Karabük’te “Dumansız Hava Sahası” Eğitim Seferberliği
Karabük İl Sağlık Müdürlüğü, halk sağlığını tehdit eden en önemli unsurlardan biri olan tütün ürünleriyle mücadelesini “Dumansız Hava Sahası” çalışmaları kapsamında kararlılıkla sürdürüyor.
Dünya Sağlık Örgütü tarafından, bugüne kadar karşılaşılan en büyük halk sağlığı tehditlerinden biri olarak tanımlanan tütün kullanımı; doğum öncesi dönemden başlayarak yaşamın tüm evrelerinde ciddi sağlık sorunlarına yol açıyor. Tütün kullanımının, 50’den fazlası kanser olmak üzere birçok ölümcül hastalığın temel nedenleri arasında yer aldığı vurgulanıyor.
KANUNA UYUM VE PASİF İÇİCİLİKLE MÜCADELE
Tütün kullanımının önlenmesi sürecinde, 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun hükümlerine tam uyumun hayati önem taşıdığı belirtiliyor. Pasif içiciliği önlemek ve temiz hava sahasını korumak amacıyla kamu kurumlarında denetim mekanizmaları güçlendiriliyor.
HASTANE DENETİM EKİPLERİNE YETKİ VE EĞİTİM
Bu kapsamda, ilgili kanun ve yönetmelikler doğrultusunda kamu kurum ve kuruluşlarına ait alanlarda tütün ürünü tüketenlere idari yaptırım uygulama yetkisine sahip olacak personelin eğitimi gerçekleştirildi. Karabük İl Sağlık Müdürlüğü Tütün ve Diğer Bağımlılık Yapıcı Maddelerle Mücadele Birimi hekimi Uzm. Dr. Sercan Özdemir ile denetim ekibi personeli Ayhan Aydoğdu tarafından, il ve ilçelerdeki hastanelerde oluşturulan denetim ekiplerine mevzuat ve uygulamaya yönelik eğitimler verildi. Eğitimlerini tamamlayan personel tarafından, hastaneler ve sağlık tesislerinde “Dumansız Hava Sahası” denetimlerine titizlikle devam edildiği bildirildi. İl Sağlık Müdürlüğü yetkilileri, denetimlerin aralıksız süreceğini ve toplum sağlığının korunmasının öncelikleri arasında yer aldığını ifade etti.
Kastamonu’daki gizemli yer altı yapıları definecilerin talanına uğradı
Kastamonu’nun Cide ilçesinde bulunan Gebeoğlu Tepesi’nde 500 metre uzunluğunda surlarla çevrili bölgede yer alan tarihi yer altı yapıları defineciler tarafından adeta talan edildi. Bölgede yaşayan vatandaşlar, defalarca yer altındaki odalara girdiklerini belirterek, bölgenin koruma altına alınmasını istedi.
Kastamonu’nun Cide ilçesinde bulunan Gebeoğlu Tepesi, sur kalıntıları ve köylüler tarafından uzun yıllardır bilinen yer altı yerleşim alanlarıyla dikkat çekiyor. Gebeoğlu Tepesi’nin eteklerinde yer alan ve yaklaşık 500 metre uzunluktaki usrlarla çevrili alandaki yer altı kalıntıları, defineciler tarafından talan edildi. Bölgede yaşayan vatandaşların, yer altında çok sayıda odaların ve mağaraların bulunduğunu söylediği bölgedeki yapılar, definecilerin kaçak kazıları sebebiyle tahrip edildi. Girişleri toprak yığınıyla kaplanan yapıların, Kalkolotik dönemde ve Roma İmparatorluğunun Hıristiyanlığı kabul ettikten sonra yer altı şehri olarak kullanıldığı değerlendiriliyor.
"Surlar ve duvarlar tamamen yıkılmış, odalar kaybolmuş"
Bölgede incelemelerde bulunan Kastamonu Üniversitesi Araç Rafet Vergili Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Hikmet Haberal, bölgenin incelenerek koruma altına alınması gerektiğini belirterek, "Kastamonu’da macera turizmi rotaları yapılırken, güzergahımız olan Cide destinasyonumuza geldiğimizde buraları gezdik, dolaştık. Birçok alanda dolaşırken Hasan Üle yolumuz kesişti. Hasan Ünlü’yü alan kılavuzu olarak yanımıza aldık. Hasan hocamızın bize bahsettiği yerlerde sütunlar vardı. Kaya oluşumları inanılmazdı. Bir yapı taşları olduğundan bir Horasan taşlarının harçlarla yapıldığını gördük. Arkamızdaki gördüğümüz büyük kaya kitlesinin etrafında dolaştığımızda mağara, tünel gibi yer gördük, burayı geçtik. 15-20 metre yürüdük. Daha önce geldiğimde bir ışık görüyordum ama ilerlemekte tereddüt ettim. O zaman donanımlı değildik, içeriye doğru giremedik. Şimdi geldiğimizde baktık ki tamamen kapanmış. Demek ki arka tarafına işlem yapılmış. Arka yerleşim alanıyla bir bağlantı olduğunu anlıyoruz ve orada küpler, küp parçaları var. 3 yıl önce geldiğimizde alanla şu anki alan çok farklı. 3 yıl önce geldiğimizde duvarlar, sütunlar tamamen vardı, odalar görülüyordu ama şimdi gördük ki tamamen deforme edilmiş. Bizler buranın koruma altına alınmasını istiyoruz. Burada bir geçmiş yaşam kalıntıları olduğunu anlıyoruz. Arkeologların gelip burada bir araştırma yapmasını istiyoruz. Gebeoğlu Tepesi bir savunma amaçlı kullanıldığını ve bu surların, duvarların da savunma amaçlı yapıldığını düşünüyoruz. Yıkılmış kalıntılarını gördük. Sadece yıkılmış ama anlattığına göre 300-400 metre bir sur, duvar kalıntısı var. Biz de gördük ama yıkılmış"
"Yeraltında hamam tarzı mükemmel yapılmış yerleşim yerleri vardı ama defineciler talan etmişler"
Yeraltında bulunan yapıların içerisine defalarca girdiğini söyleyen Hasan Ünlü isimli vatandaş ise, "Emekli olduktan sonra buraya pikniğe geldim. Orada bir arkadaşa denk geldik, muhabbet sırasında dedi ki ’burada yeraltında şehir var, evler var’ dedi. Geldik baktık, o zaman şu anki halinden yüzde 80 daha iyiydi. Yapı olduğu gibi belli oluyordu. Oval biçimde bir yapı, 2 metre derinliğindeydi. Oradan karşıdaki odaya geçiliyordu. Oradan aşağıya doğru bir kapı açılıyordu. Ama şimdi defineciler talan etmişler. Burayı, araştırılması için her gelen kişiye gösterdim. Buradan içeriye doğru herkes gitti. Sanırım buranın karşısında bir çıkış var. Gittiler, karanlıktan geri dönüp çıktılar. 15-20 metre kadar ileriye doğru gidildi ama ben girmedim. Yukarı kısımda da düzlük var. Bir akşam oraya çıktım. Oradan korktum, çünkü orada düz bir alan var ve altında yerleşim yeri olduğu çok belli oluyor. Aşağıda kazı yapılan yerin yanından çıkışı var. Kaçakçılar talan etmişler ama mükemmel bir yapı var. Altta mükemmel yapılar, hamam tipi yerleşim yeri var. Ben defalarca gördüm, geldim, gezdim. Çok ekip getirdim, onlar da incelediler" diye konuştu.