Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
01 Eylül, 2023 11:11 tarihinde yayınlandı
0

Karabük’te nüfusun yaklaşık %3’ü okuma yazma bilmiyor

Türkiye’de 18 yaş ve üzeri nüfustan son 12 ayda örgün veya yaygın eğitime katılanların oranı 2016 yılında yüzde 22,7 iken, bu oran 2022 yılında yüzde 22,9 oldu.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2022 yılı Yetişkin Eğitimi Araştırması’nı paylaştı. Buna göre, Türkiye’de 18 yaş ve üzeri nüfustan son 12 ayda örgün veya yaygın eğitime katılanların oranı 2016 yılında yüzde 22,7 iken, bu oran 2022 yılında yüzde 22,9 oldu. En yüksek katılım yüzde 51,7 ile 18-24 yaş grubunda gerçekleşti. Bunu, yüzde 33,2 ile 25-34 yaş grubu takip etti. Örgün veya yaygın eğitim faaliyetlerine 18 yaş ve üzeri erkeklerin yüzde 25,5’i katılırken, kadınlarda bu oran yüzde 20,3 olarak gerçekleşti.
Yaygın eğitim faaliyetleri yüzde 30,3 ile en fazla hizmetler alanında gerçekleşti
Türkiye’de fertlerin son 12 ay içerisinde katıldığı yaygın eğitim faaliyetleri Uluslararası Standart Eğitim Sınıflaması: Eğitim ve Öğretim Alanları 2013 (ISCED-F, 2013)’e göre değerlendirildiğinde, ilk sırayı yüzde 30,3 ile hizmetler aldı; bu eğitim alanını sırasıyla yüzde 15,6 ile sağlık ve refah ve yüzde 10,1 ile eğitim takip etti. Tarım, ormancılık, balıkçılık ve veterinerlik ise yüzde 1,4 ile son sırada yer aldı.
Yaygın eğitim faaliyetlerinin gerçekleştiği eğitim alanlarına yaş gruplarına göre bakıldığında 18-24, 25-34, 35-54 ve 55-64 yaş gruplarında ilk sırayı hizmetler aldı. 65 ve üzeri yaş grubu ise yüzde 28,9 ile sanat ve beşeri bilimler alanında, yüzde 28,6 ile sağlık ve refah alanında ilk sırada yer aldı.
Yaygın eğitim sağlayıcıları arasında ilk sırada işverenler yer aldı
Türkiye’de 18 yaş ve üzeri fertlerin katıldığı yaygın eğitimlerin sağlayıcısı olarak ilk sırada yüzde 40,2 ile işverenler yer aldı. Bunu, yüzde 29,6 ile yaygın eğitim kurumları ve yüzde 13,7 ile örgün eğitim kurumları takip etti. Eğitim alan kadınlarda yaygın eğitim sağlayıcısı olarak ilk sırada yüzde 35,7 ile yaygın eğitim kurumları ve eğitim alan erkeklerde ise yüzde 46,9 ile işverenler yer aldı.
Yaygın eğitim kurumları, 18-24 yaş grubunda yaygın eğitim sağlayıcı olarak ilk sırada yer aldı
Katılımcıların yaş gruplarına göre eğitim sağlayıcılarına bakıldığında ise eğitim alan 18-24, 55-64 ve 65 ve üzeri yaş gruplarında sırasıyla yüzde 38,1, yüzde 38,1 ve yüzde 53,1 ile yaygın eğitim kurumları; 25-34 ve 35-54 yaş gruplarında ise sırasıyla yüzde 42,6 ve yüzde 44,5 ile işverenler ilk sırada yer aldı.
Yaygın eğitime katılımın en önemli nedeni işini daha iyi yapmak oldu
Nedenlerine göre yaygın eğitime katılım incelendiğinde, ilk sırada yüzde 60,7 ile işini daha iyi yapmak yer alırken, bunu yüzde 53,8 ile ilgisini çeken bir konu hakkında bilgi edinmek ve yüzde 47,1 ile katılmaya mecbur olmak takip etti.
Gayriresmî öğrenme en fazla 18-24 yaş grubu nüfusta görüldü
Bilinçli, ancak daha az organize, daha az yapılandırılmış ve kişinin kendisi, ailesi veya toplum tarafından yönlendirildiği, örgün ve yaygın eğitimin dışındaki öğrenme faaliyetleri olarak tanımlanan gayriresmî öğrenme en fazla genç nüfusta görüldü. 2016 yılında 18-24 yaş grubunda yer alan nüfusun yüzde 40,5’i gayriresmî öğrenme katılırken, bu oran 2022 yılında yüzde 47,2 oldu. (İHA)

TÜİK verilerine göre KARABÜK; 

Karabük’te toplam nüfus 252 bin 058‘dir. Nüfusun yüzde 50,07 erkek, %49,93 kadındır. Karabük’te okuma yazma bilmeyen sayısı, 7 bin 568‘dir. Bu verilere göre, Karabük’te nüfusun yaklaşık %3′ü okuma yazma bilmemektedir. Karabük’te ilkokulda öğretmen başına düşen öğrenci sayısı 14, ortaokulda 11, lise düzeyinde ise 12 olarak belirtilmiştir.

Ayrıntılı TÜİK verileri için buradan ulaşabilirsiniz. (Haber Merkezi)

 

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
prof dr kucuk yapay zeka uygulamalariyla ormancilik faaliyetlerinde yeni bir donem basladi gbEe7s4i
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
07 Mayıs, 2026 20:52 tarihinde yayınlandı
0
0

Prof. Dr. Küçük: “Yapay zeka uygulamalarıyla ormancılık faaliyetlerinde yeni bir dönem başladı”

Kastamonu Üniversitesi’nde düzenlenen 5. Uluslararası Orman Entomolojisi ve Patolojisi Sempozyumunda konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük, yapay zeka uygulamaları, dijitalleşme, karar destek sistemleri ve veri temelli yönetim modelleriyle ormancılık çalışmalarında yeni bir dönemin kapısını aralandığını söyledi.

Kastamonu Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen “5th International Forest Entomology and Pathology Symposium (IFEPS 2026)”, Hoca Ahmet Yesevi Kültür Merkezi’nde başladı. Kastamonu Üniversitesi, TÜBİTAK, Tarım ve Orman Bakanlığı, Orman Genel Müdürlüğü ile Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü destekleriyle gerçekleşen sempozyumda orman sağlığı, biyolojik çeşitlilik ve sürdürülebilir ormancılık alanlarında önemli bilim insanlarını bir araya getirdi.

“Yapay zeka ormancılık çalışmalarında yeni bir dönemin kapısını aralamaktadı”

Sempozyumun açılışında konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük, orman ekosistemlerini etkileyen biyotik ve abiyotik faktörlerin bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini vurgulayarak, “Yapay zeka uygulamaları, dijitalleşme, karar destek sistemleri ve veri temelli yönetim modelleri ormancılık çalışmalarında yeni bir dönemin kapısını aralamaktadır. Önümüzdeki süreçte orman sağlığının korunması ve zararlı organizmaların yönetiminde bu teknolojilerin çok daha etkin kullanılacağına inanıyorum” dedi.

Orman Genel Müdürlüğü Orman Zararlılarıyla Mücadele Daire Başkan Yardımcısı Hakan Ragıpoğlu ise küresel iklim krizinin ormancılık faaliyetleri üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Değişen iklim şartları nedeniyle Akdeniz kuşağındaki ülkelerde etkilerin daha yoğun hissedildiğini belirten Ragıpoğlu, artan orman yangınları, kuraklık, sıcaklık değişimleri ve orman ekosistemlerinin kuzeye veya daha yüksek rakımlara doğru kaymasının zararlı organizma popülasyonlarında ciddi artışlara yol açtığını ifade ederek, “ICP Forests kapsamında dünya genelinde çok sayıda seviye 1 ve seviye 2 izleme alanı bulunmaktadır. Türkiye’de de yüzlerce izleme noktası üzerinden önemli miktarda veri toplanmaktadır. Bu veriler, orman sağlığının izlenmesi açısından büyük değer taşımaktadır. Sahada çok büyük miktarda veri üretiyoruz; ancak bu verilerin bilimsel olarak değerlendirilmesi için üniversitelerimizin ve akademisyenlerimizin katkısına ihtiyaç duyuyoruz. Bu alanlarda çalışmak isteyen araştırmacılarımıza kapımız her zaman açıktır” diye konuştu.

Orman Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mahmut Gür de orman ekosistemlerinde yaşanan kayıpların yalnızca görünen zararlarla sınırlı olmadığını vurgulayarak, yürütülen mücadele çalışmalarının önemine dikkat çekti. Kastamonu’nun ormancılık alanındaki güçlü akademik birikimine değinen Gür, “Ormancılık biliminde uluslararası iş birliklerinin geliştirilmesi büyük önem taşıyor. Bu sempozyum sayesinde hem bilimsel bilgi paylaşımı sağlanacak hem de yeni araştırma ağlarının kurulmasına katkı sunulacaktır” diye konuştu.

Sempozyum Başkanı Prof. Dr. Sabri Ünal ise Türkiye’de kabuk böcekleri nedeniyle her yıl yaklaşık 1,2 milyon metreküplük ağaç servetinin zarar gördüğünü belirterek, ekonomik kayıpların çoğu zaman fark edilmeden ilerleyen ciddi bir durum oluşturduğunu ifade etti. Kabuk böceklerinin yol açtığı zararın orman yangınları kadar önemli olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Ünal, Avrupa ormanlarının sağlık durumunun uzun yıllardır uluslararası standartlarda izlenmekte olduğunu dile getirerek, “Avrupa ormanlarının sağlık durumunu izlemek, hava kirliliğinin etkilerini değerlendirmek ve iklim değişikliği ile diğer çevresel baskıların orman ekosistemleri üzerindeki sonuçlarını ortaya koymak amacıyla çalışmalar yürütülmektedir. Uzun yıllara dayanan uluslararası uyumlu veri altyapısı sayesinde orman ekosistemlerindeki değişimler bilimsel olarak takip edilebilmekte ve çözüm odaklı yaklaşımlar geliştirilebilmektedir. Günümüzde hava kirliliği, iklim değişikliği ve biyolojik çeşitlilik kaybı gibi küresel sorunlar ormanlarımız üzerinde giderek artan baskılar oluşturmaktadır. Bu nedenle orman sağlığının düzenli izlenmesi, risklerin önceden tespit edilmesi ve gerekli önlemlerin zamanında alınması büyük önem taşımaktadır” şeklinde konuştu.

Üç gün sürecek sempozyum kapsamında bilimsel sunumların yanı sıra teknik geziler ve akademik değerlendirme toplantıları da gerçekleştirilecek. Sempozyumun, ulusal ve uluslararası düzeyde yeni bilimsel iş birliklerine katkı sağlaması bekleniyor. Sempozyum oturumları ise Teknokent’te gerçekleştirilecek.

Sempozyumun açılışının ardından katılımcılara plaket ve teşekkür belgesi takdim edildi.

Sempozyuma Vali Yardımcısı Ahmet Atılkan, Belediye Başkan Yardımcısı Eda Büyükdemirci, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük, Orman Genel Müdürlüğü Orman Zararlılarıyla Mücadele Daire Başkan Yardımcısı Hakan Ragıpoğlu, Orman Bölge Müdürü Hakan Yaslıkaya, Orman Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mahmut Gür ile akademisyen ve çok sayıda öğrenci katıldı.

Bizi sosyal medyadan takip edin