Reklam
Reklam
karcel eskipazar osbden 41 donumluk yer satin aldi
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
17 Aralık, 2024 00:37 tarihinde yayınlandı
0

KARÇEL, Eskipazar OSB’den 41 dönümlük yer satın aldı

KARDEMİR’e bağlı Karabük Çelik Yapı İmalat Sanayi ve Ticaret A.Ş. (KARÇEL), küresel pazardaki rekabet gücünü artırmak gayesiyle Eskipazar Organize Sanayi Bölgesinde 41 dönümlük yer satın aldığını açıkladı.

Şirketten yapılan açıklamada, “1966 yılında, yaklaşık 80 bin metrekarelik alanda ülkemizin birinci çelik konstrüksiyon atölyesi olarak kurulan KARÇEL AŞ., yurdumuzun farklı bölgelerinde endüstriyel tesisler, binalar, demiryolu ve karayolu köprüleri, demiryolu vagonları, çimento fabrikaları, liman ve tersane vinçleri üzere büyük projelere imza atmıştır” denildi.

Şirketin, Eskipazar Organize Sanayi Bölgesinde satın alınan 41 bin 249 metrekarelik arazinin 23 bin 479 metrekaresini üretim alanı alanı olarak kullanacağını ve ileri teknolojiye sahip katma bedelli çelik konstrüksiyon ile vinç ve teknolojik ekipman eserleri imalatı gerçekleştireceği belirtildi.

“KARÇEL AŞ., yeni yatırımıyla birlikte hali hazırda ithal edilen teknolojik ekipman eserlerinin yurt içinde imalatını gerçekleştirerek cari açığın azalmasına da büyük katkı sağlayacaktır” denilen açıklamada şu sözlere yer verildi: “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın lokal kalkınma atağı ile başlatmış olduğu istihdama ve üretime katkı sağlayacak vizyon projelerini desteklemekte olan KARÇEL, ileri teknoloji, inovasyon ve Ar-Ge temelli yeni yatırım kararıyla hem bölgenin kalkınmasını hem de sürdürülebilir bir sanayi ekosistemi oluşturmayı hedeflemektedir.”

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin