Karabük Postası tarafından
23 Şubat, 2016 15:52 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Karabük’ten Savaşın Çocuklarına Destek Kampanyası

AK Parti Karabük Milletvekili Prof. Dr. Burhanettin Uysal, . 7’sinden 77’sine kadar dünyanın neresinde başı dara düşmüş biri varsa, yardım etme gayreti içerisinde olduklarını belirterek, Karabüklüleri ‘savaşın çocuklarına destek yardım kampanyasına destek olmaya davet etti. 1 Şubat - 29 Şubat tarihinde arasında gerçekleştirilen Bayırbucak Türkmenlerine yardım kampanyasına ilişkin basın açıklaması yapan Uysal, kampanyanın KARES AVM Yönetimi ve Türk Kızılayı işbirliğinde gerçekleştirildiğini hatırlatarak, Türkiye'nin dünyanın her tarafındaki yardıma muhtaç insana elini uzattığına dikkat çekti. AK Parti Sivil Toplum ve Halkla İlişkiler Başkan Yardımcısı Karabük Milletvekili Prof. Dr. Burhanettin Uysal, kampanyanın 29 Şubat tarihinde sona ereceğini belirterek, “AK Parti Genel Başkanımız ve Başbakanımız Ahmet Davutoğlu'nun başlatmış olduğu Bayırbucak Türkmenleri için yardım kampanyasına Karabük’ten KARES AVM ve Türk Kızılayı olarak destek veriyoruz. Türkiye, Türkmenleri yalnız bırakmadı ve bırakmayacak. Gönül coğrafyamızda kanayan yaralara merhem olmak, aç ve açıktaki insanlara kol kanat germek adına her gün Türkiye'nin değişik yerlerinden yardım tırları bölgeye gidiyor. Oradaki çocukların mamasız, üstsüz başsız kalmaması için Türkiye halkı büyük duyarlılık gösteriyor, Karabük’te SAVAŞIN ÇOCUKLARINA DESTEK yardım kampanyası ile duyarlılığını gösterdi. Bu kampanyada 7 yaşındaki çocuğumuz oyuncak almak için biriktirdiği 19 TL’yi hiç düşünmeden yardıma muhtaç olan çocuklara gönderiyor. Ben O çocuğumuzun ellerinden gözlerinden öpüyorum. İşte bizler böyle bir milletiz. 7’sinden 77’sine kadar dünyanın neresinde başı dara düşmüş biri varsa, yardım etme gayreti içerisindeyiz. Tamamıyla çocuklara yönelik olan bu yardım kampanyasında yeni kıyafet ve ayakkabı kabul edilirken, maddi yardımlarla da çocuk bezi, çocuk maması ve süt alınacak. 29 Şubat tarihinde yardım kampanyamız sona erecek ve toplanan yardımları en kısa sürede kardeşlerimize ulaştıracağız. Son birkaç gün kaldı ve tüm hemşerilerimizi KARES AVM’de devam eden SAVAŞIN ÇOCUKLARINA DESTEK yardım kampanyasına destek olmaya davet ediyorum. Başta kampanyayı başlatan önderlik eden KARES AVM Yönetimi ve Türk Kızılayı olmak üzere kampanyamıza destek olan katkıda bulunan tüm hemşerilerime teşekkür ediyoruz” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
03 Şubat, 2026 16:52 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Dünya Sulak Alanlar Günü’ne OMÜ’den bilimsel katkı: Kızılırmak Deltası kitapla anlatıldı

Türkiye’nin en önemli sulak alanlarından biri olan Kızılırmak Deltası, Dünya Sulak Alanlar Günü’nde yayımlanan kapsamlı bir bilimsel eserle mercek altına alındı. Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) öğretim üyeleri Prof. Dr. Cevdet Yılmaz ve Prof. Dr. Ali Kemal Ayan’ın editörlüğünü yaptığı "Kızılırmak Deltası-Doğa ve İnsan" adlı kitap, 25 bilim insanının katkısıyla 15 bölümden oluşuyor.
Sulak alanlar ve yayınladıkları kitap hakkında bilgi veren OMÜ Eğitim Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Cevdet Yılmaz, "Her yıl 2 Şubat’ta kutlanan Dünya Sulak Alanlar Günü, dünyadaki göller, sulak alanlar ve sucul ortamlara dikkat çekmek adına biz bilim insanları için önemli bir fırsattır. Sulak Alan kavramı; nehirler, göller, bataklıklar, sazlıklar, geçici su birikintileri, turbalıklar ve bataklıklar gibi habitatları kapsar. Sulak alanlar yeryüzündeki en hassas ekosistemlerin başında gelir. Biyolojik çeşitliliğin sürdürülmesinde, suyun doğal filtrelemesinde, yeraltı suyu rezervlerinin dengelenmesinde ve özellikle kuşlar başta olmak üzere canlılar için yaşam alanı olarak hayati rol oynarlar. Bu kadar önemli ve hassas ekosistemler olmalarına karşılık sulak alanların da karşı karşıya olduğu birçok problem vardır. Bunların başında tarım arazisine dönüştürmek için kurutma, hızlı kentleşmeye bağlı olarak iskâna açma, altyapı projeleri sonucu atıklarla kirletilmeleri gelir. Günümüzde en önemli tehdit ise iklim değişimi sonucu gerçekleşmekte olan kuraklık tehdididir. Sulak alanların uluslararası düzeyde tanınması ve korunması yolunda atılan en önemli adım, 1971’de İran’ın Ramsar kentinde imzalanan Ramsar Sözleşmesi’dir. Türkiye, 1994’te bu sözleşmeye taraf olmuş ve hâlihazırda 14’ü Ramsar Alanı statüsünde olmak üzere ülkemizde yaklaşık 136 sulak alanı koruma altına almıştır" dedi.

"Türkiye’deki en önemli Ramsar alan Kızılırmak Deltası"
Türkiye’de yer alan en önemli Ramsar alanın Kızılırmak Deltası olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Cevdet Yılmaz, "Kızılırmak Deltası aynı zamanda UNESCO Dünya Doğal Miras Alanları listesine girmek için aday bir sahadır. Bizler 25 bilim insanı olarak 15 Bölümde Kızılırmak Deltası’nı en kapsamlı şekilde araştırarak bu eseri meydana getirdik. Kitap Ondokuz Mayıs Üniversitemiz tarafından yayınlanmış güzel bir tevafuk olarak da bugün yani 2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü’nde üniversitemiz kütüphane görevlileri aracılığıyla matbaadan elimize ulaşmış bulunmaktadır. Emeği geçen herkese teşekkür ediyor, kitabın Samsun’a ve bilim camiasına hayırlı olmasını diliyoruz. Bu kitap UNESCO Dünya Miras Listesi’ne aday olan Kızılrmak Deltası ile ilgili olarak bugüne kadar yayınlanan en kapsamlı çalışmalardan biri olup, Kızılırmak Deltası’nın UNESCO adaylık sürecine güçlü bir katkı sunacağına inanıyoruz" diye konuştu.

"Araştırmacılara, karar vericilere ve doğa dostlarına yol gösterici olmasını temenni ediyoruz"
Kitabın diğer editörü ve aynı zamanda bölüm yazarlarından biri olan OMÜ Ziraat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ali Kemal Ayan da kitapla ilgili olarak, "2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü vesilesiyle Ondokuz Mayıs Üniversitemizin 177. yayını olarak yayımlanan bu eser, bilim camiasına nitelikli bir kaynak sunmanın yanı sıra, sulak alanların korunmasına yönelik farkındalığın artmasına da katkı sağlamayı amaçlamaktadır. Doğa ile insan arasındaki hassas dengeyi merkeze alan bu çalışma, gelecek kuşaklara aktarılması gereken ortak bir mirasın bilimsel belgesi niteliğindedir. Bu eserin, Kızılırmak Deltası başta olmak üzere tüm sulak alanların korunması ve sürdürülebilir yönetimi konusunda araştırmacılara, karar vericilere ve doğa dostlarına yol gösterici olmasını temenni ediyor; hazırlanmasında emeği geçen tüm bölüm yazarı hocalarımıza ve katkı sağlayıcılara teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin