Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
25 Temmuz, 2023 16:07 tarihinde yayınlandı
0

Karabük’te ENERJİSA’ya Tepki

Habersiz  ve bilgi verilmeden yapılan  elektrik kesintileri vatandaşları çileden çıkartırken, kesintilerden kaynaklı olarak bir çok vatandaşın elektronik cihazlarının zarar gördüğü ifade ediliyor.

Karabük’te bazı mahallelerde yapılan elektrik kesintileri tepkilere neden oldu. Habersiz  ve bilgi verilmeden yapılan kesintiler nedeniyle  bir çok vatandaşın elektronik cihazlarının zarar gördüğü ifade ediliyor.

Karabük’te bazı mahallelerde son günlerde yapılan  elektrik kesintileri vatandaşları bezdirdi.  Bilgi verilmeden ve aniden yapılan kesintilerin  elektronik cihazlara zarar verdiği ve bunun da  vatandaşların cebinden ekstra masraf olarak çıkığı belirtilirken, bu masrafların  aile bütçesini de etkilemeye  başladığı bildirildi.

Elektrik kesintilerinin gece saatlerinde yapılması ise yaşanan sıkıntıları daha da artırıyor. Yaşanan elektrik kesintileri ile ilgili herhangi bir bilgilendirmede bulunmayan ENERJİSA’ya tepki gösteren vatandaşlar, “Bu kadar sorumsuzluk olmaz, kesinti yapacaksınız madem bunu haber vererek yapın bizler de ona göre tedbirlerimizi alalım. Habersiz yapılan kesintiler nedeniyle elektronik cihazlarımız zarar görüyor. Yaşanan ekonomik kriz nedeniyle elektronik eşyalar astronomik rakamlara ulaştı,  bunları yeniden almak ayrı bir külfet, hem maddi hem de manevi olarak zarar görüyoruz. ENERJİSA yetkililerini bu konuda daha duyarlı olmaya davet ediyoruz” dediler.

AYNI  DURUM SAFRANBOLU VE DİĞER İLÇELERDE DE YAŞANIYOR

Öte yandan elektrik kesintilerinin sadece Karabük merkezde  yaşanmadığı, Safranbolu başta olmak üzere diğer ilçelerde yaşandığı belirtildi. Özellikle Safranbolu’da gün içersinde ve gece saatlerinde yaşanan kesintiler vatandaşları çileden çıkartırken, ENERJİSA’nın bu kesintilere kalıcı çözüm bulması gerektiği ifade edildi.

Diğer yandan kesintilerden kaynaklı olarak evlerde kullanılan elektronik cihazlarda meydana gelen zararın ENERJİSA tarafından karşılanması gerektiği belirtilirken,  bir çok vatandaşın bu konuda muhatap dahi bulamadığı belirtiliyor. (Haber Merkezi)

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin