Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
09 Aralık, 2015 15:45 tarihinde yayınlandı
0

Karabük’te “Sahte Emeklilik” Operasyonu

Emniyet 7 adrese yaptığı baskın sonucu ele geçirdiği Heyet Raporları ile “Sahte Emeklilerin” peşine düştü.
Karabük’te bir ihbar üzerine harekete geçen İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele ekipleri, yaptıkları operasyon kapsamında sahte emeklilerin peşine düştü.
Edinilen bilgiye göre, sahte diyabet (Şeker) ve astım hastalığı raporları düzenlenerek vatandaşların emekli edildiği yönünde yapılan ihbarı değerlendiren KOM Şube Müdürlüğü ekipleri, Karabük’te 4, Safranbolu’da 2 ve Zonguldak’ta bir adrese operasyon düzenledi.
7 ADRESE OPERASYON
Karabük ve Safranbolu’da M.Y., D.U., Y.K., M.A., D.İ. ve Y.A. ile Zonguldak’ta S.A. isimli şahısların evlerine eş zamanlı olarak yapılan operasyonda ekipler başka şahıslara ait olduğu tespit edilen heyet raporları ele geçirdi. Yapılan araştırma kapsamında SGK pirimi dolan ve yaş haddine takılan şahıslar için, hastanelerden para karşılığı ileri derece diyabet veya astım hastalığı nedeniyle heyet raporları alındığı tespit edildi. Organize bir şekilde çalışıldığı tahmin edilen olay sonrası KOM Şube ekipleri bu yolla emekli edilen 150 kişilik bir liste ele geçirirken, adreslerine ulaşılan emekliler yeniden sağlık kontrolünden geçirilmeye başlandı.
PARA KARŞILIĞI ALINAN RAPORLA EMEKLİLİK
Karabük KOM Şube Müdürlüğü ekipleri yaptıkları operasyon kapsamında ele geçirdikleri raporların sahte olup olmadığı yönünde soruşturmasını derinleştirirken, bu yolla emekli olduğu tespit edilen yaklaşık 150 kişiyi yeniden sağlık kontrolünden geçirmeye başladı. Ekiplerin yaptıkları araştırma kapsamında vatandaş ile hastane arasında aracılık yapan şahısların belli bir ücret karşılığı evrakları hazırlayarak heyete soktuğu, sağlık sorunu olmayan vatandaşların yerine ise şeker ya da astım hastalığı olan başka şahısları heyete soktuğunu tespit etti. Şahısların, Karabük ya da Safranbolu’da çıkaramadıkları heyet raporlarını Zonguldak’tan çıkarttığı da tespit edilirken, son bir yılda diyabet veya astım hastalığı yüzünden emekli olanlar mercek altına alındı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin