Karabük Postası tarafından
17 Ağustos, 2023 12:15 tarihinde yayınlandı
A+ A-
Okuma Süresi: 2dk
Yorum Sayısı: 0

“Karabük’ümüz için çarpan tüm yüreklere sevgi, saygı ve muhabbetlerimi sunuyorum.”

Karabük'te 5 yıllık görev süresinin dolmasının ardından Valiler Kararnamesi ile Vali- Mülkiye Başmüfettişliğine atanan  Fuat Gürel veda mesajı yayımladı. Gürel Karabük ve yöre halkına teşekkür ederek şu ifadelere yer verdi: Çeliğin sıcaklığını yüreklerine nakşeden, emeğin nuru yüzüne aksetmiş, hizmet etmekle şeref duyduğum Saygıdeğer Karabüklü Hemşehrilerim, Değerli Mesai Arkadaşlarım; Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleriyle 05.11.2018 tarihinde başladığım Karabük Valiliği görevimden 10.08.2023 tarihli  Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile ayrılıyorum. Büyük ve güçlü Türkiyemizin ağır sanayi beşiği olan 20.yüzyılın tarih ve sanayi kenti olarak anılan ve birçok şehrimizin kalkınmasına mührünü vurmuş Karabük’ümüz; çok şükür bugün adını eğitimde, sporda, turizmde, ticaret ve ekonomi alanlarında da markalaştırmış genç bir Cumhuriyet kentidir ve artık her yeni günün sabahında kendini de aşan bir dünya markasıdır. Bu şehirde yaşadığım, bu şehre hizmet ettiğim, bu şehrin insanlarının dostluğuna mazhar olduğum için kendimi şanslı hissediyorum. Kederde, mutlulukta bir ve birlik olmanın, üretirken gelecek hedeflerle heyecan yaşamanın güzelliğini tüm mesai arkadaşlarım ve siz değerli hemşerilerim ile beraber yaşamaya ve yaşatmaya memur olduk. ‘’ İnsanı yaşat ki devlet yaşasın. ‘’ düsturuyla hiç ama hiç yorulmadık. Karabük bizim için hep çok değerli ve müstesna bir yere sahip olacaktır. Devlet ve Millet kucaklaşmasıyla çok hızlı ve büyük adımlar attık. Hemen hemen her konuda bölgemizin ve ülkemizin gözbebeği bu şehirden bu duygularla ayrılıyorum. Genç ve dinamik üniversitemiz, sağlam altyapı ve imkanlarla donattığımız okullarımız, dünya çapında hizmetlerle göz dolduran spor altyapımız, hızla gelişen turizm potansiyelimiz, yüzlerce fabrikaya ev sahipliği yapan köklü sanayimiz, ulaşım ve altyapı imkanlarımız, hizmet ehli muhtarlarımız, iş insanlarımız, sivil toplum kuruluşlarımız, hayırseverlerimiz, gencimiz, yaşlımız, Vali Amca diye karşılayan çocuklarımız, en zor zamanlarda yanımızda yakınımızda olan annelerimiz, bacılarımız, işçilerimiz, memurlarımızla gönlünü, yüreğini bizlere açan tüm hemşerilerimin hayır duaları bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da benim ve benim ile beraber bütün bu hizmetin ve duyguların paydaşı başta eşim Özlem Gürel hanımefendi olmak üzere tüm ailemin en büyük kazancı ve daha büyük işlerde en sadık yol arkadaşımız olacaktır. “Çalışmak, azimle çalışmak en birincil düsturumuz olmuştur. Büyük işler küçük adımlarla başlar. Sebat ve istişare başarıdaki en önemli iki sırdır.” Üstad Mehmet Akif’in deyimiyle; Karşında ziyâ yoksa, sağından, ya solundan Tek bir ışık olsun buluver... Kalma yolundan. Âlemde ziyâ kalmasa, halk etmelisin, halk! Düsturuyla siz hemşehrilerimle çıktığımız her hizmet yolculuğunda geleceğimizin teminatı çocuklarımız başta olmak üzere bu şehir için yorulmadan usanmadan hedeflerimize bir bir ulaşmanın onur ve gururunu hep yaşayacağım. Bu hayatta bizlere tevdi edilen tüm işler kutsalımız, başımızın tacı, Devletimizin emanetidir. Aslolan hoş bir sada bırakabilmektir. Bu bayrak değişimini bir ayrılık olarak değil, Devletimizin bizlere tevdi edeceği her görevde ve nerede olursa olsun Karabük’ümüze çarpan bir kalp atışının yol hikayesi olarak görüyorum. Bu duygu ve düşüncelerle görev sürem boyunca desteklerini bizlerden esirgemeyen başta Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan Bey’e, İçişleri Bakanlarımıza, Milletvekillerimize, Siyasi Parti ve Sivil Toplum Örgütlerimize, Kaymakamlarımıza, Belediye Başkanlarımıza, mahalle ve köy muhtarlarımıza, Sanayicilerimize, Esnaflarımıza, hayırseverlerimize, daire müdürlerimize, mesai arkadaşlarıma ve tüm Karabük halkına teşekkür ediyorum. Başta Aziz Şehitlerimizin kutsal emanetleri olmak üzere, kahraman gazilerimize ve dünyanın neresinde olursa olsun Karabük’ümüz için çarpan tüm yüreklere sevgi, saygı ve muhabbetlerimi sunuyorum." (Haber Merkezi)
blank
Haber Merkezi tarafından
02 Nisan, 2025 10:47 tarihinde yayınlandı
A+ A-
Okuma Süresi: 3dk
Yorum Sayısı: 0

CUMHURİYET KENTİKARABÜK’E DAİR 3 NİSAN 1937

M.K.ATATÜRK, 30 yılını asker olmaya, 12 yılını cepheden cepheye vatan savunmasına, ömrünün geri kalan son 15 yılını da modern Türkiye’nin kuruluşuna ve ekonomik kurtuluşuna adamış bu milletin başına gelmiş en büyük şanstır.

Milli mücadelenin kahramanları paşalar, hepsi de iyi eğitim almış Osmanlının gözde paşalarıydı. O döneminin acı tecrübelerini sanayiden hatta dünyadan kopuş sürecinin bizi hangi felaketlere sürüklediğini bizzat yaşayarak görmüşlerdi.

Türkiye Cumhuriyeti Devletini kuran işte bu irade;
1934-1938 yıllarını kapsayan Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı ile zaferle biten milli mücadeleyi, ekonomik kalkınma hamlesi ile taçlandırmanın, bağımsız Türkiye’nin temimatı olduğunu biliyorlardı.
Yol haritalarını buna göre çizdiler.

Sanayinin canlanması için ilk olmazsa olmaz alt yapı ulaşımdı.

Osmanlı döneminde ağaç dalları gibi çıkarlara göre oluşturulmuş, çıkarın bittiği yerde ağaç dalı gibi sonlanan demiryolları tesislerini Türkiye’nin hammaddesini fabrikalara, fabrika çıktılarını Anadolu içlerine taşıyacak ekonomik kalkınma hamlesine hizmet edecek anlayışla “demiryollarını ülkeyi saran ağ biçimimde” planladılar.

Onun için onuncu yıl marşında “Demir ağlarla ördük, ana yurdu dört baştan “ dediler.

Bu Demir ağlardan biri Irmak- Filyos arasında “Kömüre giden Demiryolu” olarak anılan hat idi.
Hattın diğer yönü ise Demir madenine giden Divriği hattı oldu.

blank

Rayların inşası bir ucu Filyos’dan diğer ucu Irmak’tan başladı ve demiryolu rayları buluştuğu yer Eskipazar tren istasyonu oldu. (Fikret GÖKÇE abi Eskipazar’a rayların öpüştüğü yer” der)

Bu alt yapının üzerine Karabük doğdu.

Karabük’e sadece bir fabrika değil bir kent, sadece bir kent değil bir yaşam kültürü kurdular. Bunu yaparken ben karar verdim oldu değil tam 8 yıl fizibilitesini çeşitli yönleriyle Rusya, Almanya, İngiltere ve hatta Amerika’dan bile uzmanların raporlarını değerlendirerek yaptılar. İngiliz’i Alman ile yarıştırdılar. Onların parası onların Pazarı ile
kömüre giden tren yolu üzerinde güvenlikli bölge Safranbolu- Karabük lokasyonunda 16 milyon TL bedelle “her fabrika bir kale” anlayışı ile bacaları tüttürdüler.

Kadın Berekettir diye tütün bacalar, usta başının kızının adı gibi Fatma oldu, Müdürün kızının adı gibi Zeynep oldu, Ülkü oldu.

Demir ve Çelik Fabrikası yokluğun mazeret sayılmadığı tıpkı kurtuluş savaşının Kuvayı milliye ruhunun sanayileşme alanındaki tezahürü olduğunu, onun enerjisi ile oluşan kültürel değişimin izleri olan Yenişehir sineması, havuzlu bahçesi, mühendisler kulübü hatta onun adını taşıyan Lisesinin manevi miras olduğunu inkar edebilir miyiz?

Bunların mekansal boyutu ile bir bütün olduğunu, Karabük’ü sanayi kent müze haline getiren , hatta 3 Nisanı Sanayi Gününe evirecek bu felsefeyi anlayarak Türk Milletine yaymak gibi devasa potansiyeli görememek mümkün mü?

Restore edin, yaşasın bu değerler. Karabük yaşayan sanayi müzesi, bunu tüm erken cumhuriyet değerleri ve geçmişten geleceğe taşınacak yapıları ile korunacak birşey olduğunu anlayalım. Safranbolu'ya gelenlerin ikinci bir gelme nedeni de bu olur, olsun. KARDEMİR bir dönem sosyal sorumluluk projelerine buraya ayırsın mesela.

Avcumuzıun içine o vatansever neslin yerleştirildiği bu nadide çiçeği daha ne kadar susuz ve ruhsuz bırakacağız,

Bu nadide çiçeğe 5 Nisan 1994 kararları ile yaşatılanlar canımızı hala acıtmıyor mu?

Karabük ruhunu koruyun, o ruhun arkasında modern dünyaya açılan cumhuriyet var….dokunmayın!!!

3 Nisan Kuruluş günü etkinlikleri gittikçe zayıflıyor, farkındayız. Yapmayın.

Cumhuriyetin armağanı o yüz akımız fabrika nın maddi sahibi sizlersiniz ama orası bizim manevi mirasımız. Karabük'e dair sosyal sorumluluğunuz olduğunu hiç unutmayın.
Çünkü sizin sahibi olduğunuz yer sıradan bir fabrika değil kuvay-i milliye ruhunun üzerinde kol gezdiği milli destandır.

KARABÜK'ÜN 88. KURULUŞ YILI KUTLU OLSUN.
Büyük Önder M. K. ATATÜRK, İsmet İNÖNÜ ve Fevzi ÇAKMAK başta olmak üzere tüm emeği geçenleri saygı ve minnetle anıyorum. Mekanları cennet olsun.

Mehmet Emin ASLAN
Eskipazar Ekonomik Kalkınma Derneği Başkanı ve Gerede Çayı Temiz Aksın Platformu Koordinatörü

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.