Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
15 Şubat, 2023 14:41 tarihinde yayınlandı
0

Karabük’ten Büyük Dayanışma Örneği

Kahramanmaraş Merkezli 7,7 ve 7,6 şiddetindeki depremin yıktığı 10 İlde yaraların sarılması  için Karabük halkı eşsiz bir dayanışma sergiliyor. Harçlıklarını gönderen öğrenciler, atkı-bere ören kadınlar, soba üreten okullar, depremzedelere umut ışığı oluyor.

Kahramanmaraş merkezli meydana gelen ve 10 İlde büyük yıkıma yol açan deprem felaketini yaşayan vatandaşların  acısını hafifletmek ve yaralarını sarmak için tüm Türkiye’de olduğu gibi Karabük’te de yardım seferberliği devam ediyor.  Karabük’ 7’den 70’e herkes elinden ne gelirse yapmaya çalışırken, minikler harçlıkları ile, büyükler atkı ve bere örerek, uyku tulumu dikerek, meslek liselerinde öğretmenler soba yaparak, vatandaşlar ise topladıkları gıdadan giyime, yakacak yardımından diğer malzemelere kadar yardımda bulunarak depremzede vatandaşların bir nebzede olsa yaralarını sarmaya çalışıyor.

HEM  MADDİ HEM DE AYNİ YARDIM MİKTARI ARTARAK DEVAM EDİYOR

Deprem felaketinin yaşandığı 6 Şubat tarihinden itibaren başlatılan ayni ve maddi yardım miktarları da her geçen gün artıyor. Şimdiye Kadar Karabüklülerin yaptığı maddi yardım miktarı 9 Milyon TL’yi geçerken, ayni yardımlar ise her geçen gün artarak devam ediyor.

Kahramanmaraş merkezli meydana gelen ve 10 İlde büyük yıkıma neden olan deprem felaketinin ardından Karabük’ten şimdiye kadar deprem bölgesine; 466 palet temel gıda maddesi, 522 palet su, 2300 ster odun, 82 ton un, 1240 adet çadır, 4.815 adet battaniye ve yorgan, 361 palet hijyen ve bebek ürünleri, 147 palet teknik malzeme, 95 palet ayakkabı, 3 konteynır seyyar WC, 2 adet mobil mutfak,  26 palet tıbbi malzeme, 1.479 adet ısıtıcı, 882 adet yatak, 115.850 adet ekmek, 326 palet kıyafet, 112 adet halı, 95 adet tüp, 30 ton saman ve yem gönderildi. Ayrıca, toplam 246 araç afet bölgesine nakledildi.

Deprem bölgesindeki vatandaşlara yardım için adeta seferber olan Karabük halkı, yardımlarına aralıksız devam ederken, Kamu Kurum ve Kuruluşları ile Sivil Toplum Örgütleri de deprem bölgesine giderek depremzedelerin yaralarını sarmada büyük bir özveri ile çalışarak destek oluyor. (Nurettin Acar)

Bizi sosyal medyadan takip edin
2 3
İsmail AKCA Avatarı
İsmail AKCA
15 Mayıs, 2026 10:01 tarihinde yayınlandı
0

Asıl Mesele Hukuk Değil, Gündem Olmak..!

Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya dün iki yıllık görev sürecini değerlendirdiği bir toplantı yaptı.

Yapılan hizmetleri anlattı, devam eden projeleri paylaştı, eksikleri de saklamadan konuştu.

Açıkçası toplantının özünde belediyenin iki yıllık performansı vardı.

Başkan Çetinkaya, göreve geldikleri ilk günden bu güne kadar olan süreçte mesai mefhumu gözetmeden canla başla çalıştıklarını ve iki yıllık süreç zarfında da söz verdikleri projelerin yüzde 80’i aşan bölümünün çoğunun tamamlandığı bir bölümünün de projelerinin hazırlandığını söyledi.

Ama her zamanki gibi bazıları konunun tamamını değil, işine gelen bir cümleyi alıp başka yerlere çekmeyi tercih etti.

Başkan Çetinkaya’nın söylediği şu söz sosyal medyanın da konusu oldu

“Devletin malına zarar veren oğlum da olsa babamın oğlu da olsa yamulturum.”

Şimdi bakıyorsun…
Bir kesim hemen hukuk profesörü kesilmiş.

“Yok efendim, hukuk devletinde kimse kimseyi yamultamazmış…”

İnsan evladını ya da kardeşini yamultur mu; kızgınlığın ve sinirlenmişliğin bir ifadesi olarak kullanılır ve halk dilinde de bu vardır.

Ne güzel bir dünya..!

İki saatlik toplantının ardından o kadar çok konuşulacak konu varken, sen tut tek bir cümleye saplan kal…

Bu memlekette bugüne kadar neler söylendi, neler yapıldı?

O zaman neredeydiniz?

Bu şehir, ağza alınmayacak sözleri de duydu…
Hakaretleri de gördü…
Tehditleri de…

Bu şehir, kendi memleketini geneleve benzetenleri de gördü.
İnsanla hayvanı aynı kareye koyup sözde sanat yapanları da…
Menfaati için herkese saldıranları da…

O günlerde hukuk aklınıza gelmiyor muydu?

O günlerde adalet yok muydu?

Şimdi bir belediye başkanının kullandığı halk dili üzerinden bir anda hukuk nutukları atılmaya başlandı.

Burada mesele hukuk falan değil.

Mesele gündem olmak.

Çünkü artık herkes kolay yoldan tanınmanın derdine düşmüş durumda.

Okumuşu ayrı telden.
Okumamışı ayrı telden konuşur olmuş…

Ama işin özünde aynı hesap var; görünür olmak.

Eksik varsa eleştirilmeli, yanlış yapılan bir şey varsa da söylenmeli…

Ama sürekli kelime avcılığı yapıp, her açıklamadan kriz çıkarmaya çalışmak da başka bir hastalık haline geldi.

Velhasıl…

Bu şehir çok şey gördü.
Samimiyetsiz duruşları da gördü, işine göre taraf değiştirenleri de…

Vesselam…