Reklam
Reklam
Nurettin Acar Avatarı
Nurettin Acar tarafından
08 Temmuz, 2020 12:52 tarihinde yayınlandı
0

Kardemir Karabükspor’da sahte imza ile yolsuzluk iddiası’

Kardemir Karabükspor Kulübü eski Başkanı Mehmet Aytekin, mevcut başkan Mehmet Yüksel’in, karar defterine yöneticilerin adına sahte imza atılarak oyuncu transferindeki paraların kendi hesabına yatırılmasına dönük karar aldığının ortaya çıkması üzerine bazı yöneticilerin savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu açıkladı. Aytekin, ayrıca Ankara’dan gönderilen 3 milyon TL’lik borç senedi ile kulübün borçlandırıldığını da iddia etti.
Türkiye’nin ilk ağır sanayisi olan KARDEMİR’de çalışan işçiler tarafından 1969 yılında kurulan ve 2014-2015 sezonunda UEFA Avrupa Ligi’nde Türkiye’yi temsil etme şansı yakalayan Karabükspor, mali olarak sıkıntılar yaşaması ile birlikte önce Süper Lig’den TFF 1. Lig’e ardından TFF 2. Lig’e kadar düştü. Gün geçtikçe kan kaybeden ve hiçbir geliri olmayan kırmızı-mavili ekipte, yeni yolsuzluk iddiaları ortaya çıktı.
“İMZALARIN BAŞKAN VEYA AYNI KİŞİLER TARAFINDAN ATILDIĞI AŞİKAR”
Kendi döneminden yaklaşık 4 Milyon TL civarında SSK ve vergi borcu gönderilen Kardemir Karabükspor Kulübü eski başkanı Mehmet Aytekin, İhlas Haber Ajansı muhabirine önemli açıklamalarda bulundu. Aytekin, “Mevcut başkanın kendi yöneticileri, kendilerinden habersiz imzalarının atıldığını iddia ederek, geçen hafta savcılığa suç duyurusunda bulundu ve hatta kriminal imza örnekleri alındı. Valimiz, emniyet müdürümüz ve savcılığımız olayın üzerine gidiyor. Muhtemelen sonuç alınacaktır. Kardemir Karabükspor konusunda zaten yaralıydık daha da yara almaya devam ediyoruz. Gündemden düşmüyoruz. Kötü yönden gündemden düşmüyoruz. Mevcut başkanı arıyorum, telefonlara çıkmıyor. Bizi bazı şeylere mecbur bırakıyor. Benim Karabükspor ile bağımı kesme şansım yok. Bu kulüpte hem başkanlık yaptım hem de bu kulüpten 4 Milyon TL SSK ve vergi borcu ile karşı karşıya kaldım. Bu kulübü izlemeyi, takip etmeyi bırakamam. Çünkü halen beni ilgilendiriyor. Bunun neticesinde kulağıma gelen her bilgiyi değerlendirmek zorundayım. İmzaların başkan veya aynı kişiler tarafından atıldığı aşikar. Bunun neticesinde ne çıkar onu hep beraber göreceğiz” diye konuştu.
“BU KULÜP BABAMIZIN MALI DEĞİL”
Aytekin, tazminatla işine son verilen personelin alacaklarına karşı senet verildiğini ancak bu senetlerin ödemelerinin yapılmadığı için kulüpteki malzemelerin satıldığını belirterek, “Kondisyon aletlerinin, çim biçme silindirlerinin, başkanlık ofisindeki masa, sandalyelerin hatta televizyonun bile satıldığı söyleniyor. Bu kulüp babamızın malı değil” dedi.
Kardemir Karabükspor’un lisans çıkartamadığı için lige katılamayacağını hatırlatan Aytekin, 14 oyuncunun da maaşlarının ödenmediği için cuma günü serbest kalacağını kaydetti.
“ADAMIN SERMAYESİ 50-60 BİN AMA 3 MİLYON TL’LİK SENET GÖNDERİYOR”
“En son 2 gün önce duyduğum kulübe 3 milyon TL’lik bir senet geliyor Ankara’dan” diyen Mehmet Aytekin, “Kulüp borçlandırılıyor. Bu senedi vereni araştırdım. Tütün ve bakkaliye işi ile uğraşan bir esnaf. Yani adamın sermayesi 50-60 bin TL ama kulübe 3 milyon TL’lik senet gönderiyor. Bunları hep açıklaması lazım. Başkan Ankara’dan dün basın açıklaması yapıyor, bana sallıyor. Bana niye sallıyorsun ki, geleceksin Karabük’e sorularımıza cevap vereceksin. Kulüp ve muhasebe şeffaf diyor. Hadi gelsin açsın kulübün hesaplarını hep beraber inceleyelim. Başkan alacaklı mı? Borçlu mu? Ona bakalım. Dün bir televizyonda kendi yöneticisi mevcut olan başkan hakkında hem suç duyurusunda bulunuyor hem de kamuoyunu aydınlatması için Karabük’e davet ediyor. Bu Karabük tarihinde olmuş bir şey değil. Ankara’da hiç bilmediğimiz bir esnafa bu borç nereden geliyor? Başkanın işinin bu olması gerekiyor, Mehmet Aytekin olması gerekmiyor” ifadelerini kullandı.
“BENDE SENİN ALNINDAN ÖPEYİM”
Başkan Yüksel’in kendisi hakkında yolsuzluk yaptığına yönelik ortaya attığı iddialara da cevap veren Aytekin, “Başkan bunları niye belgelemiyor. Transferde yaptıysam yolsuzluk, sen kulübün şu an başkanısın, çıkaracaksın evrakı. Ben evrakla konuşuyorum. ‘Şu transferde şunu yapmıştır. Belgesi de buradadır, parası gelmemiştir’ diyeceksin, vereceksin savcılığa. Ben de senin alnından öpeyim” açıklamalarında bulundu.
Aytekin, Başkan Yüksel’in Karabükspor’u batırdığını vurgulayarak, şunları söyledi:
“Maddi anlamda başarın yok. Kulübe gelen paralar yok. İlginç bir şey daha söyleyeyim. Fatih Tultak’ın kendisi ile görüştüm. ‘Mehmet başkanım, Ankaragücü’ne beni satmadan önce benden 85 bin TL’lik senet aldı’ dedi. ‘Eğer bu senedi bana vermezsen bu transfere onay vermeyeceğim’ demiş. Sen ne yaptın dedim, ‘vermek zorunda kaldım’ dedi. Karabükspor’a mı, kendine mi aldı diye sorunca da kendi şahsına aldı.”
“KONGREDE ADAY OLMAYACAK, ANAHTARI VALİMİZE BIRAKACAK”
Kulübe 4.5 milyon TL civarında para geldiğini dile getiren Aytekin, “230 bin TL de federasyondan para geldi. Deplasman ve konaklama ücreti diye. Cebimden para harcıyorum diyor ya hani. Başkan Mehmet bu parayı nereye harcadı? Bunu karşımıza geçip kamuoyunu aydınlat, bir güven oyu tazele. Ben buna hiç inanmıyorum. Yapacağı tek şey var. Kongrede aday olmayacak, anahtarı Valimize bırakacak. İnsanlar bana söylüyor, ‘başkan ol’ diye. Ben bu kulübü alsam hiçbir şey yapamam. Bu şahıs olayı değil. Bizim altından kalkacağımız bir iş değil bu” şeklinde konuştu.
Bir an önce kongrenin yapılması gerektiği konusuna değinen Mehmet Aytekin, “1 Ağustos’ta Dernekler Masası tarafından tebliğ edilecek sanırım. Ağustos ayında kongre yapılması konusunda. O zamana kadar da geç kalınıyor. Bunu erkene alabilir. Çünkü bunu yapan kulüpler var. Bir an önce karar alınması gerekiyor. Bu kadar ithamdan sonra Mehmet Yüksel’in görevini bırakmasını istiyorum” diyerek sözlerini tamamladı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
prof dr gurdal yilmaz hanta virusu yeni bir salgin degil K5v6eWSQ
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
07 Haziran, 2026 16:37 tarihinde yayınlandı
0 0

Prof. Dr. Gürdal Yılmaz: “Hanta virüsü yeni bir salgın değil”

Dünyada yeniden gündeme gelen hanta virüsü vakaları endişe oluştururken, uzmanlar hastalığın yeni bir salgın olmadığını ve uzun yıllardır görüldüğünü belirtiyor.

Özellikle bir gemide ortaya çıkan toplu vakaların dikkat çekmesiyle yeniden konuşulan hanta virüsünün farklı türlerinin bulunduğunu belirten uzmanlar, Türkiye’deki vakaların gemide görülen türle aynı olmadığını vurguluyor.

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr Gürdal Yılmaz, gemide görülen vakaların kısa sürede ortaya çıkması dikkat çekse de hanta virüsü dünyanın birçok bölgesinde uzun zamandır bilinen bir enfeksiyon hastalığı olduğunu hatırlattı.

Türkiye’de daha çok böbrek tutulumuyla seyreden ve böbrek yetmezliğine neden olabilen formların görüldüğünü kaydeden Yılmaz, bu türlerin tedaviye yanıt verme ihtimalinin daha yüksek olduğunu gemide görülen vakaların ise daha çok akciğerleri etkileyerek solunum sıkıntısına yol açan ve ölüm oranı daha yüksek türler olduğunu belirtti.

Hanta virüsünün de Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) gibi viral bir enfeksiyon olduğunu kaydeden Yılmaz, özellikle İskandinav ülkeleri, Almanya, Kuzey Avrupa ve Amerika’da görülen tiplerin daha fazla öne çıktığını, Türkiye’de görülen formların ise Balkanlar ve Karadeniz bölgesinde rastlanan, daha hafif seyirli tipler olduğunu ifade etti.

“Hanta virüsü salgını aslında daha önceden bu yana görülen bir salgın”

Dünyada bildirilen hanta virüsü salgınının daha önceden bu yana görülen bir salgın olduğunu belirten Yılmaz, “Yani yeni bir salgın değil. Geminin içinde olmasıyla birlikte etkilenen kişiler bir anda ortaya çıktı. Ancak hanta virüsü her yerde görülebiliyor. Bizde de eskiden beri hanta virüsü vardı ve tanı koyuyorduk. Ancak bizde görülen hanta virüsü, o gemide görülen türle aynı değil. Bizde daha çok böbrek tutulumuyla seyreden, böbrek yetmezliğine yol açabilen ancak tedavi edilme ihtimali daha yüksek olan formlar görülüyor. Oradaki vakalar ise daha çok akciğeri tutup solunum sıkıntısıyla ilerleyen ve daha öldürücü tiplerdi. O da bir virüstür. KKKA nasıl bir virüsse, hanta virüs enfeksiyonları da viral bir enfeksiyondur. Dünyayı tehdit eden noktasında, İskandinav ülkelerinde, Almanya’da, Kuzey Avrupa’da ve Amerika’da görülebilen tipleri öne çıkıyor. Bizdeki form ise Balkanlar ve Karadeniz’de görülen, daha hafif seyreden formlardır” dedi.

“Viral enfeksiyonlar her zaman birer tehdit”

Viral enfeksiyonların her zaman bir tehdit olduğunu belirten Yılmaz, ancak büyük bir salgına neden olabilecek bir hastalık olmadığını kaydederek, “Viral enfeksiyonlar her zaman bir tehdittir. Ancak böyle büyük bir salgına neden olabilecek bir hastalık değildir. Ebola virüsü de var. Ebola, Afrika kökenli bir hastalıktır ve daha tehlikelidir. Çünkü yakalandığında yüzde 90’lara varan ölüm oranları vardır. Özellikle oralara seyahat eden kişiler açısından önem arz eder. Dünya artık küçük, herkes her yere gidebiliyor. Oradan kişiler buraya gelebilir” diye konuştu.

Enfeksiyon hastalıklarından korunmanın yolları

Enfeksiyon hastalıkları, virüsler ve bakterilerden korunmanın yolları ile ilgili olarak ise Yılmaz “Kalabalık yerlerde maske kullanımı ve el yıkama çok önemlidir. Toplu bir yere girerken ’bana bir şey bulaşır mı’ sorusunu kendimize sormamız bile önlem almak açısından yeterlidir. Bu virüsler ülkemize her an gelebilir. Örneğin Batı Nil ensefaliti daha önce ülkemizde yoktu, sonradan görülmeye başlandı. Özellikle Batı Anadolu ve Marmara bölgelerinde görülüyor. Batı Nil ensefaliti de bir virüstür ve artık ülkemizde de görülmeye başladı” şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin