Karadeniz’de Eylül ayında son yılların en bereketli hamsi dönemi yaşanıyor. Yıllar sonra birinci defa bu dönem bol ölçüde erken çıkan hamsi tezgâhları şenlendirmeye devam ediyor.
1 Eylül’de balık döneminin başlamasıyla denize açılan tekneler döneme palamut avıyla başlamaları gerekirken şu ana kadar palamutta umduğunu bulamadı. Dönemin birinci günlerinde bol ölçüde istavrit avlayan tekneler, bilhassa son günlerde bol ölçüde hamsi avlıyor.
Karadeniz’de palamut avı ise neredeyse hiç olmadı fakat bu durum, balıkçıların ve vatandaşların yüzünü hamsiyle güldürdü. Ekseriyetle ekim ayı ortalarında tezgâhlarda görülmeye başlanan hamsi, bu yıl beklenenden çok daha erken avlanması yüzleri güldürdü.
Balıkçı esnaflarından Mehmet Örseloğlu, şu ana kadar hamsi avının yeterli gittiğini belirterek “Şu ana kadar hamsi avı hayli güzel gidiyor. Bu sene hamsi erken çıktı; Eylül ayında kimse hamsiyi beklemiyordu. Palamutun olmayışından ötürü hamsi çok erken geldi. Trabzon’un yerli hamsisi çoklukla Ekim ayı ortalarında çıkardı. Dönem başından bu yana istavrit, mezgit ve hamsi üzere çok hoş çeşitler çıkıyor; fiyatlar da hayli uygun. Dönem başından beri fiyatlarda önemli bir değişiklik yaşanmadı. Son günlerde havalar yavaş yavaş soğumaya başladı, önümüzdeki günlerde ise havanın sertleşeceği varsayım ediliyor. Bu nedenle fiyatlar ilerleyen günlerde biraz artabilir. Bu sene palamut çıkmadı, meğer geçen yıl epeyce boldu. Palamut bu yıl olmadı fakat başka balık çeşitleri açısından bolluk yaşanıyor diyebiliriz” dedi.
Balıkçı esnaflarından Emin Avcı, havaların bozmasıyla birlikte hamsinin daha fazla gelmeye başladığını kaydederek “Hamsi bol gelmeye devam ediyor fiyatı ise pek değişmedi. Palamut ise bu dönem hiç görünmedi, bu yıl biraz güç. Hamsinin bu dönem bol ölçüde devam edeceğini düşünüyorum. Havalar bozulunca hamsi daha çok gelmeye başladı. Son günlerde epeyce bol geliyor. Bundan sonra da bol gelmeye devam eder diye umuyoruz. Ayrıyeten hamsi gün geçtikçe irileşmeye başladı” halinde konuştu.


Karadeniz’de hamsi bereketi sürüyor
SODA GETİRİN HAZMEDEMEYENLER VAR !
Türkiye savunma sanayiinde son yıllarda gerçekleştirdiği yerli ve milli atılımlarla bölgesel ve küresel ölçekte gerçek bir caydırıcı güç haline geldi. Bunu tüm dünya görüyor ve kabul ediyor. Sırf muhalif olmak adına bu başarıyı görmezden gelenler var. Sosyal medyada; YILDIRIMHAN Balistik Füzesini, prototipti, maketti, motoru yoktu gibi argümanlarla küçümsediklerini görüyoruz. Bu zihniyet 3 yıl önce Tayfun füzesi için de aynı şeyleri söylüyordu. Tayfun bugün TSK envanterinde ve seri halde üretiliyor.
ROKETSAN tarafından geliştirilen Türkiye’nin en uzun menzilli balistik füzesi Tayfun 18 Ekim 2023 tarihinde Rize Artvin arasında test atışı ile kamuoyuna tanıtılmıştı. Tayfun Blok-4, başarılı test süreçlerinin ardından 2026 yılı içerisinde Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) envanterine girmeye başladı. Seri üretimi devam ediyor. Yaklaşık 10 metre uzunluğunda, 7.2 ton ağırlığında ve 1500+ km menzile sahip. Hız: 5 Mach (hipersonik) ve üzeri hızlara ulaşarak mevcut hava savunma sistemleri için durdurulması çok güç bir tehdit oluşturmaktadır.
Tayfun Türkiye’nin derin darbe ve stratejik caydırıcılık kabiliyetini bölgesel sınırların ötesine taşımaktadır.
Özellikle İHA/SİHA teknolojileri, füze sistemleri ve deniz platformlarındaki gelişmeler, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin operasyonel kabiliyetini artırarak uluslararası alanda dikkat çeken bir askeri güç oluşturmuştur. 2026 Global Firepower raporuna göre Türkiye, dünyanın en güçlü 9. ordusu olarak konumlanmıştır. Türkiye, geliştirdiği balistik füze ve yerli mühimmat sistemleriyle (örneğin 322 balistik füze kapasitesi ile) dünyada bu alanda 7. sıraya yerleşerek kritik bir eşiği aşmıştır. Türkiye, 2024 ve 2026 verilerine göre Orta Doğu’nun en güçlü ordusuna sahip ülke olarak öne çıkmaktadır. KAAN (Milli Muharip Uçak), Bayraktar SİHA’lar, Altay tankı ve CİDA (Otonom deniz aracı) gibi projeler, TSK’nın dışa bağımlılığını azaltarak bağımsız politika izleme kabiliyetini artırmıştır. TSK, personel sayısı ve teknolojik altyapısıyla NATO içerisindeki en büyük ikinci askeri güç konumundadır. Bu gelişmeler, 1970’lerdeki ambargoların yarattığı eksikliklerin giderilmesi amacıyla başlatılan yerli üretim hamlelerinin (TUSAŞ, ASELSAN, Roketsan vb.) bir sonucu olarak, Türkiye’nin hem sahada hem de masada etkili bir aktör olmasını sağlamıştır.
Türkiye’nin bugüne kadar ürettiği en büyük, en uzun menzilli füze olma özelliği taşıyan kıtalararası hipersonik balistik füze YILDIRIMHAN, Mayıs ayının ilk haftası sergilendi. Menzil: 6.000 kilometre. Hız: Mach 9 ile Mach 25 arası (Hipersonik) Kategori: Kıtalararası Balistik Füze (ICBM)
Yıldırımhan’ın en kısa sürede envantere girmesi için gereken ne ise yapılacaktır. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Daha öncekiler gibi O’da TSK silah sistemleri arasında yerini alacaktır.
Türkiye özellikle 2026 yılı itibarıyla savaş uçakları ve diğer hava platformları için yerli ve milli uçak motorları geliştirme konusunda çok kritik aşamaları geçmiş ve üretime başlamıştır.Mayıs 2026’daki güncel gelişmelere göre durum şöyledir:GÜÇHAN Turbofan Jet Motoru: Milli Savunma Bakanlığı (MSB) AR-GE merkezi tarafından geliştirilen ve 5. nesil savaş uçağı KAAN için tasarlanan yerli jet motorudur. 42.000 lbf itki gücüne sahip bu motorun 6 adet prototip üretimi gerçekleşmiştir ve test süreçlerinin Kasım 2026’dan itibaren başlaması planlanmaktadır.TF35000 Motoru: Savunma Sanayii Başkanlığı’nın (SSB) yerli motor yol haritası kapsamında geliştirilen ve KAAN’ın ileri versiyonlarında (Blok-30) kullanılması hedeflenen yerli motordur.TF-6000: Türkiye’nin daha önce geliştirip test ettiği, daha düşük itki gücüne sahip başka bir milli turbo jet motorudur.TEI-TS1400: GÖKBEY helikopteri için geliştirilen ve ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştiren yerli turboşaft motorudur.Özetle: Türkiye, KAAN gibi projelerde başlangıçta ABD yapımı F110 motorlarını kullansa da, GÜÇHAN ve TF35000 gibi projelerle savaş uçağı motorunu tamamen yerli imkanlarla üretme aşamasına gelmiştir.
Binlerce mühendis, teknisyen, işçi geceli gündüzlü canla başla savunma sanayi için çalışıyor. Bu zorlu bir prosestir. Prototiple, maketle başlarsın. Adım adım sabırla sonuca gidersin. Negatif söylemlerle gençlerimizin motivasyonunu bozmaya kimsenin hakkı yoktur. Bunu yapanlar kansızdır, vatansızdır.
Savunma sanayii siyaset üstüdür. Hiç kimsenin tekelinde değildir!
Savunma sanayii’nde alın teri döken tüm kardeşlerimi saygıyla selamlıyorum. Minnetle, şükranla hepsini ayrı ayrı alınlarından öpüyorum. Başarıları daim olsun.
İlyas Erbay


