Reklam
Reklam
6747213101965
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
27 Kasım, 2024 16:40 tarihinde yayınlandı
0

Karabük’te Lojistik Merkez Kurulmasına İş Dünyasından Destek

Karabük’te bir lojistik merkez kurulmasına yönelik çalışmalara iş dünyasından da destek geldi.

Karabük Valiliği tarafından Eskipazar-İsmetpaşa’da belirlenen 200 dönümlük alana lojistik merkez kurulması için Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na başvuru yapılırken, iş dünyası da süreci yakından takip ediyor. Yapılan başvuruya imza veren isimlerden biri olan Safranbolu Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı Cengiz Ünal, Karabük’ün ihracat ve ithalat potansiyelinin gelişimi ve ticari faaliyetlerin daha ekonomik şartlarda yapılması açısından projenin son derece önemli olduğunu belirtti. Ünal, her türlü girişimde bulunacaklarını ifade etti. Projenin 2013 yılından bu yana Karabük’ün gündeminde olduğuna dikkat çeken Ünal, “Lojistik sektörü, Karabük kentinin, Batı Karadeniz Bölgesi’nin ve ülkemizin ekonomik ve sosyal kalkınmasında önemli yer tutmaktadır. Karabük jeopolitik konumuyla Doğu Avrupa, Türkiye, Karadeniz ülkeleri, Ortadoğu ve Orta Asya ülkelerinde yaşayan yaklaşık 600 milyon insan için de ithalat ve ihracat kapısı olma potansiyelini taşımaktadır. Lojistik merkezinin bir diğer önemi ise, şehrimiz ekonomisinin lokomotifliğini üstlenmiş olan demir çelik sektörü açısından önemidir. Projenin hayata geçmesi durumunda sektörün maliyetlerinde ciddi düşmeler yaşanacak, bu da onların daha rekabet edebilir bir konum kazanmasını sağlayacaktır. İlimizin ihracat kapasitesinin artırılması ve yeni istihdam alanlarının oluşturulması açısından bu proje çok önemlidir” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin