Reklam
Reklam
78 1
Haber Merkezi Avatarı
Haber Merkezi tarafından
24 Mart, 2025 15:38 tarihinde yayınlandı
0

Karabük’te Demir Çelik Anadolu Lisesi ve Ölçme Değerlendirme Merkezi İnşaatı Hızla Devam Ediyor

Karabük’te, hayırsever iş insanı Bayram Demir tarafından yaptırılan Demir Çelik Anadolu Lisesi ve Ölçme Değerlendirme Merkezi’nin inşaatı ile çevre düzenleme çalışmaları tüm hızıyla sürüyor.

Millî Eğitim Bakanlığı’nın gerçekleştirdiği deprem analizleri sonucunda 2023 yılında yıkımına karar verilen, kentin köklü eğitim kurumları arasında yer alan Demir Çelik Anadolu Lisesi, yeni yüzüyle eğitim camiasına kazandırılmak için gün sayıyor.

İnşaat alanında yürütülen çalışmalar, hem öğrencilerin hem de öğretmenlerin daha modern ve güvenli bir eğitim ortamında faaliyet göstermesini sağlamak amacıyla titizlikle gerçekleştiriliyor. Bayram Demir’in destekleriyle devam eden projede, sosyal donatı alanları ve yeşil alanlar da oluşturularak, öğrencilerin ders dışında da vakit geçirebilecekleri bir atmosfer yaratılması hedefleniyor.

Projenin tamamlanmasıyla birlikte, Demir Çelik Anadolu Lisesi’nin ve Ölçme Değerlendirme Merkezi’nin, modern eğitim şartlarına uygun bir şekilde eğitim vermesi bekleniyor. Karabük’teki eğitim standartlarını yükseltmeyi amaçlayan bu çalışma, bölgede eğitim kalitesinin arttırılmasına da büyük katkı sağlayacak.

Yetkililer, inşaatın en kısa sürede tamamlanarak, öğrencilerin hizmetine sunulması için var güçleriyle çalıştıklarını belirtiyor. Karabük halkı, bu önemli projeye duyulan özlemi ve heyecanı dile getirirken, yeni okul binasının hem eğitim alanında hem de sosyal yaşamda olumlu bir etki yaratacağına inanıyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin