Reklam
Reklam
673b0e7f4bcef
Aylin Sarıoğlu Avatarı
Aylin Sarıoğlu tarafından
18 Kasım, 2024 13:38 tarihinde yayınlandı
0

Karabük’te Kanser Vakalarında Artış..!

Karabük’te son yıllarda Kanser vakalarındaki artış dikkat çekerken, özellikle akciğer kanserinde hissedilir oranda bir artış yaşandığı ifade ediliyor.

Karabük’te son yıllarda kanser vakalarındaki artış dikkat çekiyor. Özellikle akciğer kanseri vakalarının hissedilir oranda artması, halk sağlığını tehdit eden bir sorun olarak öne çıkıyor.

Akciğer kanseri vakalarının artışında sigara kullanımının önemli bir rol oynadığı ifade

edilse de, özellikle hava kirliliğinin bu artışta etkili olduğu belirtiliyor.

Karabük’teki hava kalitesinin giderek düşmesi, akciğer kanseri riskini artıran en önemli etmenlerden biri olarak görülüyor. Şehirde bulunan sanayi tesislerinden kaynaklanan emisyonlar, kış aylarında artan ısınma amaçlı yakıt kullanımı ile birleşerek ciddi bir hava kirliliğine yol açıyor. Bu durum, özellikle sanayi bölgelerine yakın alanlarda yaşayan vatandaşları daha fazla etkiliyor.

VATANDAŞLAR ÖNLEM TALEP EDİYOR

Karabük halkı, bu durum karşısında yetkililere çağrıda bulunarak acil önlemler alınmasını talep ediyor. Vatandaşlar, sanayi kaynaklı emisyonların daha sıkı kontrol edilmesini ve çevresel düzenlemelerin artırılmasını istiyor. Ayrıca, hava kirliliğini azaltmaya yönelik projelerin bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini belirtiyor.

Uzmanlar ise, hava kirliliği ve akciğer kanseri arasındaki güçlü ilişkiye dikkat çekerek, hem bireysel hem de toplumsal önlemlerin önemine dikkat çekiyor.  Sağlıklı bir çevre için sanayi tesislerinin denetlenmesi ve şehirdeki yeşil alanların artırılması gerektiği belirtiliyor.

Karabük’teki bu tehlikeli gidişatın durdurulması için toplumun tüm kesimlerine görev düşerken, özellikle yetkililerden hızlı ve etkili çözümler üretmesi bekleniyor.

ONKOLOJİ VE TEDAVİ TANI MERKEZİ’NİN KURULMASI KAÇINILMAZ OLDU

Karabük’teki kanser vakalarındaki artış, geçtiğimiz aylarda AK Parti Karabük Milletvekili Ali Keskinkılıç’ın “Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin Çamlık sahasına yapılacak olan 150 yatak kapasiteli ek hastane binasına Onkoloji ve Tedavi Tanı Merkezi bu merkezin kurulması ile birlikte Karabük’ün çok büyük bir sorunu da ortadan kalkmış olacak. Kanserle alakalı tüm işlemler artık bu merkezde yapılabilecek” şeklindeki açıklamasını yeniden gündeme getirirken, Onkoloji ve Tedavi Tanı Merkezi’nin Karabük’te kurulmasının artık kaçınılmaz olduğu bildirildi.

ONKOLOJİ VE KEMOTERAPİ HİZMETİ VERİLİYOR

Öte yandan Onkoloji (Kanser) hastaları için eğitim araştırma hastanesinde kemoterapi hizmeti verilirken,  radyasyon onkolojisi (radyoterapi), nükleer tıp (pet- ct), girişimsel radyoloji, onkolojik cerrahi gibi hizmetler için hastalar, Ankara başta olmak üzere onkoloji merkezlerinin bulunduğu başka İllere gönderiliyor. Işın tedavisinin yapılabilmesi için gerekli fiziki koşulların mevcut binada sağlanmasının mümkün olmadığı,  bunun için 1,5-2 m kalınlığında duvarları olan bir ünite oluşturmak gerektiği belirtilirken yapılacak ek hastane binasında gerekli fiziki koşullar sağlanarak bu işlemlerinde yapılabileceği ifade ediliyor ama ek hastane binasının ise ne zaman yapılacağıyla ilgili belirsizlik ise devam ediyor. (Nurettin Acar)

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin