Reklam
Reklam
66e55564283ac jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
14 Eylül, 2024 12:20 tarihinde yayınlandı
0

Karabük’te Havuzlu Bahçe Sosyal Tesisleri Hizmete Açıldı

Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya‘nın vaatlerinden biri olan Havuzlu Bahçe Sosyal Tesisleri düzenlenen törenle açıldı.

Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya, sosyal belediyecilik anlayışıyla vaatlerini gerçekleştirmeye devam ediyor. Atıl durumdayken yapılan çalışmalarla yenilenen Havuzlu Bahçe Sosyal Tesisleri düzenlenen törenle vatandaşların hizmetine açıldı.
Törene Karabük Valisi Mustafa Yavuz, AK Parti Karabük milletvekilleri Cem Şahin, Ali Keskinkılıç, Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya, AK Parti teşkilatı ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Açılış töreninde konuşan Vali Yavuz, “İçinde bulunduğumuz bu alan, Karabük tarihi açısından son derece önemli bir mekan. Her şehrin bir kimliği ve ruhu vardır. Bu kimliği kazandıran mekanlar ise o şehrin ruhunu oluşturan unsurlardır. Karabükümüzün ruhuna ve kimliğine değer katan önemli bir yer olan ‘Havuzlu Bahçe’, 1940’lı yıllardan bu yana şehrimizin kimliğinin oluşmasında önemli bir rol oynamıştır. Sadece Havuzlu Bahçe değil, Yenişehir Mahallesi ve bu yerleşke de aslında Karabük’ün kimliğinin oluşmasında önemli bir rol oynamıştır. Çok kısa bir süre önce sizlerle birlikte yine bu alanda park açılışı yaptık. O parkımız da şehrin kimliği ve ruhu için önemli bir alandı. Ben inanıyorum ki, mekanların bir ruhu vardır. Ne kadar özlemişseniz, bu mekan da siz değerli hemşerilerimizi özlemiştir. Sosyal tesisimizin hayata geçirilmesinde büyük emekleri olan Belediye Başkanımıza, belediyemizin değerli bürokratlarına, işçisinden memuruna kadar herkese teşekkür ediyorum. Ayrıca, Kardemir Yönetim Kurulu Başkanımıza ve Yönetim Kurulu Üyelerine de devir noktasındaki kararlarından dolayı teşekkür ediyorum” dedi.

Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya ise Havuzlu Bahçenin Karabük’ün kültürel ve manevi mirasının önemli bir parçası olduğunu belirterek şunları söyledi:
“Burası, sadece bir buluşma noktası değil. Ailelerimizin, çocuklarımızın ve sevdiklerimizin huzurla bir araya geldiği, komşuluk ve kardeşlik bağlarımızın güçlendiği müstesna bir mekândır. Uzun bir süre kapalı kalan bu kıymetli tesisi Kardemir ile gerçekleştirdiğimiz ortak çalışmalar neticesinde yeniden halkımızın hizmetine sunuyoruz. Gayemiz, burada hemşehrilerimizin aileleriyle, dostlarıyla huzur içinde vakit geçirebileceği bir ortam oluşturmaktır.”

Dualarla açılış kurdelesinin kesilmesinin ardından protokol üyeleri tesisi gezdi.

Haber videosu için TIKLAYINIZ!

Bizi sosyal medyadan takip edin
xa 1
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay tarafından
07 Mayıs, 2026 14:51 tarihinde yayınlandı
0

MÜJDE, ULTRA ZENGİN SAYIMIZ 4208 OLMUŞ !

Türkiye’de gelir dağılımı adaletsizliği, son yıllarda belirgin bir şekilde derinleşmiş durumda. Güncel verilere göre Türkiye, Avrupa’da gelir eşitsizliğinin en yüksek olduğu ülke konumunda. En yüksek gelire sahip %20’lik grup, toplam gelirin yaklaşık %48’ini alırken; en düşük gelire sahip %20’lik kesim toplam gelirden yalnızca %6,4 pay alabilmekte. En zengin %10’luk kesimin geliri, en yoksul %10’luk kesimin gelirinden yaklaşık 15 kat daha fazla. Gelir dağılımı eşitliğini ölçen Gini katsayısı Türkiye’de 0,461 seviyesinde. Avrupa Birliği ortalaması 0,29

ULTRA ZENGİN SAYIMIZ SON 5 YILDA %93.5 ARTMIŞ

İngiliz gayrimenkul danışmanlık şirketi Knight Frank’ın The Wealth Report 2026 verilerine göre Türkiye’de 30 milyon dolar üzeri servete sahip kişi sayısı son 5 yılda %93.5 artmış.2174 ten 4208’e çıkmış. Milyarder sayımızın aynı dönemde 35 ten 46 ya çıkacağı öngörülüyor.
Milyonlarca insan açlık ve yoksulluk mücadele ederken, milyarderlerimizin sayısı hızla artıyor.

GELİR DAĞILIMI ADALETSİZLİĞİNİ ÖNLEME ÇABALARI YETERSİZ

Dünya Bankası verilerine göre Türkiye, gelir eşitsizliği bakımından 130 ülke arasında 28. sırada yer alarak birçok gelişmekte olan ülkeden daha kötü bir tablo sergiliyor. Bu adaletsizlik, orta sınıfın zayıflamasına ve halkın büyük bir kesiminin ( yaklaşık her 10 kişiden 6’sı ) borçlu bir şekilde yaşamını sürdürmesine neden olan sosyoekonomik bir krizin temel taşlarından biridir.

Gelir dağılımdaki adaletsizliği önlemek için devletler tarafından uygulanan en temel yöntem, maliye politikası araçlarını kullanarak geliri piyasada oluştuğu halinden (birincil dağılım) daha adil bir seviyeye (ikincil dağılım) taşımaktır.
Bu adaletsizliği önlemek için kullanılan başlıca stratejiler şunlardır:

– Yüksek gelir gruplarından daha yüksek oranda vergi alınarak, toplanan kaynağın alt gelir gruplarına aktarılmasıdır.

– Düşük gelirliler üzerindeki vergi yükünü azaltmak amacıyla asgari ücretten vergi alınmaması veya temel gıdada vergi indirimleri yapılmasıdır.

– Gelirin ötesinde, birikmiş servet üzerinden alınan vergilerle servet yoğunlaşmasının önlenmesi hedeflenir.

– Yoksulluk sınırı altındaki ailelere yönelik doğrudan nakdi transferler ve sosyal güvenlik ödemeleridir.

– Sağlık, eğitim ve barınma gibi temel hizmetlerin devlet tarafından ücretsiz veya sübvansiyonlu sunulması, alt gelir gruplarının harcamalarını azaltarak dolaylı gelir artışı sağlar.

– Asgari ücretin yaşam standartlarını karşılayacak düzeyde belirlenmesi, Gini katsayısını (eşitsizlik ölçütü) düşüren doğrudan bir araçtır.

– Eğitim ve mesleki eğitim politikalarıyla düşük nitelikli işgücünün verimliliği artırılarak daha yüksek ücret alabilmeleri sağlanır.

– İşsizliğin azaltılması, hanehalkı gelirlerini doğrudan artırarak eşitsizliği azaltan en kritik faktörlerden biridir.

– Vergi kaçakçılığının önlenmesi ve çalışanların sosyal güvenlik şemsiyesi altına alınması gelir dağılımını iyileştirir.

– Eğitim ve sağlığa erişimde adaletin sağlanması, bireylerin ekonomik basamakları tırmanma şansını (sosyal mobilite) artırır.

Bu konularda bir takım çalışmalar olsa da gelir dağılımı adaletsizliğini önlemede son derece yeteresiz.

Ne yazık ki, yoksulla zengin arasındaki makas her geçen gün daha da açılıyor.
24 yılın sonunda geldiğimiz durumun özeti budur.

İlyas Erbay

Bizi sosyal medyadan takip edin