Karabük Üniversitesinde 30 yıllık Ermeni işgali altındaki Karabağ’ın kurtuluşunun 1. yılı büyük coşkuyla kutlandı.
Karabağ Zaferi Şehitlerini Anma ve Zafer Bayramı Programı 15 Temmuz Şehitler Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Etkinliğe Karabük Valisi Fuat Gürel ile eşi Özlem Aras Gürel, Cumhuriyet Başsavcısı Koray Kesgin, Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Refik Polat, Ankara Büyükelçiliği Eğitim Müşaviri Doç. Dr. Necibe Nesibova, İl Jandarma Komutanı Kd. Alb. Garip Gümüş, İl Emniyet Müdürü Sırrı Tuğ, kurum müdürleri, siyasi parti temsilcileri ve öğrenciler katıldı. Türkiye’nin ve Azerbaycan’ın milli marşlarının okunmasının ardından Karabağ Savaşı video gösterimi ile başlayan programın açılışında konuşan Karabük Valisi Fuat Gürel, “Şükürler olsun ki yıllar sonra Azerbaycan’ın yedi reyonunu ve Karabağ’ın büyük kısmının kurtarıldığını ve bugün zaferinin kutlandığını memnuniyetle ifade edebilirim. Bu aslında büyük bir özlemdi. Azerbaycan Türkü kardeşlerimiz ortaya koydukları irade ile ve Türkiye Cumhuriyeti’nin ortaya koyduğu büyük destekle bugünleri bize göstermiş oldu” dedi.
“GERÇEK BİRLİKTELİK ÖRNEĞİYDİ”
Medeniyetin beşiği olan Karabağ, birçok Azerbaycanlının vatanı olduğunu belirten Ankara Büyükelçiliği Eğitim Müşaviri Doç. Dr. Necibe Nesibova, “Karabağ Azerbaycan’ın edebiyat beşiğidir ve edebiyat merkezi olarak tanımlanmıştır” ifadelerini kullandı. Ermenistan’ın Karabağ’ı işgal süreci ile ilgili bilgi veren Nesibova, “Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra Ermenistan’ın yabancı devletlerin yardımıyla Azerbaycan topraklarının yüzde 20’sini işgal etmiştir. Bu topraklar 30 yıldır işgal altında kalmıştı. İşgal sonucu Azerbaycan binlerce şehit vermiş. Bir milyona yakın Azerbaycanlı öz yurtlarını terk etmek zorunda kalmıştır. Bir yıl önce Eylül ayında Ermeni güçlerinin Azerbaycan sivil yerleşim birimlerine yeniden ateş açması üzerine Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev’in demir yumruk diye nitelendirdiği karşı saldırıya başladı. Söz konusu Azerbaycan, devletin bütünlüğü olduğunda her bir Azerbaycan vatandaşı cumhurbaşkanımızın çağrısına destek verdi. Kendi vatanları için canlarını feda etmeye ne olursa olsun düşman işgali altındaki toprakları kurtarmaya hazır olduklarını bildirdiler. Bu bütün dünyada gerçek birliktelik örneğiydi. Vatan savaşına dönüşen bu operasyonda Azerbaycan ordusu topraklarını kurtararak halkımızın 30 yıllık esaretine son verdi” diye konuştu.
Türkiye’nin savaşın başından sonuna kadar kardeş ülke Azerbaycan’ın yanında olduğunu hatırlatan Nesibova, “Gururla ifade etmek isterim ki tüm savaş boyunca kardeş ülke Türkiye, Azerbaycan’ı açık bir şekilde destekleyerek bunun hem kardeşlikten iki devlet bir millet olmaktan başka hem de uluslararası hukukun yerine getirilmesine yönelik beklentiden kaynaklandığını ifade etti. Azerbaycan’ın yalnız olmadığını bütün dünyaya açık açık ilan etti. Kardeş ülkenin bu desteği tarih boyu unutulmayacak ve geleceğimizin emanetleri olan gençlerimizin hafızasında kazınacaktır” şeklinde konuştu.
2. Karabağ Savaşı’na gönüllü olarak katıldıktan sonra gazi olan Nihat Yusifi ise, “10 günlük eğitimin ardından aktif olarak savaşta yer aldım. Onlarca kasabanın ve bazı şehirlerin işgalden kurtarılmasına iştirak ettim. Savaş süresi boyunca hepimizin bir hedefi vardı. O da ne pahasına olursa olsun Karabağ faşist Ermeni işgalinden kurtarmaktı. Bu savaşta Azerbaycan askerinin profesyonelliği, cesareti, komutanlarımızın doğru askeri taktikleri büyük rol oynamıştır” ifadelerine yer verdi.
Konuşmaların ardından ‘Ben şehit oldum’ isimli müzik dinletisi sunulurken sahne alan Ankara Devlet Türk Halk Müziği Korosu Ses Sanatçısı Nahide Saygün Azerbaycan müziklerini seslendirdi. Türk ve Azerbaycan bayrakları ile görsel şölenin yaşandığı programda katılımcılar Karabağ Zaferi’ni doyasıya kutladı.


Karabük’te Karabağ Zaferinin 1. Yılı coşkuyla kutlandı
KBÜ KAPGEM’den afet yönetimine yerli model: MEYAM
Karabük Üniversitesi KAPGEM tarafından hazırlanan 16’ncı politika raporunda, afet ve acil durum yönetiminde merkezi koordinasyon ile yerel kapasiteyi bütünleştiren MEYAM modeli tanıtıldı. Model, risklerin azaltılması, müdahale süreçlerinin güçlendirilmesi ve güvenli bilgi akışının sağlanmasına yönelik çözüm önerileri sunuyor.
Karabük Üniversitesi (KBÜ) Kamu Politikaları Araştırma ve Geliştirme Merkezi (KAPGEM), afet ve acil durum yönetiminde merkezi koordinasyon ile yerel kapasiteyi bütünleştirmeyi hedefleyen MEYAM modelini tanıttı. KAPGEM’in 16’ncı politika raporunda ortaya konulan “Merkez-Yerel Afet ve Acil Durumlarla Mücadele Modeli (MEYAM)”, düzenlenen tanıtım toplantısıyla kamuoyuna sunuldu.
Şehit Fırat Yılmaz Çakıroğlu Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıda, afet süreçlerinde yerel verilerin merkezi yönetim mekanizmalarıyla entegre edilmesini hedefleyen modelin etkin kriz yönetimi, hızlı müdahale ve kurumlar arası koordinasyona sağlayacağı katkılar paylaşıldı.
Rektör Prof. Dr. Fatih Kırışık: “Türkiye için uygulanabilir modeller üretiyoruz”
Toplantının açılışında konuşan Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, KAPGEM’in kamu politikalarının geliştirilmesi ve uygulanabilir modeller üretilmesi amacıyla faaliyet gösterdiğini söyledi. Türkiye’de kamu politikaları alanında kurulan ilk merkez olma özelliğini taşıyan KAPGEM’in; hükümete, bakanlıklara, kamu kurumlarına, yerel yönetimlere ve özel sektöre yönelik bilimsel temelli politika önerileri hazırladığını belirten Kırışık, farklı ülkelerdeki uygulamaların incelenerek Türkiye’nin ihtiyaçlarına uygun modeller geliştirildiğini ifade etti. Kırışık, merkezin uluslararası deneyimleri analiz ederek Türkiye’ye özgü ve sürdürülebilir çözüm önerileri ortaya koyduğunu kaydetti.
Türkiye’nin Afet Tecrübesi MEYAM’a Yön Verdi
Rektör Prof. Dr. Fatih Kırışık, MEYAM modelinin çıkış noktasının 6 Şubat 2023 depremlerinin ortaya koyduğu tecrübeler ve ihtiyaçlar olduğunu belirterek, büyük ölçekli afetlerde merkezi koordinasyonun yanı sıra yerel kapasitenin de güçlü olmasının önemine dikkat çekti. Kırışık, “Her bir yerleşim biriminin kendi içerisinde, kendi ölçeğine göre afet ve acil durumları karşılayabilecek bir sistem geliştirmemiz gerekiyor” dedi.
Rektör Kırışık, sosyal medyanın güçlenmesiyle birlikte yanlış bilgi ve psikolojik savaşın afet yönetiminde ayrı bir risk oluşturduğunu belirterek, doğrulanmış bilgi akışının ve güvenli iletişim mekanizmalarının önemine dikkat çekti.
EM-DAT Verileri Afetlerin Kapsamını Ortaya Koyuyor
Yerel Yönetim Politikaları Masası Başkanı Prof. Dr. Kemal Yaman, Dünya Sağlık Örgütü ile çeşitli akademik kuruluşların katkılarıyla oluşturulan EM-DAT Uluslararası Afet Veri Tabanı’nın, afetlerin tanımlanması ve izlenmesinde önemli bir kaynak olduğunu belirtti. Afetlere ilişkin verilerin uzun yıllardır sistematik olarak kayıt altına alındığını ifade eden Yaman, bu tür veri tabanlarının politika geliştirme süreçlerine önemli katkılar sunduğunu söyledi.
Afetlerin yalnızca fiziksel yıkımla sınırlı olmadığını ifade eden Yaman, ekonomik, sosyal ve psikolojik etkilerin de dikkate alınması gerektiğini belirtti. Afetlerin yol açtığı ekonomik kayıpların buzdağının görünen kısmı olduğunu söyleyen Yaman, travmalar, zorunlu göçler ve psikolojik sorunlar gibi etkilerin ise çok daha derin sonuçlar doğurduğunu kaydetti. Sunumunda ayrıca afet türleri ve dünyadaki önemli örnekler hakkında bilgi veren Yaman, afet yönetimine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
MEYAM Modeli Tanıtıldı
Toplantıda Arş. Gör. Muhammed Kasım Kavak, modelin çıkış noktasının büyük afet ve acil durumlarda merkezi yönetimin koordinasyon gücü ile yereldeki saha bilgisinin daha hızlı, düzenli ve güvenli şekilde nasıl bir araya getirilebileceği sorusuna dayandığını belirtti.
Çok Paydaşlı Yönetişim Yaklaşımı
MEYAM’ın yalnızca teknik bir yazılım ya da veri tabanı olmadığını vurgulayan Kavak, “Bu model; merkezi kurumları, yerel yönetimleri, valilikleri, kaymakamlıkları, muhtarlıkları, sivil toplum kuruluşlarını, gönüllüleri ve vatandaşları aynı afet yönetimi anlayışı içerisinde buluşturan bir yönetişim modelidir.” dedi. Kavak, model kapsamında mahalle ölçeğinde üretilen nüfus, yapı stoku, toplanma alanları, sığınak kapasitesi ve yerel risklere ilişkin verilerin ortak bir sistemde toplanarak merkezi koordinasyonun kullanımına sunulmasının öngörüldüğünü söyledi.

