Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
11 Ağustos, 2014 15:36 tarihinde yayınlandı
0

Karabük’te Havai Fişekli Kutlama

Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı kazanması Karabük’te de coşkuyla kutlandı. Yenişehir Atatürk Anıtında yapılan kutlamalar Gecenin geç saatlerine kadar sürerken, havai fişek gösterisinin ardından sona erdi

Karabük’te AK Parti İl Başkanlığı önünde toplanan kalabalık, Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanmasını davul zurna ve havai fişek gösterisi ile kutladı.

Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanmasının ardından AK Parti il Başkanlığı önünde toplanan yaklaşık 600 kişi davul zurna eşliğinde halay çekerek seçim sonuçlarını kutlamaya başladı. AK Parti Karabük Milletvekili Osman Kahveci de halay çekip oynayan vatandaşlara eşlik etti. Başkanlık binasından aşağıda bulunan kalabalığa Recep Tayyip Erdoğan’ın okuduğu şiirler dinletildi. Daha sonra kalabalığa hitap eden Kahveci, Recep Tayyip Erdoğan’ın ülkesine hizmet verdiğini belirterek, “Dokunulmazlara dokunan, olmazları olduran, ülkemize çağ atlatan Başbakanımız, Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ı Cumhurbaşkanlığına uğurlamanın güzel bir akşamını yaşıyoruz. Bu zaferi bizlere yaşatan Cenabı-Hakka hamd ediyoruz, aziz milletimize teşekkür ediyoruz. Bu zaferin bize yaşatana aziz milletimize teşekkür ediyoruz. Ülkemize hayrılı olsun. 12. Cumhurbaşkanımız liderimiz Cumhurbaşkanımız,gücünü milletten alan adamı adam gibi adam Recep Tayyip Erdoğan’ı Cumhurbaşkanlığına göndermenin mutluluğunu yaşıyoruz” dedi.
AK Parti Karabük İl Başkanı Timurçin Saylar, Karabük’ün kadirşinas halk olduğunu ve bunu da yüzde 65 oy oranı ile gösterdiğinden dolayı teşekkür etti.
Konuşmaların ardından kalabalık meşaleler yakıp ‘Recep Tayyip Erdoğan’ sloganı atarak Yenişehir Mahallesi’nde bulunan Atatürk anıtına yürüdü. Yürüyüş esnasında AK Parti Karabük İl Balkanı Timurçin Saylar ve AK Parti Karabük Milletvekili Osman Kahveci omuzlarda taşındı. Anıtta toplanan kalabalık arasında Irak’lı mülteciler ülkelerinin ve Türk bayrağını açarak Recep Tayyip Erdoğan’a sevgi gösterisinde bulundular. Gecenin geç saatlerine kadar süren kutlamalar havai fişek gösterisinin ardından sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
xa 1
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay tarafından
07 Mayıs, 2026 14:51 tarihinde yayınlandı
0

MÜJDE, ULTRA ZENGİN SAYIMIZ 4208 OLMUŞ !

Türkiye’de gelir dağılımı adaletsizliği, son yıllarda belirgin bir şekilde derinleşmiş durumda. Güncel verilere göre Türkiye, Avrupa’da gelir eşitsizliğinin en yüksek olduğu ülke konumunda. En yüksek gelire sahip %20’lik grup, toplam gelirin yaklaşık %48’ini alırken; en düşük gelire sahip %20’lik kesim toplam gelirden yalnızca %6,4 pay alabilmekte. En zengin %10’luk kesimin geliri, en yoksul %10’luk kesimin gelirinden yaklaşık 15 kat daha fazla. Gelir dağılımı eşitliğini ölçen Gini katsayısı Türkiye’de 0,461 seviyesinde. Avrupa Birliği ortalaması 0,29

ULTRA ZENGİN SAYIMIZ SON 5 YILDA %93.5 ARTMIŞ

İngiliz gayrimenkul danışmanlık şirketi Knight Frank’ın The Wealth Report 2026 verilerine göre Türkiye’de 30 milyon dolar üzeri servete sahip kişi sayısı son 5 yılda %93.5 artmış.2174 ten 4208’e çıkmış. Milyarder sayımızın aynı dönemde 35 ten 46 ya çıkacağı öngörülüyor.
Milyonlarca insan açlık ve yoksulluk mücadele ederken, milyarderlerimizin sayısı hızla artıyor.

GELİR DAĞILIMI ADALETSİZLİĞİNİ ÖNLEME ÇABALARI YETERSİZ

Dünya Bankası verilerine göre Türkiye, gelir eşitsizliği bakımından 130 ülke arasında 28. sırada yer alarak birçok gelişmekte olan ülkeden daha kötü bir tablo sergiliyor. Bu adaletsizlik, orta sınıfın zayıflamasına ve halkın büyük bir kesiminin ( yaklaşık her 10 kişiden 6’sı ) borçlu bir şekilde yaşamını sürdürmesine neden olan sosyoekonomik bir krizin temel taşlarından biridir.

Gelir dağılımdaki adaletsizliği önlemek için devletler tarafından uygulanan en temel yöntem, maliye politikası araçlarını kullanarak geliri piyasada oluştuğu halinden (birincil dağılım) daha adil bir seviyeye (ikincil dağılım) taşımaktır.
Bu adaletsizliği önlemek için kullanılan başlıca stratejiler şunlardır:

– Yüksek gelir gruplarından daha yüksek oranda vergi alınarak, toplanan kaynağın alt gelir gruplarına aktarılmasıdır.

– Düşük gelirliler üzerindeki vergi yükünü azaltmak amacıyla asgari ücretten vergi alınmaması veya temel gıdada vergi indirimleri yapılmasıdır.

– Gelirin ötesinde, birikmiş servet üzerinden alınan vergilerle servet yoğunlaşmasının önlenmesi hedeflenir.

– Yoksulluk sınırı altındaki ailelere yönelik doğrudan nakdi transferler ve sosyal güvenlik ödemeleridir.

– Sağlık, eğitim ve barınma gibi temel hizmetlerin devlet tarafından ücretsiz veya sübvansiyonlu sunulması, alt gelir gruplarının harcamalarını azaltarak dolaylı gelir artışı sağlar.

– Asgari ücretin yaşam standartlarını karşılayacak düzeyde belirlenmesi, Gini katsayısını (eşitsizlik ölçütü) düşüren doğrudan bir araçtır.

– Eğitim ve mesleki eğitim politikalarıyla düşük nitelikli işgücünün verimliliği artırılarak daha yüksek ücret alabilmeleri sağlanır.

– İşsizliğin azaltılması, hanehalkı gelirlerini doğrudan artırarak eşitsizliği azaltan en kritik faktörlerden biridir.

– Vergi kaçakçılığının önlenmesi ve çalışanların sosyal güvenlik şemsiyesi altına alınması gelir dağılımını iyileştirir.

– Eğitim ve sağlığa erişimde adaletin sağlanması, bireylerin ekonomik basamakları tırmanma şansını (sosyal mobilite) artırır.

Bu konularda bir takım çalışmalar olsa da gelir dağılımı adaletsizliğini önlemede son derece yeteresiz.

Ne yazık ki, yoksulla zengin arasındaki makas her geçen gün daha da açılıyor.
24 yılın sonunda geldiğimiz durumun özeti budur.

İlyas Erbay

Bizi sosyal medyadan takip edin