Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
11 Ekim, 2021 12:14 tarihinde yayınlandı
0

Kardemir ulaştırma ve haberleşme şurasında yerini aldı

(İHA) – 1945 yılından beri, belirli aralıklarla düzenlenen “Ulaştırma ve Haberleşme Şurası” bu yıl Atatürk Havalimanında düzenlendi. 12.’si düzenlenen şura ve fuar etkinliğinde KARDEMİR standı büyük ilgi gördü.
Türkiye’nin ilk ve tek demiryolu rayı ve tekerleği üreticisi konumunda olan KARDEMİR’den şura ile ilgili yapılan açıklamada “Lojistik, Mobilite ve Dijitaleşme” teması ile bir araya gelen 12. Ulaştırma ve Haberleşme Şurası’nda ulusal ve uluslararası alanda firma ve misafirlerini standında ağırladı. T.C. Ulaştırma ve Haberleşme Bakanlığı tarafından düzenlenen etkinlik süresince, özellikle raylı ulaşımlar sektöründen birçok kamu ve özel şirket ile temaslar kuruldu” ifadelerine yer verildi.
Açıklamada ayrıca, şurada kurulan standa ziyaretler gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, T.C. Ulaştırma ve Haberleşme Bakanı n Adil Karaismailoğlu ve Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) Genel Müdürü Metin Akbaş şirketin raylı ulaşımlar alanındaki son çalışmaları ve çelik üretimi hakkında detaylı bilgiler aldı. Etkinliğin son gününde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın özel oturumunda da yer alan şirketimiz, ülkemizin ulaştırma ve haberleşme alanındaki yeni yatırımları ve gelişmeleri hakkında bilgi sahibi oldu” denildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin