Hak-İş Konfederasyonu Genel Başkan Yardımcısı ve Özçelik-İş Sendikası Genel Başkanı Yunus Değirmenci, Kardemir ve Karabük’ün kuruluşunun 85’inci yıldönümü dolayısıyla kutlama mesajı yayımladı.
Değirmenci mesajında, sendikanın can suyunun verildiği yer olan Karabük Demir Çelik Fabrikalarının temelinin atılışının ve Karabük‘ümüzün kuruluşunun 85. yıldönümünde tüm Kardemir emekçilerini ve Karabük halkını canı gönülden selamladığını kaydetti.
Değirmenci, “ 3 Nisan 1937 yılında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün büyük emekleriyle başlayan ve uzun olduğu kadar meşakkatlerle dolu bir yolculuğun ardından Kardemir ve Karabük bugünlere gelmiştir. Bu şanlı yolculukta Kardemir emekçisinin payı da, emeği de inkar edilemez bir gerçek olarak karşımızda durmaktadır. Kardemir ve Karabük, bugün alınteri akıtan binlerce emekçinin ellerinde yükselmiş ve ülkemizin parlayan yıldızı konumuna gelmiştir. Kardemir ayakta kalsın, bacaları tütsün, çarkları dönsün diye Kardemir emekçisi her zaman emeğini ortaya koymuş, yeri geldiğinde de sadece elini değil, tüm bedenini taşın altına koymuştur. Bir dönem kapanma tehlikesiyle karşı karşıya kalan Kardemir’in, küllerinden doğmasını sağlayan da yine emekçiler ve Sendikamız olmuştur.
Kapısına kilit vurulacak bir fabrikadan, 3 milyon ton üretim kapasitesine ulaşan bir fabrikaya dönüşümün mimarları da emekçilerdir. KARDEMİR, emekçi kardeşlerimin ellerinde yükselmiştir.
Karabük, Kardemir ve Özçelik-İş bir babanın ayrılmaz üç evladı gibidir. Bu üç evladın kutlu yürüyüşü birbirini geleceğe taşımaya devam edecektir. Karabük var oldukça, Kardemir, Kardemir var oldukça
Özçelik-İş var olmaya devam edecektir. Karabük emekçisine dair hayallerimiz bulunmaktadır. Kardemir emekçisi için en iyisini bulup ortaya çıkarmak gibi bir derdimiz bulunmaktadır. Dün olduğu gibi bugün de yarın da bu hayallerimiz ve derdimizle Kardemir emekçileri için canla başla çalışmaya devam edeceğiz. Kardemir’de huzurun ve iş barışının garantisi olmayı sürdüreceğiz. Sendikamızın tohumlarının Karabük ve Kardemir’de atıldığı, yine sendikamızın buralarda büyüyüp Türkiye’ye açıldığı göz önüne alındığında, Kardemir emekçisinin bizlerin nazarındaki değeri de, anlamı da büyüktür. Bu nedenle Kardemir işçisiyle hangi şart altında olursa olsun, bir ve bütün olmaya, Kardemir’de çarklar döndükçe, Kardemir emekçisinin haklarını korumaya ve artırmaya, onlarla kurduğumuz gönül bağını daha da güçlendirmeye kararlılıkla devam edeceğiz. Bu vesileyle Kardemir’in ve Karabük‘ün 85 yıllık şanlı yolculuğunun yıldönümünde Kardemir emekçilerini ve Karabük halkını selamlarken, Kardemir’in kurulmasından bugünlere kadar gelmesinde başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere emeği geçen herkesi minnetle anıyor, Kardemir’in geleceği için işbirliği içerisinde çalıştığımız Yönetim Kurulu Başkanı Alparslan Bayraktar’a, Yönetim Kurulu Üyelerine ve bütün yöneticilere başarılar diliyorum.” dedi.
” 3 Nisan’ın Sanayi Günü Olmasını Destekliyoruz”
Genel Başkan Değirmenci, ayrıca 3 Nisan günün ‘Sanayi günü olması yönündeki talepleri desteklediklerini kaydederek, “3 Nisan 1937 tarihi, ülkemizdeki ağır sanayi hamlesi için bir dönüm noktası olarak kabul edilmelidir. Bu nedenle tüm Karabük halkının, milletvekillerinin, devlet erkanı ile sivil toplum kuruluşlarının haklı talepleri doğrultusunda bizler de Özçelik-İş Sendikası olarak, bu 3 Nisan günün ‘Sanayi Günü’ olmasını sonuna kadar destekliyoruz” ifadelerine yer verdi.


“KARDEMİR Var Oldukça Emekçilere Hizmet Etmeye Devam Edeceğiz”
Tarihi kentte tulum sesi yükseldi
Düzce Belediyesi’nin yürüttüğü kazı çalışmalarıyla gün yüzüne çıkan Konuralp Antik Kenti, bu kez tarihin içinden yükselen tulum ezgilerine ev sahipliği yaptı. 8 yaşındaki Ahmet Semih Toraman, tarihi atmosferde tulum çaldı, geleceğe dair en büyük hayalini paylaştı.
Yakın zamanda restorasyon çalışmalarının başlayacağı Konuralp Antik Kenti bir yandan yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekerken, diğer yandan da sanatla ilgilenenlerin uğrak noktası haline geldi. Konuralp İlkokulu öğrencisi 8 yaşındaki Ahmet Semih Toraman da babası ile birlikte tulum provalarını Konuralp Antik Kenti’nde yapıyor. Enstrümana ilgisinin babası sayesinde başladığını söyleyen Toraman; “Tulum çalmayı babamdan öğrendim, sonra kendi kendime geliştirdim. İleride de bu işi yapmayı düşünüyorum” dedi.
Provalar; arabada, tarlada ve Konuralp sokaklarında
Oğlunun müziğe olan ilgisini büyük bir gururla destekleyen baba Nedim Toraman ise tulum serüveninin küçük bir hediye ile başladığını anlattı.
Tulum sanatçısı bir arkadaşının hediye ettiği küçük tulumun ardından Ahmet Semih’in kendini geliştirdiğini ifade eden Toraman, oğlunun her fırsatta prova yaptığını söyledi.
Kendisi de kemençe çaldığını belirten Toraman, “Akşamları arabada çalıyoruz, Konuralp’in sokaklarında ve bazen hafta sonu tarlaya gittiğimizde prova yapıyoruz. Kültürünü yaşatıp geliştirmesi çok kıymetli. Başka enstrüman çalarsa da yardımcı olacağım” diye konuştu.
Konuralp’in tarihi dokusunun kendileri için çok özel olduğunu vurgulayan Toraman, restorasyon çalışmalarının tamamlanmasının ardından antik kentte oğluyla birlikte konser verme hayali kurduklarını belirterek, “Burada yürümek, burada çalmak, burayı hissetmek farklı bir duygu. İnşallah restorasyon bittikten sonra bu atmosfer içerisinde baba oğul bir konser vermek istiyoruz. Çocuğumla birlikte aynı sahneyi paylaşmayı hayal ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Düzce Belediyesi’nin çalışmalarıyla tarihi mirası yeniden ayağa kaldırılan Konuralp Antik Kenti, kültür ve sanatın buluştuğu özel anlara ev sahipliği yapmaya devam ediyor.


