Reklam
Reklam
67a5f861192e8
Aylin Sarıoğlu Avatarı
Aylin Sarıoğlu tarafından
07 Şubat, 2025 15:11 tarihinde yayınlandı
0

Karabük’te “Merkez-Taşra Buluşması” Düzenlendi

Diyanet İşleri Başkanlığı 2025 yılı “Merkez Taşra Buluşmaları” kapsamında Karabük İl Müftülüğü ev sahipliğinde merkez ve taşra teşkilatının arasındaki iletişimin güçlendirilmesine yönelik istişare toplantısı ilçe müftülerinin ve din görevlilerinin yoğun katılımı ile gerçekleşti.

Karabük 100. Yıl Kültür Merkezi Konferans Salonu’nda düzenlenen “Dijital Dünyada Dini Değerlerin Temsili” konulu programa konuşmacı olarak Diyanet İşleri Başkanlığı Dış İlişkiler Genel Müdürü Mahmut Özdemir, Yurt Dışı Türkler Daire Başkanı Ramazan Ilıkkan ve Diyanet İşleri Uzmanı Ali İhsan Can katıldı.

Din Görevlisi Recep Karayel’in Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan programın açılışında konuşan İl Müftüsü Ali Erhun, “İrşat görevlileri olarak bizler her alanda sahih dini bilgiyi vatandaşlarımıza ulaştırmakla yükümlüyüz. İşte bu sebeple Dijital dünyayı önemsemeliyiz. Bizleri bu hususta bilgilendirmek amacıyla başkanlığımızdan gelen misafirlerimize teşekkür ediyorum. Rabbim iyiliği yayan ve kötülüğün her türlüsünü engelleyen kullarından eylesin.” dedi.

Diyanet İşleri Başkanlığı Dış İlişkiler Genel Müdürü Mahmut Özdemir  “Dijital Dünyada Dini Değerlerin Temsili” konulu konferans verdi. Özdemir; sunumunda, “Diyanet İşleri Başkanlığı olarak Dijital mecralarda Sırat-ı Müstakimden taviz vermeden hizmetlerimizi yürütmeye gayret ediyoruz. Cami kürsülerinden yapılan vaazlarda yapıcı bir üslup ve kavl-i leyyin bir dil kullanmalıyız.” ifadelerini kullandı.

Konferansın diğer oturumlarında Daire Başkanı ılıkkan ve Diyanet İşleri Uzmanı Can, Dijital Dünyada Dini Değerlerin Temsili ile ilgili diğer konuları katılımcılar ile paylaştı. Program Müftü Erhun’un konuşmacılara hediye takdimi ve hatıra fotoğrafı çekimi ile son buldu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin