Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
19 Şubat, 2023 16:00 tarihinde yayınlandı
0

KARDEMİR Kavşağında Bilmece Gibi Tabela

Yapımı son aşamalara gelen Kardemir Kavşak Projesi çalışmaları sürekli eleştirilere neden olurken, Karayolları tarafından yerleştirilen yön tabelaları ise kafaları karıştırdı. Son olarak yerleştirilen “PINAR” yazılı tabela ise bu kadar da olmaz dedirtti.

KARDEMİR Kavşak Projesi çalışmaları enteresan gelişmeleri de beraberinde getiriyor. Bunun son örneği ise “PINAR” yazılı yön tabelası oldu. Kavşak projesinin yapıldığı mevkide  “PINAR” diye  bir cadde bulunmadığı ifade edildi.

Çalışmalara başlanıldığından beri hep gündemde olan Karabük Kardemir Kavşağı çalışmaları şimdi de yön tabelasıyla gündemdeki yerini aldı.

Kardemir Yol Kavşağı çalışmaları hızlı bir şekilde sona doğru ilerlerken ‘PINAR’ yazılı bir yön tabelası takılması akıllarda soru işaretleri bıraktı.

Beşbinevler istikametinden Karabük Merkez’e gelirken terminali geçtikten sonra Yenişehir Mahallesi – Askerlik Şubesi istikametine sağa dönen yol üzerine Karabük’te o isimde bir mahalle  olmamasına rağmen ‘Pınar’ adıyla bir yön tabelası takılması şaşırtıcı bulundu.

Karayollarının yaptığı Kardemir Kavşağı çalışmasında , karayolları ekiplerinin neden  bu  yön tabelasını taktığı merak edilirken, konuyla ilgili bir açıklama bekleniyordu.

GELEN TEPKİLER SONRASI TABELA KALDIRILDI

Gerek sosyal medya, gerekse yerel basında çıkan haberlere gelen tepkiler sonrası “PINAR” yazılı yön tabelasının ilgili  merciler tarafından  kaldırıldığı öğrenildi.  (Nurettin Acar)

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin