Reklam
Reklam
78 1 jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
21 Temmuz, 2024 13:00 tarihinde yayınlandı
0

Karabük’te böyle sendikal mücadele görülmedi

Karabük’te bir tekstil firmasında örgütlenmeye çalışan Öz İplik İş Sendikası’nın müzikli eylemine firma yetkilileri de ‘Erik Dalı’ ve Mehter Marşı çalarak karşılık veriyor.
Öz İplik İş Sendikası, Organize Sanayi Bölgesinde bulunan KARGİSAN Tekstil Fabrikası’nda örgütlenmek amacıyla yaklaşık 10 gündür müzikli eylem yapıyor. Müzikli eylemden işçilerin rahatsız olduğu gerekçesiyle şikayetçi olan firma yetkilileri yardım bekliyor. İstedikleri sonucu alamayan yetkililer sendikanın bir haftadır müzikli eylemine, kurduğu ses sisteminden ‘Erik Dalı’ ve 2Mehter Marşı’ çalarak karşılık veriyor.
İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine konuşan firma ortaklarından Halil Şahin, “Sendikaların bu kadar tacize dayalı, bir işletmeyi bu kadar rahatsız edecek şekilde davranmalarını anlamıyorum. Yabancı müşterilerimiz var. Uluslararası çalışır durumdayız. Dünyanın her yerinden müşterilerimiz var. Karşımıza geçip bu şekilde hem bizi taciz eden hem yerli yersiz suçlamalarda bulunan bu sendikacı arkadaşların bu eylemlerine birilerinin müdahale etmesi gerektiğini düşünüyorum. Şu ana kadar başvurduğumuz yerlerden herhangi bir sonuç alamadık. Burada çok ciddi şekilde rahatsızlığımız var. Bu işletme öyle sıradan bir işletme değil. Dünyanın her tarafında mal yapan bir işletme. Son 10 yılın da hemen hemen her yıl vergi rekortmeni olan bir firma. Bizi bunların kanunsuz, gayriahlaki yaptıkları eylemden koruyacak ülkemizde kimse yok mu diye merak ediyorum. Güvenlik güçlerimize bu konuyla ilgili suç duyurusunda bulunduk ama bir sonuç alamadık” dedi.
Fabrikada 250’ye yakın işçinin çalıştığını belirten Şahin, “Burada yaklaşık 250’ye yakın insan çalışıyor. Yerli yersiz gelip karşıda çok yüksek sesle müzik çalıyorlar. Çok yüksek sesle müzik çalmaları bir yana yerli-yersiz ithamlarda bulunuyorlar. Yalan beyanlarda bulunuyorlar. İşletmemizin içinde hiç görülmemiş, bugüne kadar yaşanmamış konularla ilgili dışarıdan saldırı yapıyorlar” diye konuştu.

“Teklifime hiçbir şekilde yaklaşmadılar”
“Sendikalara, sendikalaşmaya, ülkemizin demokratik sayılan kurum ve kuruluşlarına karşı bir itirazımız yok” diyen Şahin, “Yönteme itirazımız var. Yöntemden çok rahatsızız. Dolayısıyla nasıl bu iş olması gerekiyorsa işletmenin içinde yapılanabilirler, üye kaydı yapabilirler. Zaten üye kayıtları da bir hayli kolaylaşmış günümüzde. Dolayısıyla burada etkili olurlarsa ki kendileri 55’e yakın üyemiz olduğunu ifade ediyorlar. Bunun ne kadar gerçekçi olduğunu bilmiyorum. Ben kendilerini aslında şu teklifte de bulundum. Gelin burada eğer 55 üyeniz varsa, toplantı yapın, görüşün. İşletmenin içinde çalışmaya başlayın anlamında teklifte de bulundum. Öyle sanıyorum ki bu 55 üye sözü çok doğru görünmüyor. Çok doğru görünmediği için de benim bu teklifime hiçbir şekilde yaklaşmadılar” ifadelerini kullandı.
Öz İplik İş Sendikası Karabük İl Başkanı Yavuz Bayıryol da üye olan işçilerin çağrıları üzerine 10 gündür eylem gerçekleştirdiklerini dile getirdi.

“Eylemlere müzikle başlarız”
Örgütlenmenin bir haftadır devam ettiğini aktaran Bayıryol, “Her gün 5’er 10’ar üyelik geliyor. Şu anda 50’nin üzerine çıkmış bulunmaktayız. Arkadaşlar istediği sürece biz her zaman buradayız. Sabah, akşam, öğlen fark etmez. Bir üyemiz kalsa bile sonuna kadar savaşacağız. Zaten her yerde her fabrikanın önünde ilk başta müzikle başlarız. Sesimizi duyurmak istiyoruz bütün işçilere” diye kendilerini savundu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin