Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
01 Ağustos, 2023 20:09 tarihinde yayınlandı
0

Karabük’te gaspçı neye uğradığını şaşırdı, o anlar kameraya yansıdı

Karabük’te bir kadını gasp etmeye çalışan şahsı belediyenin güvenlik görevlisi engelledi. O anlar bir iş yerinin güvenlik kamerasına anbean kaydedildi.

Olay, Bayır Mahallesi Menderes Caddesi’nde meydana geldi. S.A. isimli bir kadın kaldırımda yürürken yabancı uyruklu şahıs tarafından gasp edildi. Kadının çığlık sesine koşan Karabük Belediyesinde çalışan güvenlik görevlisi Tahsincan Mert Ordu şüpheli şahsın peşinden koşarak yakaladı. O anlar bir iş yerinin güvenlik kamerasına anbean kaydedildi. Yabancı uyruklu şahıs muhafaza altına alınırken durumun bildirilmesi üzerine olay yerine polis ekipleri sevk edildi. Gasp edilen kadının şikayetçi olduğu şüpheli polis merkezine götürüldü. Şahsın daha öncede aynı suçu işlediği ve arandığı öğrenildi.

“Başka bir kadının çantasını almaya yönelik girişimde bulundu”
İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine konuşan güvenlik görevlisi Tahsincan Mert Ordu, nöbet sırasında belediyeye ait bir minibüs şoförünün durarak kendilerinden yardım istediğini belirterek, “Şoför araçta yabancı uyruklu bir vatandaşın olduğunu ve inmediğini söyledi. Biz de araçtan indirmeye çalıştığımız sırada şahıs başka bir kadının çantasını almaya yönelik bir girişimde bulundu. Tabi engelledik.” dedi. Şahsın yol boyu ilerledikten sonra S.A. isimli kadını gasp etmeye çalıştığını ifade eden Ordu, “Saldırıp kaçtıktan sonra arkasından kovalayarak poşeti elinden aldık. Kadın arkadaşımıza teslim ettik. Daha sonra şahsı polis ekiplerine teslim ettik. Vatandaşlık görevimizi yerine getirdik” diye konuştu.
Ordu, gasp edilen kadının çok korktuğunu ve şüpheli şahıstan şikayetçi olduğunu aktardı. (İHA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin