Karabük Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından çiftçilerin Hazine arazileri üzerinde gerçekleştirdikleri tarımsal faaliyetleri desteklemek için hazineye ait tarım arazilerinin kiralanacağı açıklandı.
Yapılan yazılı açıklamada, hazineye ait tarım arazilerinin ecrimisil ödenerek kullanılması yerine kira sözleşmesi ile kullanılmasının sağlandığı, böylece çiftçilerin tarımsal üretim destekleri gibi sözleşmeye bağlı haklardan yararlanması ve sözleşmesiz kullanımdan kaynaklanan ihtilafların giderilmesi amaçlandığı belirtilirken, kira süresi sonunda yükümlülüklerini yerine getirenlere kira süresini yeniden uzatma veya on yıl boyunca kullananlara doğrudan satın alma hakkı tanınacağı bildirildi.
Açıklamada ayrıca, vatandaşların bu kiralamayı yapılabilmesi için, Hazineye ait tarım arazisinin 31 Kasım 2017 tarihinden önce en az üç yıldan beri tarımsal amaçla kullanıldığının idarece tespit edilmiş olması, başvuru tarihi itibarıyla kullanımlarının halen devam etmesi ve ecrimisil borcunun bulunmaması şartları aranılırken, son başvurunun 19 Kasım 2018 tarihine kadar Çevre ve Şehircilik İl Müdürlükleri Milli Emlak Birimlerine başvurmaları gerektiği de ifade edildi.
Kira bedelleri ise yıl için belirlenen ecrimisil bedelinin yarısı üzerinden hesaplanacağı, kira bedellerinin tahsilâtı hasılat dönemine göre yapılacağı belirtildi.


Karabük’te hazineye ait tarım arazileri kiralanıyor
MİLLİ İRADE, SİYASETE UZAK…
DÜŞÜNCE VE GÖRÜŞ
Fevzi Aydın
Türk siyaseti son çeyrek yılda milli irade politikasına sahne oldu…
21. asırla birlikte başlayan milli iradenin siyaset üzerindeki etkisi, her geçen gün azalan bir seyir izledi…
Her alanda Milli İradeyi ağzından düşürmeyen iktidar, son dönemde, kendini iktidara getiren milli iradeyi de görmemeye başladı…
Sosyo-ekonominin tüm verilerini işleyen, değerlendiren ve yayımlayan İstatistik Kurumu’nun verileri, ulusal ve uluslararası sistem tarafından dünya sosyo-ekonomisine entegre edilmekte…
Bu verilerin güvenirliği konusunda, ulusal ve uluslararası sosyo-ekonomi çevresinde tam mutabakat konusunda farklı görüşler ortaya çıkmakta…
Türkiye ekonomisinin rakamsal olarak büyümesi sağlayan İstatistik Kurumunun bu rakamları, gerçekleşen ve çeşitli kuruluşlarca açıklanan ve halka yansıyan rakamsal değerler karşısında, üretici-tüketici ve toplum ekonomisini yansıtmaktan oldukça uzak…
Geçmişten günümüze, ülke siyasetinde her dönem ülkeye ve topluma farklı sistemler dayatılmış, siyasetin bu uygulama ve düzenlemeleri, halka yeterli fayda sağlayamamış…
Yine geçmişten günümüze, milli iradenin iktidara getirdiği siyasi sistemler, politikalarını ülkenin ve toplumun refah ve huzur içerisinden yaşamasını sağlamak yerine, önceliği siyasi hükümetlerinin icraatlarını, iktidar sürelerini uzatmak yönünde kullandıkları görülmekte…
Küresel sistemin, faize dayalı finansal sisteminden, Türkiye ekonomisin uzak tutmaya çalışan iktidar ve ekonomi yönetimi, uluslararası ekonomik ve finansal baskıyla, sosyo-ekonomik krizlerin çözümü olarak, uluslararası finansal sistemlerden destek almak zorunda kaldı…
Uluslararası ekonomik sistem ve faiz lobisi, finans sistemlerine ekonomiyi teslim eden iktidar ve ekonomi yönetimi, finansal sorunu çözerken, sistemin acı reçeteleri, iktidara nefes alma imkânı verdi…
Uluslararası finans sisteminin sağladığı finansın, ekonomiye entegresiyle piyasalar, enflasyon ve faiz sarmalıyla sınırları aşarak, üretici-tüketici ve toplumun gelir dağılımından aldığı pay küçülmeye başladı…
Seçim dönemlerinde, ekonomiyi çıkmaza sokacak kararlarla canı yanan toplumun, ekonomiden aldığı refah payı her geçen gün düşüş eğilimi izlemeye davam ediyor…
Cumhuriyet tarihinde, milli iradenin büyük teveccühüyle iktidara getirdiği siyaset ve politikalar, aynı teveccühle milli iradeye, halka, topluma ve ekonomiye, ülkeye maalesef hizmet olarak dönemedi…
Dünya’da, sınırlar ve komşu ülkelerde yaşanan savaşların, kırılgan ekonomiyle bu savaşlara karşı sınırları korumanın zorluğu ortada…
Halka yönelik politikalar yerine, uluslararası finans sistemlerine faiz desteğiyle katkıda bulunan iktidarlardan umudunu kesen milli irade, politika ve siyaseten her geçen gün uzaklaşmakta…
Düşünce ve görüşlerin ışık olması dileğiyle…


