Karabük Demir ve Çelik Fabrikaları A.Ş (KARDEMİR) tarafından korona virüs (Covid-19) salgını nedeniyle kullanıma kapatılan parklar tekrar hizmete açıldı.
Şirketten yapılan açıklamada, tüm dünyayı etkisi altına alan korona virüs pandemisi ile ilgili salgının ilk gününden itibaren başlattıkları mücadeleye devam ettikleri belirtildi.
Şubat ayından bugüne kadar gerek devlet kurumları ile gerekse diğer sektör paydaşlarıyla yoğun işbirliği içinde oldukları ifade edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Şirket içinde öncelikle insan sağlığını arkasından da üretim sağlığını gözeterek bu günlere kadar ilerledik. Pandemiyle mücadelede tedbirlerimizi sadece fabrika sahamızda uygulamadık, kentimize karşı olan sorumluluk bilinci ile de insanlarımızı etkileyebilecek alanlarda önlemlerimizi aldık. Fabrikamıza bağlı ve Karabük’de yaşayan kişilerin de uğrak alanlarından olan Metin Türker Parkı ile Şapka Büfe’nin arkasında bulunan çocuk parkımızı kapatmıştık. Yeni normalleşme süreci ile beraber çocuklarımızın sokağa çıkma yasağının bitmesi dolayısıyla parklarımızı yeniden açtık. Yeni normalleşme sürecinde, çocuklarımızın ve ailelerinin kapalı alanlarda bir arada bulunmasını engellemek adına çocuk parklarının açık olmasına karar verdik. Fabrika sahamızda olduğu gibi bu alanlarda da düzenli olarak dezenfekte çalışmaları yaparak virüsün yayılma gücünü yavaşlatmayı hedefledik.
Parklarımız tüm şehrin ortak kullanım alanıdır. Çocuklarımıza kaliteli oyun alanları kurmak ve o alanları korumak da bizim görevimizdir. Ancak özellikle pandemi sürecinde nasıl fabrika sahamızda kurallarımızı taviz vermeden uyguluyorsak, parklarımızda da aynı kuralları bu sefer çocuklarımızın ve sizlerin sağlığı için uygulamak isteriz. Bu kapsamda parklarımızda bulunan gerek çocuklar için gerekse yetişkinler için asılı ve yapıştırılmış olan uyarılara dikkat edelim. Çocuklarımıza yetişkinler olarak örnek olalım. Maske kullanımına ve sosyal mesafe kuralına onları da teşvik edelim. Düzenli olarak ellerinin temizlenmesine çaba sarf edelim. Kentimizde gece gündüz demeden bizlerin sağlığı için çalışan sağlık çalışanlarımıza en büyük desteği, devletimizin korona virüs önemlerine uyarak sağlayacağımızı unutmayalım. KARDEMİR olarak tüm sorumluluk bilincimiz ile çalışmalarımızı sürdürüyoruz, kentimiz için de sürdürmeye devam edeceğiz.”


KARDEMİR’den parklarda Covid-19 önlemi
Asıl Mesele Hukuk Değil, Gündem Olmak..!
Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya dün iki yıllık görev sürecini değerlendirdiği bir toplantı yaptı.
Yapılan hizmetleri anlattı, devam eden projeleri paylaştı, eksikleri de saklamadan konuştu.
Açıkçası toplantının özünde belediyenin iki yıllık performansı vardı.
Başkan Çetinkaya, göreve geldikleri ilk günden bu güne kadar olan süreçte mesai mefhumu gözetmeden canla başla çalıştıklarını ve iki yıllık süreç zarfında da söz verdikleri projelerin yüzde 80’i aşan bölümünün çoğunun tamamlandığı bir bölümünün de projelerinin hazırlandığını söyledi.
Ama her zamanki gibi bazıları konunun tamamını değil, işine gelen bir cümleyi alıp başka yerlere çekmeyi tercih etti.
Başkan Çetinkaya’nın söylediği şu söz sosyal medyanın da konusu oldu
“Devletin malına zarar veren oğlum da olsa babamın oğlu da olsa yamulturum.”
Şimdi bakıyorsun…
Bir kesim hemen hukuk profesörü kesilmiş.
“Yok efendim, hukuk devletinde kimse kimseyi yamultamazmış…”
İnsan evladını ya da kardeşini yamultur mu; kızgınlığın ve sinirlenmişliğin bir ifadesi olarak kullanılır ve halk dilinde de bu vardır.
Ne güzel bir dünya..!
İki saatlik toplantının ardından o kadar çok konuşulacak konu varken, sen tut tek bir cümleye saplan kal…
Bu memlekette bugüne kadar neler söylendi, neler yapıldı?
O zaman neredeydiniz?
Bu şehir, ağza alınmayacak sözleri de duydu…
Hakaretleri de gördü…
Tehditleri de…
Bu şehir, kendi memleketini geneleve benzetenleri de gördü.
İnsanla hayvanı aynı kareye koyup sözde sanat yapanları da…
Menfaati için herkese saldıranları da…
O günlerde hukuk aklınıza gelmiyor muydu?
O günlerde adalet yok muydu?
Şimdi bir belediye başkanının kullandığı halk dili üzerinden bir anda hukuk nutukları atılmaya başlandı.
Burada mesele hukuk falan değil.
Mesele gündem olmak.
Çünkü artık herkes kolay yoldan tanınmanın derdine düşmüş durumda.
Okumuşu ayrı telden.
Okumamışı ayrı telden konuşur olmuş…
Ama işin özünde aynı hesap var; görünür olmak.
Eksik varsa eleştirilmeli, yanlış yapılan bir şey varsa da söylenmeli…
Ama sürekli kelime avcılığı yapıp, her açıklamadan kriz çıkarmaya çalışmak da başka bir hastalık haline geldi.
Velhasıl…
Bu şehir çok şey gördü.
Samimiyetsiz duruşları da gördü, işine göre taraf değiştirenleri de…
Vesselam…


