Reklam
Reklam
67237cd45c1a8
Ramazan Öztürk Avatarı
Ramazan Öztürk tarafından
31 Ekim, 2024 15:49 tarihinde yayınlandı
0

Karabük’ün Sağlık Ordusu Güçleniyor

Sağlık Bakanlığı tarafından 119’uncu Devlet Hizmet Yükümlülüğü (DHY) kapsamında ve 2024 yılı 2. Dönem İlk Defa ve Yeniden Atama Kurası ile Karabük’e yeni hekimler atanarak Karabük’ün sağlık kadrosu güçlendirildi.

AK Parti Karabük İl Başkanı Ferhat Salt, AK Parti Karabük Milletvekilleri Cem Şahin ve Ali Keskinkılıç, 19’uncu Devlet Hizmeti Yükümlülüğü ve 2024 Yılı 2. Dönem İlk Defa ve Yeniden Atama Kurası kapsamında Karabük’e 9 uzman hekim, 2 pratisyen hekim, 2 uzman diş tabibi, 5 diş tabibi ve 1 eczacı olmak üzere toplam 19 sağlık personelinin atandığını açıkladı.

AK Parti İl Başkanı Salt, Karabük’e yapılan bu yeni atamalarla birlikte sağlık hizmetlerinde önemli bir adım daha atıldığını belirtti. Salt, “Başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, Sağlık Bakanımız Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’na ve emeği geçen tüm yetkililere şükranlarımızı sunuyoruz. Karabük’ümüz için hayırlı olsun, AK Parti olarak Karabük’ün her alanda gelişmesi için çalışmalarımızı sürdüreceğiz.” dedi.

AK Parti Milletvekili Şahin ise konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Sağlık altyapımızı her geçen gün daha da güçlendiriyoruz. Atanan hekimlerimizle birlikte Karabük’te sağlık hizmetlerimizi daha üst seviyeye taşıyacağız. Görevlerine başlayan tüm hekimlerimize üstün başarılar diliyor, hemşehrilerimize hayırlı olmasını temenni ediyorum,” ifadelerini kullandı.

AK Parti Milletvekili Keskinkılıç ise, Karabük’ün sağlık alanındaki ihtiyaçlarına hızlı çözümler üretmeye devam edeceklerini vurgulayarak, “Sağlık Bakanlığımızın bu atamaları, Karabük halkının sağlık hizmetlerine erişimini daha da kolaylaştıracaktır” ifadelerine yer verdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin