Reklam
Reklam
karadenizdeki yeni tehlike rhizostoma turu denizanasi cDVZZpR4 jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
31 Ağustos, 2024 16:52 tarihinde yayınlandı
0

Karadeniz’deki yeni tehlike: Rhizostoma türü denizanası

Karadeniz’de son 5 yılda denizanası popülasyonunda büyük artış gözlenirken, bunun iklimsel değişim ve kirlilikten kaynaklandığı bildirildi. Doç. Dr. Zekiye Birinci Özdemir, “Karadeniz’de son 5 yıldır ‘rhizostoma’ türü denizanasında yüksek artış görülmüştür. Denizanaları, avlanan balığın kalitesini azaltıyor ve av araçlarına zarar vererek ekonomik kayıplara yol açıyor” dedi.

Samsun ve Sinop sahillerinde denizanası popülasyonu gözle görülür derecede artış gösterdi. Sinop Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Su Ürünleri Temel Bilimleri Bölümü Deniz Biyolojisi Anabilim Dalı Öğr. Üyesi Doç. Dr. Zekiye Birinci Özdemir, denizanalarının balık popülasyonundan, avcılık faaliyetlerine kadar birçok alanı olumsuz etkilediğini ifade ederek açıklamalarda bulundu.

“Denizanaları balık yumurtalarını tüketmekte, ekosistemdeki bu denge bozulmaya başlamaktadır”

Doç. Dr. Zekiye Birinci Özdemir artan denizanası popülasyonu ile ilgili şunları söyledi:

“Karadeniz’de 5 farklı denizanası türü bulunmaktadır. Bunlardan kol olarak adlandırabileceğimiz, uzantıları bulunan, üst kısmı şemsiye şeklinde olan ‘rhizostoma’ türü, insanlara temas ettiğinde yanma, uyuşma, kızarıklık gibi belirtilere neden olabilir. Kayıtlarda bazen ciddi yanıklara sebep olduğu bildirilmiştir. Diğer türler insan sağlığı açısından tehlikeli olmamakla birlikte dokunduğumuzda elimizle göze temastan mümkün olduğunca kaçınmalıyız. Temas olduğu takdirde bol su ile yüzümüzü yıkamalıyız. İklimsel değişimlerle birlikte kirlilik faktörleri de eklendiğinde dünya denizlerinde ve Karadeniz özelinde denizanası popülasyonunda artış gözükmektedir. Yaklaşık son 5 yıldır ‘rhizostoma’ türünde yüksek artış görüldüğü tespit edilmiştir. Deniz ekosistemleri bir denge içerisindedir. Denizlerdeki besin piramidinin en alt basamağında bulunan fito-zooplankton grupları balıkların ana besini oluşturmaktır. Denizanalarının ana besinini ise zooplankton oluşturmaktadır. Denizanaların aşırı çoğalmasıyla balıkların ana besini denizanaları tarafından tüketilmekte ve rekabet içerisine girmektedirler. Denizanaları balık yumurtalarını besin olarak tüketmekte ekosistemdeki bu denge bozulmaya başlamaktadır. Denizanalarının yoğun olarak arttığı zamanlarda balıkçılar içinde zor bir avcılık operasyonu beraberinde gelmektedir. Ağa giren denizanaları av araçlarının ağ gözlerini tıkayarak av oranını, avlanan balığın kalitesini azaltmakta, av araçlarına zarar vererek ekonomik kayıplara neden olmaktadırlar. Sinop ve Samsun sahilleri balıkçılığın yoğun yapıldığı av sahalarına sahiptir. Giderek artan insan kaynaklı kirlenme denizanalarının artışını desteklemektedir. Bu nedenle denize yapılan deşarjların mutlaka biyolojik arıtma ile yapılması, kirlilik kontrolünün sağlanması açısından önemli bir noktadır” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
uluslararasi altin safran belgesel film festivalinde mesale yandi BwiNhDzL
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
11 Haziran, 2026 12:22 tarihinde yayınlandı
0 0

Uluslararası Altın Safran Belgesel Film Festivali’nde meşale yandı

UNESCO Dünya Miras Kenti ve Cittaslow üyesi Safranbolu’da bu yıl 27’ncisi düzenlenen Uluslararası Altın Safran Belgesel Film Festivali, düzenlenen görkemli açılış programıyla başladı.

Türkiye’nin en köklü ve en uzun soluklu belgesel film festivalleri arasında yer alan organizasyon, dünyanın farklı ülkelerinden gelen yönetmenleri, yapımcıları, jüri üyelerini ve sinemaseverleri Safranbolu’da buluşturdu.

Açılış programı öncesinde Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya, İl Genel Meclis Başkanı Ahmet Okan Kirman ve AK Parti Karabük İl Başkanı Ferhat Salt festival alanını ziyaret ederek Festival Komite Başkanı ve Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse’ye başarı dileklerini iletti.

Festival jürisinin katılımıyla gerçekleştirilen basın toplantısında konuşan jüri üyeleri, Uluslararası Altın Safran Belgesel Film Festivali’nin Türkiye’nin en saygın belgesel film organizasyonlarından biri olduğunu belirterek, finale kalan eserlerin yüksek nitelikte olduğunu ve değerlendirme sürecinde zorlanacaklarını ifade etti.

Yoğun katılımla gerçekleştirilen açılış programında konuşan Belediye Başkanı Elif Köse, Safranbolu’nun geçmişini koruyarak geleceğe taşıyabilmiş ender kentlerden biri olduğunu belirterek, “Safranbolu aslında büyük bir belgeselin canlı kahramanıdır. Sokakları, konakları, hanları ve insan hikâyeleriyle yaşayan bir hafızaya sahiptir. Belgesel sinema da tam olarak bunu yapar; hatırlatır, kayıt altına alır ve gelecek kuşaklara aktarır” dedi.

Belgesel sinemanın insanlığın ortak hafızasını canlı tutan önemli bir sanat dalı olduğunu vurgulayan Köse, kültür ve sanatın farklı coğrafyaları ortak duygularda buluşturan güçlü bir köprü görevi gördüğünü ifade etti.

Safranbolu’da kültür ve sanatı bir etkinlikten öte kalkınma modeli olarak gördüklerini kaydeden Köse, Uluslararası Altın Safran Belgesel Film Festivali’nin de bu anlayışın en önemli yansımalarından biri olduğunu dile getirdi.

Konuşmaların ardından festival meşalesi protokol üyelerinin katılımıyla yakıldı. Meşalenin yanmasıyla birlikte 27. Uluslararası Altın Safran Belgesel Film Festivali resmen başladı.

Dört gün sürecek festival kapsamında belgesel film gösterimleri, söyleşiler, paneller, sergiler ve çeşitli kültürel etkinliklerin gerçekleştirileceği bildirildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin