Reklam
Reklam
671b51e0b09e1
Berkay Doğan Avatarı
Berkay Doğan tarafından
25 Ekim, 2024 11:08 tarihinde yayınlandı
0

Karabük’te Kadına Yönelik Şiddet Ele Alındı

Karabük’te Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele İl Koordinasyon, İzleme ve Değerlendirme Komisyonu Toplantısı, Vali Mustafa Yavuz’un Başkanlığı’nda Valilik Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi.

Toplantıya Cumhuriyet Başsavcısı Selçuk Akman, Karabük Adalet Komisyonu Başkanı Aynur Çelik, Vali Yardımcısı Mustafa Şahin, Karabük Belediye Başkan Yardımcısı Kamil Temel, Karabük Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Elif Çepni, İl Jandarma Komutanı İsmail Gökcek, İl Emniyet Müdür Vekili Ahmet Ordu, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Abdurrahman Bilgiç ve diğer kurul üyeleri katıldı.

Toplantıda, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından 6284 sayılı kanun kapsamında Karabük’te kadına yönelik şiddetle mücadelede yapılan çalışmalar hakkında kapsamlı bir sunum gerçekleştirildi. Sunumda; Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi’nden (ŞÖNİM) hizmet alan vatandaş sayıları, tedbir kararı sayıları, şiddet mağdurlarına verilen hizmetler, kadın konuk evlerinin durumu ve eğitici faaliyetler ele alındı. Ayrıca, kolluk kuvvetlerine intikal eden olay sayıları, Kadın Destek Uygulaması (KADES) üzerinden yapılan ihbarlar ve elektronik kelepçe uygulamalarının kullanımına dair veriler katılımcılarla paylaşıldı.

İl Emniyet Müdürlüğü Aile İçi ve Kadına Şiddetle Mücadele Büro Amirliği ile İl Jandarma Komutanlığı, 2024 Yılı ilk dokuz ayına ilişkin il genelindeki olay istatistiklerini sundu. Kadına yönelik şiddeti önlemek amacıyla yapılabilecek çalışmalar üzerine fikir alışverişinde bulunularak toplantı sona erdi. Vali Mustafa Yavuz, toplantıda yaptığı konuşmada, kadına yönelik şiddetle mücadelenin büyük bir kararlılıkla sürdürüleceğini belirterek,  bu konuda toplumsal farkındalığın artırılmasının önemine dikkat çekti.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin