blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
13 Aralık, 2025 12:15 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 3dk
Yorum: 0

Karadeniz’de tuğlalı yapılar hem göze hem de cebe zarar

Doğu Karadeniz’in estetiğini bozan yapıların sıvasız tuğlalı oluşu, enerji verimliliği ve binaların ömrünü de doğrudan etkiliyor.
Doğu Karadeniz bölgesi yeşili mavisi ile yerli ve yabancı turistlerin gözbebeği. Öyle ki bölge yıl boyunca hem yazın hem de kışın milyonlarca turist ağırlıyor. Ancak bölgeye gelen turistler özellikle şehir merkezlerinden yukarılara çıkınca şehrin mimarisinden uzak sıvasız tuğlalı yapılarla karşılaşıyor. Hatta bu yapılar o kadar fazla ki bölgenin mimarisi sanki sıvasız tuğlalı yapılardan oluşuyor. Bu görüntü ise Doğu Karadeniz’in imajını olduğundan çok daha geriye itiyor. Bu durum turizm açısından bölgeyi doğrudan etkilese de iş sadece burada kalmıyor. Sıvasız tuğlalı yapılar enerji verimliliği açısından da kullananları mağdur ediyor. Aşırı yağışlar nedeniyle yağmurun başkenti olan Rize’de ise uzmanlar sıvasız yapıların yağmur ve nem yüzünden ömrünün de kısaldığına dikkat çekiyor.

" Rizeliler dış cepheye yapılan masrafı fuzuli görüyor"
Rizelilerin dış cepheye yapılan masrafı fuzuli gördüğünü, o nedenle evin içerisine oturulabilir hale geldiğinde kendileri için yeterli olduğunu düşündüğünü ifade eden İslampaşa Mahallesi Muhtarı Ayşe Memişoğlu "Rizeliler bunu hiç ihtiyaç olarak görmemişler. Bizim Rizeliler bunu gereksiz masraf olarak değerlendiriyor. Sonuçta evi yapıp içerisine oturunca dışına pek önem vermiyor. Şuanda öyle değil tabi ki insanlar daha modernleşti, ısı konusunda pahalılık söz konusu. Önceki dönemlerde ağacı köyden kesiyordu, yakıyordu, ısı kaybı diye bir şey düşünmüyordu. ‘Neden masraf edeyim?’ mantığıyla ilerlediğinden köylerdeki bir çok evimiz sıvalı değil. Bence görsel güzelliği bozuyor. Düşünün ki sıvalı yapı ne kadar güzel gözükecekken sıvasız eski, kötü ve harabe gözüküyor" dedi.

"Dış cephelerin sıvasız olması binaların ömrünü kısaltıyor"
Doğu Karadeniz’in iklim şartları gereği rüzgarla birlikte gelen yağmurun binanın betonuna ve içerisindeki diğer donatılarına işleyerek yapıya zarar verdiğini dile getiren Mimar Nida Karaca, "Sıva ve boya Rize çok yağış alan bir bölge olduğu için binayı dış etkenlerden koruyor. Sıva olmadığında rüzgar ile gelen yağmur binanın betonuna ve içerisindeki donatılara işliyor. Ve bu durum yağmurun işlediği donatının paslanmasına, genleşmesine ve betonun yıpranmasına neden oluyor. Bu yüzden de betonun ve donatının dayanımı azalıyor. Bu nedenle de bina yıpranıyor. Aslında biz sadece dış görünüm olarak bakıyoruz ama binanın dayanımı için çok büyük bir risk bu. Özellikle binanın en alt katlarındaki kolonları dışarıda bırakmamız da doğru değil. Binanın dış cephesini de sıvasız bıraktığımızda hem kolonların dayanımı azalıyor hem de dış görünüş bozukluğuna maruz kalıyor. Binaların ömrünü kısaltıyoruz. O nedenle sıva ve boyalarında doğru seçilmesi ve sıvalı, boyalı bir şekilde kullanmamız gerekiyor. Özellikle zemin katlardaki sıvasızlık ve boşluk binalar için çok büyük bir risk. Bu nedenle binalarımızı su itici sıva ve boya ile boyayıp böyle kullanmamız gerekir" ifadelerini kullandı.

"Evlerin kuzeye bakan cepheleri daha çabuk aşınıyor"
Bir başka mimar Ayşe Kürtahmetoğlu ise tuğlanın her ne kadar dayanıklı olma avantajı olsa da sıvasız binalarda bu avantajın kaybedildiğine dikkat çekerek "Karadeniz’deki mimari yapıyı etkileyen en önemli faktörlerden bir tanesi iklimsel faktörler. Çoğunlukla yağış ve nem olan bir bölge. Bu nedenle kullanılan malzemenin de ısı yalıtımı olması gerekiyor. Isı yalıtımının da çoğunlukta yüzde 20-50 bantlarında sıva ve boya ile sağlıyoruz. Bölgemizde şehirden uzak bölgelerde sıvasız, boyasız, tuğlalı yapılar görülmekte. Tuğla her ne kadar dayanıklılık açısından bir avantaj sağlasa da bölgedeki iklim şartları nedeniyle bu avantaj özelliğini kaybediyor. Özellikle kuzeye bakan cephelerde yağıştan kaynaklı giderek aşınma, rutubet, küf ve iç mekanda sıvada dökülmeler görülebiliyor. Rize gibi bölgelerde yalıtım sistemlerinin doğru bir şekilde seçilmesi gerekiyor" şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
31 Ocak, 2026 20:22 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

SNX Türkiye Dünya Kar Motosikleti Şampiyonası’nda ilk gün tamamlandı

Bu yıl Rize’nin Güneysu ilçesine bağlı Handüzü Yaylası’nda düzenlenen SNX Türkiye Dünya Kar Motosikleti Şampiyonası’nda ilk gün sıralama yarışlarıyla tamamlandı.
Uluslararası organizasyonun ilk gününde, Rize’nin Güneysu ilçesine bağlı Handüzü Yaylası’nda gerçekleştirilen yarışlar büyük ilgi gördü. Sporcuların zorlu doğa koşullarında sergilediği performanslar izleyenlerden alkış alırken, Handüzü Yaylası’nda görsel şölen oluşturdu. Etkinlik alanını dolduran vatandaşlar, Dünya Kar Motosikleti Şampiyonası heyecanını yakından takip etme fırsatı buldu. Organizasyonun ilk etabında kadınlar ve erkekler kategorilerinde 650 metre uzunluğundaki pistte antrenman ve sıralama turları yapıldı. Karla kaplı zorlu parkurda gerçekleştirilen mücadelelerde ABD, Finlandiya, İsveç, Norveç, Çekya ve İtalya’nın da aralarında bulunduğu 8 ülkeden, 7 kadın ve 21 erkek sporcu, antrenmanların ardından sıralama turlarında piste çıktı.
Kadınlar kategorisinde iki ayrı sıralama etabı gerçekleştirilirken, erkekler kategorisinde ise iki grup halinde yapılan sıralama turlarının yanı sıra son şans turları da düzenlenerek ilk gün programı tamamlandı.

İhsan Selim Baydaş: "Dünyanın bir çok yerinden gelen sporcularla muhteşem bir başlangıç yaptık"
Rize’nin kış sporları olarak tesisleşmeyle birlikte bu tip organizasyonlar için kalıcı kalıcı bir hal alacağını ve bu vizyon için çalışmaların sürdüğünü dile getiren Rize Valisi İhsan Selim Baydaş, "Arkamızda muhteşem Kaçkar Dağları var, karşımızda Karadeniz var. İki güzelliği aynı anda görüyoruz. Etkinliğimizi aylar süren bir çalışma neticesinde gerçekleştiriyoruz. Dünyanın bir çok yerinden gelen sporcularla muhteşem bir başlangıç yaptık. Her yer cıvıl cıvıl. Hemşehrilerimiz hem yayla keyfi çıkarıyor. Hem hava harika hem ortam harika. Bu organizasyonların devam edeceğini ancak bununla kalmayacağını, yavaş yavaş kış tesisleşmesinin, kış sporlarının kalıcı merkezi haline geleceğini de söylüyoruz. Bunlar bunun ilk adımları olacak" ifadelerini kullandı.

Ahmet Temurci: "Handüzü aslında federasyon tarafından bilinçli bir tercih"
Gençlik ve Spor Bakanlığı Uluslararası Organizasyonlar ve Dış İlişkiler Genel Müdürü Ahmet Temurci ise Handüzü’nün rastgele seçilmediğinin altını çizerek, "Biz bakanlık olarak bu programa sadece bir turizm etkinliği olarak bakmıyoruz. Bakanlığımızın uzun vadede bir spor turizmi vizyonu var. Bu etkinlikte o vizyonun sahadaki en güçlü örneklerinden bir tanesi. Dünya Kar Motosikleti şampiyonası dünyanın en önde gelen organizasyonlarından bir tanesi. Handüzü’nün seçilmesi bir rastlantısal durum değil. Rize aslında bu organizasyona hazırlandı. Handüzü aslında federasyon tarafından bilinçli bir tercih. Burada ki kar kalitesi, zemin yapısı, güvenlik alanları birçok anlamda farklı unsurlar birlikte değerlendirildi. Ve burada organizasyonun yapılmasına karar verilmeden önce birçok defa teknik inceleme ve gezilerde bulunuldu. Bu incelemelerin sonucunda organizasyon için Handüzü yeterli bulunarak, buraya verildi" dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin