Reklam
Reklam
66d8a5f8c150e
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
04 Eylül, 2024 21:25 tarihinde yayınlandı
0

Karabük’te İşgücü Uyum Programı başvuruları başladı

Karabük’te Milli Eğitim Müdürlüğünde istihdam edilmek üzere hazırlanan İşgücü Uyum Programı (İUP) başvuruları başladı.

Türkiye İş Kurumu ve Milli Eğitim Bakanlığı ile yapılan iş birliğiyle İşgücü Uyum Programı kapsamında ilk programlar toplamda 120 bin kontenjanla 81 ilde açıldı. 4 Eylül tarihi itibarıyla başvuruların alınmaya başladığı programlara İŞKUR e-şube, Alo170, Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlükleri ve İŞKUR Hizmet Merkezleri üzerinden başvuru yapılabiliyor.

Milli Eğitim Müdürlüğünde istihdam edilmek üzere hazırlanan İşgücü Uyum Programı (İUP) başvuruları 4 Eylül itibariyle başladı. 8 Eylül’de sona erecek programın kuraları 10 Eylül’de çekilecek.

İŞKUR İl Müdürü Ferhat Sarıçam program ile ilgili şu bilgileri verdi: “Yarı zamanlı olarak en fazla 10 ay süre ile uygulanacak programlar; ilk dört hafta yoğunlaştırılmış eğitimler nedeniyle haftalık 37,5 saat, diğer haftalarda ise haftalık 22,5 saattir. Ayrıca programa başladıktan sonra program katılımcılarının başka yerde çalışmasının önünde bir engel de bulunmamaktadır. Programa katılım sağlanan süre için katılımcılara günlük 566,73 TL ödeme yapılacak olup, ayrıca katılımcıların kısa vadeli sigorta primleri karşılanacaktır. Bununla beraber bir katılımcı programlardan azami 140 fiili gün faydalanabilecektir.”

Sarıçam, Karabük için 560 kişilik kontenjan ayrıldığını bildirdi.

66d8a5da08b39 jpg

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin