Karabük’te Siber Vatan Yetkinlik Merkezi Kuruluyor - Karabük Haber Postası
678dff749519f
Berkay Doğan Avatarı
Berkay Doğan tarafından
20 Ocak, 2025 10:47 tarihinde yayınlandı
0
0

Karabük’te Siber Vatan Yetkinlik Merkezi Kuruluyor

Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı (BAKKA) koordinasyonunda, Karabük Üniversitesi ve Savunma Sanayi  Başkanlığı iş birliğiyle, Karabük’te Siber Vatan Yetkinlik Merkezi hayata geçiriliyor.

Türkiye Siber Vatan Programı kapsamında gerçekleştirilecek projenin inşaat çalışmalarına Karabük Üniversitesi kampüs alanında 250 metrekarelik alanda  Ocak ayı sonunda başlanacak. Projenin 60 gün içinde tamamlanarak faaliyete geçmesi hedefleniyor.

GENÇLERE TEKNOLOJİ ALANINDA YENİ KAPILAR AÇILIYOR

Merkezin temel amacı, kritik sektörlerin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağını geliştirmek. Siber güvenlik, yapay zeka, yazılım, dijital pazarlama ve dijital oyun geliştirme gibi birçok alanda farkındalık oluşturulacak. Ayrıca yetenek tarama, eğitim, mentörlük ve girişimcilik destek programları düzenlenecek.

Öğrencilere, web güvenliği, zararlı yazılım analizi, siber tehdit istihbaratı, savunma-saldırı analizi gibi teknik konularda eğitim verilmesi planlanıyor. Eğitimlerin yanı sıra, öğrencilerin etkinliklerle gelişimlerini sürdürebilmeleri için kapsamlı bir altyapı da sağlanacak.

MODERN DONANIM VE YENİLİKÇİ YAKLAŞIM

Siber Vatan Yetkinlik Merkezi, en az 40 öğrencinin aynı anda eğitim alabileceği teknolojik donanımlı bir salon, 8-10 öğrencinin eş zamanlı çalışabileceği 4 takım odası, sosyal alanlar ve idari birimlerle donatılacak. Bu altyapı sayesinde, öğrencilerin hem bireysel hem de takım çalışmalarıyla kendilerini geliştirebilecekleri bir ortam sunulacak.

KARABÜK’ÜN DİJİTAL DÖNÜŞÜMÜNE KATKI SAĞLAYACAK

Proje ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Karabük Valisi Mustafa Yavuz, “Karabük Siber Vatan Yetkinlik Merkezi, ilimizin dijital dönüşümüne liderlik ederek gençlerimizi geleceğin yetkin insan kaynağı haline getirecek. Bölgenin cazibe merkezi olmasına önemli katkılar sunacak bu proje ile Karabük, dijital teknolojilerde öncü bir şehir olacaktır.” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
swwsws
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
23 Nisan, 2026 10:40 tarihinde yayınlandı
0
0

RTÜK GÖREVİNİN GEREĞİNİ YAPIYOR MU ?

Televizyon kanallarında yayınlanan bazı diziler ve gündüz kuşağı programları; çarpık ilişkiler, şiddet ve ahlaki erozyona yol açan sahnelerle toplumsal yapıyı tehdit ediyor.
Bu içeriklerin meşrulaştırılması, özellikle çocukların ve gençlerin değerlerinden kopmasına sebep oluyor.
Sanırım toplum olarak bu konuda hemfikiriz.

Bir şeyleri düzeltmek istiyorsak işe buradan başlayabiliriz. Zira TV ler ve telefonlar yoluyla ulaştığımız kontrolsüz ve denetimsiz yayınlar, toplum sağlığını ve ahlaki yapıyı ciddi şekilde tehdit ediyor.

Tehlikenin farkında olan sağduyulu vatandaşlardan RTÜK’e yoğun şikâyetler gittiğini biliyoruz. Buna rağmen bu tür yayınlar devam ediyor.

Ahlaksızlığı özendirdiği için şikayet konusu olan yayınları,
* Toplumsal değerlerin yozlaşması, iffetsizliği sıradanlaştıran ve meşrulaştıran, aile yapısını zayıflatan diziler.
* Toplumun manevi yapısını bozan, şiddet ve suç temalarını işleyen programlar.
* İnanç ve ahlak değerleri hedef alarak, İslam’ı sembolize eden kişileri “kötü karakter” olarak gösteren programlar olarak sıralayabiliriz.

Toplumda, bu tür içeriklere karşı RTÜK’ün yetersiz kaldığı, nadiren ceza uyguladığı görüşü hakim.
Şiddet sahneleri içeren dizilerin genç izleyiciler üzerindeki olumsuz etkileri tartışılmaz bir gerçek.
Bu yapımlara dair eleştiriler, öz değerlerden kopuşu ve aile yapısının dinamitlenmesini gerekçe göstermektedir. En tehlikelisi de, genç kuşakların dizi karakterlerini rol model alarak şiddete özenmesidir.

RTÜK NE İÇİN VAR?
RTÜK ÜYELERİ TV İZLEMİYOR MU?

RTÜK (Radyo ve Televizyon Üst Kurulu) Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçilen 9 üyeden oluşuyor. RTÜK Türkiye’deki radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini (internet platformları dahil) düzenlemek ve denetlemek amacıyla kurulmuş, idari ve mali özerkliğe sahip tarafsız(!) bir kamu kurumudur.

Kurumun temel varlık nedenleri ve görevleri şunlardır:
Yayın Denetimi: Yayınların kanunlara ve toplumsal değerlere uygunluğunu kontrol eder.
Medya kuruluşlarının yayın yapabilmesi için gerekli olan yayın izin ve lisanslarını tahsis eder.
BURAYA DİKKAT !
Çocukların ve gençlerin gelişimini olumsuz etkileyebilecek içeriklere karşı koruyucu tedbirler (akıllı işaretler gibi) alır.
Yayın ilkelerine aykırı hareket eden kuruluşlara uyarı, para cezası veya program durdurma gibi cezalar verir.
Toplumu ve kamu düzenini koruma gerekçesiyle kritik durumlarda yayın yasağı kararları alabilir veya duyurabilir.

RTÜK’ü tek sorumlu olarak göremeyiz. Toplumda şiddetin artması, insanların birbirine olan saygısının azalması, tabiiki tek bir nedene bağlı değil. Bu, toplumsal, teknolojik ve psikolojik birçok faktörün birleşimiyle ortaya çıkan karmaşık bir durumdur.
* Teknoloji, insanları ekranlara bağlarken gerçek dünyadaki etkileşimlerini kısıtlıyor. Sosyal medyada anonim kimliklerin arkasına sığınan bireyler, daha sabırsız ve saygısız davranışlar sergileyebiliyor.
* Temel nezaket kurallarının ve görgü kurallarının zamanla unutulması, saygısız davranışların artmasına neden olabiliyor.
* Ekonomik zorluklar, bireylerin stres seviyesini artırarak birbirlerine karşı tahammülsüz ve saygısız davranmalarına yol açabiliyor.
* İnsanların birbirine güvenmemesi, iyi niyetin azalması ve empati kurma yeteneğinin zayıflaması saygıyı azaltan önemli faktörlerdendir.
* Kendine saygısı olmayan bireyler, iç dünyalarındaki huzursuzluğu ve öfkeyi çevrelerine yansıtarak başkalarına saygı duymakta zorlanabiliyor.
* Bireysel farklılıkları (inanç, düşünce, yaşam tarzı) kabul etme konusundaki eksiklikler, toplumsal huzuru bozuyor ve çatışmayı artırıyor.

Saygının yok olması, toplumda birlik ve beraberliği sağlayan manevi değerlerin kaybolmasına, nesiller arası çatışmalara ve insanların birbirini ezdikleri, huzursuz bir ortama yol açıyor.

Toplum ahlakını yeniden tesis etmek, bireysel bilinçlenmeden kurumsal yapıların iyileştirilmesine kadar uzanan çok boyutlu bir süreçtir.

Ahlakın temeli ailede atılır. Çocuklara küçük yaşta sorumluluk bilinci, haya ve adalet duygusu aşılanmalıdır.
Kitle iletişim araçlarının yozlaştırıcı etkilerine karşı farkındalık oluşturulmalı ve kamu yayıncılığında ahlaki değerler ön plana çıkarılmalıdır.

Zordur yitirileni yerine koymak.
İşimiz hiç kolay değil.

İlyas Erbay