Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
22 Ekim, 2019 08:54 tarihinde yayınlandı
0

KARDEMİR’de dijital dönüşüm

KARDEMİR Genel Müdürü Hüseyin Soykan:  “Faaliyetlerine bu yıl başlayan Ar-Ge merkezimizin çalışmaları ile süreçlerimizde önemli inovasyon ve katma değer elde etmeyi hedefliyoruz” dedi.

Karabük Demir ve Çelik Fabrikaları AŞ. (KARDEMİR), mevcut kurumsal kaynak planlama sistemi (ERP) olan SAP R3’ü, güncel ihtiyaçlarına uygun şekilde S/4 HANA sistemine yükseltmek amacıyla dijital dönüşüm projesini başlattı.
KARDEMİR Eğitim Kültür Merkezinde düzenlenen açılış toplantısı ile startı verilen ve gelecek yıl sonu tamamlanması planlanan projenin danışmanlığını Itelligence Türkiye yürütecek. Tüm iş süreçlerinin daha etkin ve verimli yönetilmesini amaçlayan S/4 HANA projesi, insan kaynaklarından üretim planlamaya, otomasyon sistemlerinden satış, pazarlama ve mali performans ölçümlerine kadar birçok yeni modülün dijital entegrasyonunu kapsıyor.
Törende konuşan KARDEMİR Genel Müdürü Hüseyin Soykan, işletme faaliyetlerini sürdürürken rekabet gücünün korunması ve daha ileriye taşınması için dijital teknolojilerden en etkin ve verimli şekilde faydalanmanın kaçınılmaz olduğunu söyledi.
KARDEMİR’in Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yayınlanan 2023 Sanayi ve Teknoloji Stratejisinde belirtilen “Milli Teknoloji, Güçlü Sanayi” vizyonuna uygun şekilde dijital dönüşüm hareketini başlattığını ifade eden Soykan, “Üretim kapasitemizi artırırken eş zamanlı olarak Ar-Ge ve yeni ürün geliştirme faaliyetlerimiz ile katma değerli ürün çeşitliliğimizi de günden güne artırıyoruz. Faaliyetlerine bu yıl başlayan Ar-Ge merkezimizin çalışmaları ile süreçlerimizde önemli inovasyon ve katma değer elde etmeyi hedefliyoruz. Cumhuriyetimizin 100. kuruluş yıl dönümü ve ülkemizin stratejileri ile uyumlu olarak ‘KARDEMİR 2023: Dijital Dönüşüm Projesi’ olarak başlattığımız bu dönüşüm yolculuğunun ilk adımına, şirketimizde kullanılmakta olan kurumsal kaynak planlaması yazılımlarının SAP S/4 HANA sistemine dönüştürülmesi ile başlıyoruz. Yeni devreye alacağımız sistemde daha önce hayatımızda bulunmayan birçok yenilik olacaktır. Otomasyon, üretim planlama, satış, insan kaynakları, eğitim ve mali süreçleri de kapsayan bu yenilikler tüm iş süreçlerimizin daha etkin ve verimli yönetilmesini sağlayacaktır. Gerekli organizasyon yapıları oluşturulmuş, süreç liderleri ve anahtar kullanıcılar belirlenmiştir” dedi.
SAP S/4 HANA sisteminin tasarım ve test aşamalarında görev alacak çalışanlardan projeye aktif katılım ve katkı beklediğini aktaran Soykan, şunları kaydetti:
“Maliyetlerimizi azaltmaya, gelirlerimizi artırmaya odaklandık. Alın teri ve akıl teri birlikteliğimizle, fabrikalar kuran fabrika ruhumuzla, köklü geçmişimizle, güçlü bir geleceğe emin adımlarla yürüyoruz.”
SAP sisteminin SAP S/4 HANA sistemine dönüştürülmesinde KARDEMİR’e proje ortaklığı yapacak olan Itelligence Türkiye CEO Dr. Abdülbahri Danış, projenin sadece KARDEMİR ve sektör için değil, aynı zamanda Türk sanayisi içinde önemli olduğunu belirtti.
SAP sisteminin demir çelik sektöründe en çok kullanılan kurumsal kaynak planlama sistemi olduğunu belirten Danış, “Bu yeni versiyonda SAP, tüm iş süreçlerini kapsayacak şekilde yazılımlarını yenilemiştir. Dünyadaki en iyi uygulamaları içeren bu yeni sistemi Itelligence ve KARDEMİR olarak bir ekip ruhuyla dünyaya da örnek olacak şekilde hayata geçireceğiz” dedi.
Düzenlenen açılış töreni Itelligence Proje Yöneticisi Davut Özdemir’in uygulanacak projenin yol haritasına ilişkin sunumu ve proje mimarı Sarhan Polatateş’in takım ruhuna ilişkin konuşmasından sonra, tüm katılımcıların sahnede asker selamı vermesiyle sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin