Karabük'ten Zonguldak'a Trenle Şiir Programı - Karabük Haber Postası
66f27629bfe7b jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
24 Eylül, 2024 11:20 tarihinde yayınlandı
0
0

Karabük’ten Zonguldak’a Trenle Şiir Programı

Karabük’te faaliyet gösteren Mor Safran Kültür Sanat Derneği tarafından organize edilen ‘Karabük’ten Zonguldak’a Trenle Şiir İstasyonları’ programı büyük ilgi görürken katılımcılar unutulmaz hatıralar yaşadı.

Karabük’ün Safranbolu ilçesinde bu yıl kurulan ve gerçekleştirdiği pek çok programla Safranbolu’da bir farkındalık oluşturan Mor Safran Kültür Sanat Derneği, Karabük başta olmak üzere Bartın ve Zonguldak’ın çeşitli ilçelerinden de yazar, şair ve şiir severin katıldığı ‘Karabük’ten Zonguldak’a Trenle Şiir İstasyonları’ programını gerçekleştirdi.
Karabük’ten Zonguldak’a sabah treniyle yolculuk yapan katılımcılar, belirli istasyonlardan da programa katılan yazar, şair ve şiir severle birlikte eğlenceli bir gün geçirdi. Tren yolculuğunu şiirler, türküler ve doğa manzaraları eşliğinde geçiren katılımcıları Zonguldak’ta otobüs karşıladı. Mor Safran Kültür Sanat Derneği yöneticileri ve katılımcılar, Zonguldak Kömür Jeoparkı Müdür Yardımcısı Arda Yılmaz ile birlikte Maden Müzesi’ni gezerek hem Zonguldak’ın hem de kömür madenlerinin tarihi hakkında bilgi edindi.

Katılımcılar, Zonguldak Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Kürşat Coşkun ile Zonguldak Belediye Kültür Merkezi’nde bir araya gelirken Emekliler Konağı’nda Zonguldaklı şair, yazarlarla buluştu. Sohbet, şiir ve türküler eşliğinde geçen programda katılımcılar, dernek yöneticilerine beğenilerini ve teşekkürlerini sundu.
Katılımcılar tekrar Zonguldak’tan Karabük’e şiirler ve türküler eşliğinde trenle dönerken Mor Safran Kültür Sanat Derneği Başkanı Yazar Şair Döndü Açıkgöz programla ilgili açıklamalarda bulunarak, “Mor Safran Kültür Sanat Derneğimizin düzenlemiş olduğu Şiir İstasyonları programında Karabük’ten 7:05 treniyle hareket ederek Zonguldak Garına indik. Devrek’ten, Çaycuma’dan, Bartın’dan katılan konuklarımız oldu. Zonguldak’ta bir kahvaltı yaparak Maden Müzesi’ni gezdik. Zonguldak Kömür Jeoparkı Müdür Yardımcısı Arda Yılmaz, Maden Müzesi’nde bizlere bilgilendirmede bulundu. Akabinde Zonguldak Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Kürşat Coşkun bizleri karşıladı. Emekliler Konağı’nda bizleri misafir ettiler. Kendilerine çok teşekkür ediyorum. Bizimle birlikte gelen konuklarımıza, arkadaşlarımıza ayrı ayrı teşekkür ediyorum” dedi.

66f27632b687b jpg

66f276349ce37 jpg

Bizi sosyal medyadan takip edin
8fa904a0 0c3b 4268 af5e a3a5ea46ac51
İsmail AKCA Avatarı
İsmail AKCA
10 Nisan, 2026 09:53 tarihinde yayınlandı
0
0

Zemin mi çöküyor, yoksa akıl mı..?

Karabük’te yaşananlar artık bir “zemin sorunu” değil.

Bu, açık ve net bir yönetim zaafıdır.

Yeşil Mahalle Taşkent Caddesi’nde başlayan süreç aslında hepimizin bildiği o klasik hikâyenin yeni bir versiyonu: Önce bir inşaat başlar, sonra çatlaklar oluşur, ardından “inceleme başlatıldı” açıklamaları gelir…

Ve en sonunda iş ciddiye bindiğinde tahliyeler başlar.

Nitekim öyle de oldu.

Karabük Valisi Oktay Çağatay’ın ikamet ettiği Valilik Konutu boşaltılıyor. Bu, sıradan bir gelişme değildir.

Bu, “tehlike artık görmezden gelinemiyor” demektir.

Şimdi soralım:
Devletin en üst yerel yöneticisinin kaldığı bina bile risk altındaysa, bu şehirde kim güvende?

Asıl mesele şu: Bu noktaya nasıl gelindi?
Heyelan riski taşıdığı bilinen bir bölgede nasıl olur da yeni bir konut projesine onay verilir?
Zemin etütleri gerçekten yapıldı mı, yoksa prosedür tamamlamak için mi hazırlandı?
Ve en kritik soru: Bu izinleri verenler bugün neredeler?

Üstelik tehlike tek bir binayla sınırlı değil.

Aynı bölgede Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü bulunuyor.

Hemen üst kesimlerde KYK Yurtları var.

Yani risk, sadece bir yapıyı değil; birden fazla kamu kurumunu ve koskoca bir mahalleyi ilgilendiriyor.

Ama biz ne yapıyoruz?
Önce izin veriyoruz.
Sonra çatlakları izliyoruz.
Ardından “önlem alıyoruz.”

Bu bir yönetim refleksi değil, bu gecikmiş paniktir.

Her şey olup bittikten sonra devreye giren denetim mekanizmasının kimseye faydası yok.

Denetim, felaket kapıya dayandığında değil; ilk kazma vurulmadan önce yapılır.

Bugün Valilik Konutu boşaltılıyor. Yarın ne olacak?
Bir okul mu? Bir yurt mu? Bir apartman mı?

Bu soruların cevabını kimse bilmek istemez.

Ama bu soruların sorulması bile aslında gerçeği ortaya koyuyor:
Ortada ciddi bir ihmal ihtimali var.

Bu şehir kaderine terk edilemez.
Bu sorular cevapsız bırakılamaz.
Ve en önemlisi, bu iş “oldu bitti”ye getirilemez.

Çünkü mesele sadece çatlayan toprak ya da asfalt değil…