Şubat, 2026 13:53 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

KBÜ’de “Nübüvvetin İspatı” Söyleşisi Düzenlendi

Karabük Üniversitesi (KBÜ) Kamil Güleç Kütüphanesi Konferans Salonu’nda “Nübüvvetin İspatı” konulu söyleşi programı gerçekleştirildi. Programa konuşmacı olarak Ali Yeşilyurt katıldı.

Çok sayıda öğrencinin yanı sıra akademik ve idari personelin de ilgi gösterdiği programda, İslamiyet’in insan, aile ve toplum hayatına bakışı ile peygamberliğin delilleri farklı başlıklar altında ele alındı.

Açılış konuşmasında bu tür programların dini meseleleri anlama ve sorgulama açısından önemli bir zemin oluşturduğunu belirten Yeşilyurt, Hazreti Muhammed’in (s.a.v.) hayatının tarihi ve ahlaki yönleriyle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Peygamberliğin yalnızca bir inanç meselesi olmadığını vurgulayan Yeşilyurt, bunun aynı zamanda insanlığa sunulan hakikatlerin güvenilirliği anlamına geldiğini söyledi.

Mağara hadisesine de değinen Yeşilyurt, zorlu şartlar altında gösterilen teslimiyet ve kararlılığa dikkat çekerek, “Lâ tahzen, innallâhe me‘anâ.” sözünü hatırlattı. Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hayatı boyunca doğruluk ve güvenilirlik vasfıyla tanındığını belirten Yeşilyurt, toplum tarafından “El-Emin” olarak nitelendirildiğini dile getirdi. Hz. Aişe’nin “O’nun ahlakı Kur’an’dı.” sözünü paylaşan Yeşilyurt, peygamberlik anlayışının ahlaki temellerine vurgu yaptı.

Konuşmasında iman kavramına da değinen Yeşilyurt, “Kâinatta en yüksek hakikat imandır. İmandan sonra namazdır.” ifadelerini kullandı.

Program, katılımcıların sorularının yanıtlanmasının ardından sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin