Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
04 Ekim, 2023 15:41 tarihinde yayınlandı
0

Karabük’te İnşaat Alanları Güvenli mi?

Son günlerde ülke genelinde hava sıcaklığının düşmesi ve artan yağmur yağışı ile birlikte inşaatlarda su dolu alanlar tehlike saçmaya başladı.

İstanbul Sancaktepe’de bir inşaatın su dolu temelinde yaşları 7,9 ve 11 olan 3 erkek kardeşin cesedi bulundu. Olayla ilgili adli tıp kumunda araştırmalara başlandı. Karabük genelinde inşaatların su dolu temeli ya da asansör boşlukları hakkında bir yaptırım var mı sorusu akıllara geldi. Tüm canlılara gizli bir tehdit alanı oluşturan bu boşluklar denetim altında mı? Geçtiğimiz günlerde yağan yağmur suyunun birikmesi sonucu Safranbolu’da bir köpek, bir inşaatın asansör boşluğunda mahsur kaldı. Köpeğin acı dolu seslerini duyan vatandaşlar yardımına koştu. Yaklaşık bir saat su da kaldığı düşünülen köpek kurtarıldı ve sağlık durumunun iyi olduğu belirtildi. İstanbul Sancaktepe’de üç kardeşin kaybolması ve ardından bir inşaatın su dolu temelinde bulunması inşaatlardaki gizli tehlikelerin ölüme yol açtığını gösterdi.

Karabük’te İş Güvenliği Tedbirleri Yeterli mi?

Türkiye’de ve ilimizde bulunan inşaat sektörünün iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarında yeterli olmadığı bir kez daha anlaşıldı. Son zamanlarda meydana gelen ciddi ölümlere neden olan iş kazalarının önlenmesi ve ortadan kaldırılması amacıyla çalışmalar başlatılmış olsa da, Karabük’te bulunan inşaat alanlarıyla ilgili alınan tedbirlerin yeterli olup olmadığı sorgulanmaya başlandı.

İnşaat alanlarının özellikle yağmurlu havalarda ilgili kurumlar tarafından bilinçli bir şekilde takip edilmesi, bu alanların titizlikle kapatılması ve işverenlerin sorumluluğunda her türlü tedbirin alınması öncelikli öneriler arasında yer aldı. Çalışanların 6331 sayılı kanunun 4. ve 62. maddeleri gereğince, çalışma alanlarında zorunlu olarak gerekli kontrollerinin, ölçümlerinin ve incelemelerinin yapılması, tüm inşaatlarda risk değerlendirmelerinin gerçekleştirilmesi ön plana çıktı. İnşaat alanlarında malzeme veya cisim düşmesine, su baskını tehlikesine ve insanların düşmesine karşı tedbirler alır. İnşaat alanlarının ilgili kurumlar tarafından özellikle yağmurlu havalarda takibinin yapılması, bu alanlara girişlerin kapatılması ve yağmur suyu ile dolmuşsa boşaltılması önem taşıyor. Çalışanların önemsenmesi ve sürekli takip edilmesi halinde sektörde yaşanabilecek kazaların önlenebilmesi inşaat firmalarının ve ilgili kurumların daha fazla sorumluluk almasını gerektiriyor. Karabük’teki inşaat alanlarında alınan tedbirlerin yeniden gözden geçirileceği, iş güvenliği konusunda daha sıkı denetimlerin yapılacağı ve eksikliklerin giderilmesi için çalışmaların hızlandırılacağı öngörüldü. (Kaynak: Bölgenin Sesi Gazetesi)

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin