Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
09 Aralık, 2015 15:45 tarihinde yayınlandı
0

Karabük’te ‘Kuduz’ Paniği

Eskipazar ilçesine bağlı Sallar köyünde kuduz vakası tespit edilmesi üzerine İl Tarım Müdürlüğü ekiplerince köy 6 ay süreli olarak karantinaya alınarak hayvan giriş ve çıkışı yasaklandı.
Karabük Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Cemalettin Çataklı, köyde telef olan bir büyükbaş hayvandan alınan numunelerin Etlik Veteriner Kontrol Merkez Araştırma Enstitüsü’ne gönderildiğini ve burada pozitif raporu geldiğini söyledi.
Çataklı, şüpheli hastalık ihbarı üzerine gidilen köyde kuduz şüphesiyle karantina tedbirleri uygulanmaya başlandığını söyleyerek, “Karantinaya aldığımız ineğin ölmesi üzerine alınan numuneyi Ankara Etlik Veteriner Araştırma Enstitüsü’ne gönderdik. Sonuç pozitif olarak geldi. Gerekli karantina tedbirlerimizi aldık. İl Halk Sağlığı Müdürlüğümüzle birlikte hayvanlara aşılama yapıldı ve 6 ay süreli karantina uygulamasını başlattık. Köyde 3 kilometre denetim ve 10 kilometre de koruma bölgesi oluşturduk. Hayvan giriş ve çıkışları yasaklandı. Sürekli olarak günlük denetimlerimiz devam ediyor. Olayın yaban hayattan olduğunu tahmin ediyoruz. Bunun yanında hayvan sahibi aile de halk sağlığı ekiplerince takip ediliyor” dedi.
Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Cemalettin Çataklı, bu bölgeden süt ve süt ürünü alan vatandaşların da dikkatli olmasını isteyerek, “Vatandaşlarımızın açık süt kullanmamalarını tavsiye ediyoruz. Zaten açık süt kanunen de yasaktır” diye kaydetti.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin