Reklam
Reklam
saglik kapak 779x436 1
Mustafa Akgün Avatarı
Mustafa Akgün tarafından
07 Nisan, 2025 11:40 tarihinde yayınlandı
0

Karabük’te Dahil 81 İlde Sağlık Üzerine Farkındalık Artış Kazandı

Her yıl 7 Nisan’da kutlanan Dünya Sağlık Günü, bu yıl “Anne ve Yenidoğan Sağlığı” temasıyla gerçekleştiriliyor.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından belirlenen bu tema, sağlık hakkının önemine dikkat çekmeyi amaçladı. DSÖ Anayasası’nın 1948 yılında yürürlüğe girmesiyle başlayan bu gelenek, her yıl sağlık sorunları ve çözümleri üzerine farkındalık yaratmak için bir fırsat sunuyor.

Bu yılki etkinlikler, toplumların sağlık bilincini artırmaya yönelik birçok organizasyon ve toplumsal kuruluş tarafından desteklendi. Sağlık alanında yaşanan gelişmelerin yanı sıra, 2020 yılı dünya verilerine göre 287 bin’e yakın anne hayatını kaybetti. Aynı zamanda bulaşıcı olmayan hastalıklar (kalp, kanser gibi) dünya çapında %63 oranını oluşturduğu göz önüne alındığında, bu hastalıkların önlenmesi için alınması gereken önlemler bir kez daha hatırlatıldı. Özellikle yeni pandemilere karşı aşılama ve bağışıklık kazanma konuları büyük önem taşıyor.

Düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin sağlık üzerindeki olumlu etkileri, etkinliklerde katılımcılara aktarıldı. Uzmanlar, sağlıklı yaşam tarzının benimsenmesinin kanser ve kalp hastalıkları gibi ciddi sağlık sorunlarının riskini azalttığını belirtti. Sağlık Bakanlığı, halk sağlığının korunmasına yönelik çeşitli hizmetlerin, toplumun sağlık okuryazarlığını artırmaya yönelik eğitimlerle destekleneceğinin önemine işaret etti. Türkiye’de 81 ilde sağlık sorunlarına dair bilgiler edinmek artık hem daha kolay hem de daha güvenilir hale getirildi.

Dünya Sağlık Günü kapsamında düzenlenen etkinlikler, sadece sağlık sorunlarına dair bilgilerin paylaşılmasıyla sınırlı kalmadı. Aynı zamanda, sağlıklı yaşam tarzının benimsenmesi ve sağlık haklarının korunması için 7-11 Nisan tarihleri arasında toplumun bilinçlendirilmesi amacıyla birçok ülkede çeşitli seminerler ve çalıştaylar gerçekleştirileceği bildirildi.

Bu yılki kutlamalarda, masum sivillerin hayatını kaybettiği, yaralı çocukların sağlık hizmetlerine ulaşamadığı günümüzde, insanı odağa alan bir sağlık sistemi oluşturmanın gerekliliği vurgulandı. Gelecek nesillerin, sağlık hakkına kolaylıkla erişebileceği bir dünya dileğiyle, 7 Nisan Dünya Sağlık Günü etkinlikleri ilgi çekmeye ve farkındalık yaratmaya devam ediyor.

Dünya Sağlık Günü’nün, sağlık hakkının evrensel bir insan hakkı olarak kabul edilmesi ve tüm bireylerin sağlıklı bir yaşam sürdürebilmesi için gerekli adımların atılması adına bir fırsat sunduğu bir kez daha ifade edildi. 7 Nisan, herkesin sağlık hakkına sahip olduğu ve bu hakkı savunmanın öneminin bir kez daha hatırlandığı özel bir gün olarak kutlanıyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin