Reklam
Reklam
67863ccff11b0
Haber Merkezi Avatarı
Haber Merkezi tarafından
14 Ocak, 2025 13:30 tarihinde yayınlandı
0

Karabük’te Kent Tarihi ve Eğitim Müzesi İçin İlk Adım Atıldı

Karabük Valiliği, şehrin kültürel mirasına ışık tutacak önemli bir projeyi hayata geçirmek için çalışmalara başladı. Karabük Valisi Mustafa Yavuz’un başkanlığında gerçekleştirilen istişare toplantısında, eski Kalealtı İlkokulu binasının “Karabük Kalealtı İlkokulu Kent Tarihi ve Eğitim Müzesi”ne dönüştürülmesi ele alındı.

Valilik Toplantı Salonu’nda düzenlenen toplantıya, Vali Yardımcısı Kerem Süleyman Yüksel, Safranbolu Kültür ve Turizm Vakfı Başkanı Şefik Dizdar, Karabük Arkeoloji Müzesi Müdürü Erdal Acar, Koruma Kurulu Müdürü Ali Kaçar, Proje Koordinatörü Ekrem Değirmenci ve çeşitli paydaş kurum temsilcileri katıldı.

Toplantıda, projenin detayları kapsamlı bir şekilde değerlendirildi. Tarihi binanın restorasyon ve fonksiyonlandırma süreci, müzede sergilenecek objelerin seçimi, eski eğitim materyallerinin toplanması ve müzenin iç tasarımına ilişkin çalışmalar masaya yatırıldı. Ayrıca, görev dağılımları ve proje için gerekli kaynaklar üzerinde fikir alışverişinde bulunuldu.

Vali Mustafa Yavuz, toplantıda yaptığı konuşmada, “Bu proje, Karabük’ün kültürel ve tarihi zenginliğini yansıtacak bir miras oluşturacaktır. Eğitimin tarihsel sürecini yaşatacak bu müze, gelecek nesillere ışık tutacak önemli bir eser olacaktır. Başarı için tüm paydaşların uyum içinde çalışması büyük önem taşıyor” dedi.

Toplantıda, projenin ilerleyen süreçleri ve ihtiyaç duyulan kaynaklarla ilgili de değerlendirmelerde bulunuldu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin