Karabük'te  Zarar Tespit Çalışmaları Başladı - Karabük Haber Postası
dddd
Haber Merkezi Avatarı
Haber Merkezi tarafından
14 Nisan, 2025 15:08 tarihinde yayınlandı
0
0

Karabük’te  Zarar Tespit Çalışmaları Başladı

Karabük İl Tarım ve Orman Müdürü Çetin Ayvalık, son günlerde etkisini gösteren soğuk hava ve kar yağışı nedeniyle tarım alanlarında don olayı yaşandığını belirterek, özellikle meyve ve bağ alanlarının zarar gördüğünü açıkladı.

Müdür Ayvalık, yaptığı açıklamada, “Ülkemiz genelinde olduğu gibi, soğuk ve kar yağışlı hava etkisiyle tarım alanlarımızı etkileyen don olayı meydana gelmiştir. Özellikle meyve ve bağ alanlarımız etkilenmiş olup, zarar tespit çalışmalarına başlamış bulunmaktayız” dedi.

Ayvalık, üreticilere geçmiş olsun dileklerini ileterek, tarım sigortasının önemine bir kez daha dikkat çekti. Ayvalık,  “TARSİM’in (Tarım Sigortaları Havuzu) önemini bir kez daha hatırlatmak isterim. Tüm üreticilerimizin bu tür doğal afetlere karşı önlem alması büyük önem taşıyor” diye konuştu.

Ekiplerin sahada çalışmalara başladığını belirten İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, zarar gören alanların en kısa sürede tespit edilerek ilgili mercilere bildirileceğini ifade etti.

Üreticiler ise meydana gelen zararın verim ve gelir kaybı açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirterek, destek ve çözüm beklediklerini dile getirdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
8fa904a0 0c3b 4268 af5e a3a5ea46ac51
İsmail AKCA Avatarı
İsmail AKCA
10 Nisan, 2026 09:53 tarihinde yayınlandı
0
0

Zemin mi çöküyor, yoksa akıl mı..?

Karabük’te yaşananlar artık bir “zemin sorunu” değil.

Bu, açık ve net bir yönetim zaafıdır.

Yeşil Mahalle Taşkent Caddesi’nde başlayan süreç aslında hepimizin bildiği o klasik hikâyenin yeni bir versiyonu: Önce bir inşaat başlar, sonra çatlaklar oluşur, ardından “inceleme başlatıldı” açıklamaları gelir…

Ve en sonunda iş ciddiye bindiğinde tahliyeler başlar.

Nitekim öyle de oldu.

Karabük Valisi Oktay Çağatay’ın ikamet ettiği Valilik Konutu boşaltılıyor. Bu, sıradan bir gelişme değildir.

Bu, “tehlike artık görmezden gelinemiyor” demektir.

Şimdi soralım:
Devletin en üst yerel yöneticisinin kaldığı bina bile risk altındaysa, bu şehirde kim güvende?

Asıl mesele şu: Bu noktaya nasıl gelindi?
Heyelan riski taşıdığı bilinen bir bölgede nasıl olur da yeni bir konut projesine onay verilir?
Zemin etütleri gerçekten yapıldı mı, yoksa prosedür tamamlamak için mi hazırlandı?
Ve en kritik soru: Bu izinleri verenler bugün neredeler?

Üstelik tehlike tek bir binayla sınırlı değil.

Aynı bölgede Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü bulunuyor.

Hemen üst kesimlerde KYK Yurtları var.

Yani risk, sadece bir yapıyı değil; birden fazla kamu kurumunu ve koskoca bir mahalleyi ilgilendiriyor.

Ama biz ne yapıyoruz?
Önce izin veriyoruz.
Sonra çatlakları izliyoruz.
Ardından “önlem alıyoruz.”

Bu bir yönetim refleksi değil, bu gecikmiş paniktir.

Her şey olup bittikten sonra devreye giren denetim mekanizmasının kimseye faydası yok.

Denetim, felaket kapıya dayandığında değil; ilk kazma vurulmadan önce yapılır.

Bugün Valilik Konutu boşaltılıyor. Yarın ne olacak?
Bir okul mu? Bir yurt mu? Bir apartman mı?

Bu soruların cevabını kimse bilmek istemez.

Ama bu soruların sorulması bile aslında gerçeği ortaya koyuyor:
Ortada ciddi bir ihmal ihtimali var.

Bu şehir kaderine terk edilemez.
Bu sorular cevapsız bırakılamaz.
Ve en önemlisi, bu iş “oldu bitti”ye getirilemez.

Çünkü mesele sadece çatlayan toprak ya da asfalt değil…