blank
Berkay Doğan tarafından
19 Nisan, 2025 12:13 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Karabük’te Birlikten Doğan Güç

Milletvekili Şahin: “Karabük; hem sanayi geçmişi hem de kültürel yapısıyla sivil toplum potansiyeli yüksek şehirlerimizden biridir.”

AK Parti Genel Sekreter Yardımcısı ve Karabük Milletvekili Cem Şahin, Karabük Valiliği tarafından yürütülen “İşte Birlik, Güçte Birlik Karabük” Projesi’nin Eylem Planı Lansman Toplantısına katıldı.

100. Yıl Kültür Merkezinde düzenlenen toplantıda konuşan Şahin, bugün burada yalnızca bir projenin lansmanında değil, aslında bir gönül seferberliğinin etrafında toplandıklarını söyledi.

Sivil toplumun, bireylerin kendi iradeleriyle oluşturdukları, gönüllülük esasına dayalı olarak işleyen; toplumsal sorunlara duyarlılık gösteren örgütlü yapılar olduğunu belirten Şahin, kamu ve sivil toplum iş birliğinin, çok yönlü bir toplumsal kalkınma modeli olduğunun altını çizdi. 
Bu iş birliğinin hem kamu hizmetlerinin daha etkin sunulmasını sağladığını hem de vatandaşların karar alma süreçlerine katılımını artırdığını ifade eden Şahin, şöyle devam etti:

“İşte Birlik, Güçte Birlik Karabük” diyerek çıktığımız bu yolda; kamu ve sivil toplum kuruluşlarımızın el ele vermesiyle doğan sinerjinin bu şehre çok güçlü ve kalıcı katkılar sunacağına yürekten inanıyorum.
Zira sivil toplum, sadece dernek ya da vakıf demek değildir. Sivil toplum; sorumluluğun ve gönüllülüğün kurumsallaşmış halidir. Sorunlara en önce temas eder, çözüm önerileri üretir, dayanışma ruhunu canlı tutar.
Kamu ise bu önerileri hayata geçirme iradesini ve imkânını temsil eder. İşte bu iki yapı yan yana geldiğinde; sadece hizmet değil, güven üretir, gelecek üretir…”

    • “Güçlü bir gönüllülük kültürü mevcuttur”

    “Biz Karabük olarak bu ruhu tanıyoruz, bu birlikteliği biliyoruz.” Diyen Şahin, şunları kaydetti:
    “Karabük; hem sanayi geçmişi hem de kültürel yapısıyla sivil toplum potansiyeli yüksek şehirlerimizden biridir.
KARDEMİR gibi güçlü bir sanayi aktörü, Safranbolu gibi kültürel bir miras, üniversitemiz gibi bilimsel merkezler ve hayırseverlerin katkılarıyla şekillenen güçlü bir gönüllülük kültürü mevcuttur.
Bu anlamda Karabük, kamu ve sivil toplum iş birliğinin başarıyla örneklenebileceği öncü bir modeldir.
    Üniversitemiz, KARDEMİR’, hayırseverlerimiz ve eğitim kurumlarımız arasında yıllardır süren ve örnek gösterilen güçlü iş birliği vardır.”

    • “Elini değil, gönlünü taşın altına koyan tüm sivil toplum kuruluşlarımıza şükranlarımı sunuyorum.”

    Bugün bu iş birliği kültürünü daha da yaygınlaştırmak, daha çok alana taşımak için yeni bir adım atıklarındandan bahseden Şahin, sözlerini şu ifadeleriyle tamamladı:
“Eğitimde, sağlıkta, çevre duyarlılığında, sosyal yardımlarda, afet yönetiminde… Her alanda “gönüllü yürekler” ile “kamusal irade” omuz omuza çalışacak.” Sizlerin özverisiyle; bir çocuğun eğitim hayatı değişecek, bir yaşlının yüzü gülecek, bir engelli vatandaşımızın hayatı kolaylaşacak.

    İşte bu yüzden gönüllülük, sadece bir faaliyet değil; bir yaşam biçimi, bir millet olma bilincidir. Bu vesileyle, bu önemli projeye öncülük eden ve katkı sunan tüm kamu birimlerimize ve elini değil, gönlünü taşın altına koyan tüm sivil toplum kuruluşlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Bu iş birliğinin Karabük’ümüze, bölgemize ve ülkemize hayırlar getirmesini diliyor; her birinize yürekten teşekkür ediyorum.”

    Haber videosu için TIKLAYINIZ!

    Bizi sosyal medyadan takip edin
    blank
    Avatarı
    Ihlas Haber Ajansı tarafından
    30 Ocak, 2026 00:22 tarihinde yayınlandı
    Okuma Süresi: 2dk
    Yorum: 0

    Akaryakıt istasyonu faciasında keşif: Acılı anne olay yerine ilk kez geldi, gözyaşlarına boğuldu

    Samsun’da bir akaryakıt istasyonunda meydana gelen heyelanda eşi ve iki kızını kaybeden, kendisi ise yaralı kurtulan Çiğdem Kaya, facianın yaşandığı olay yerinde yapılan keşfe ilk kez katıldı. Keşif sırasında büyük acı yaşayan Kaya, gözyaşlarını tutamadı.
    Samsun’un Canik ilçesinde, Lovelet AVM yanında bulunan akaryakıt istasyonunda 27 Nisan 2025 gecesi meydana gelen olayda, oto yıkama bölümünde aracını yıkayan Adem Kaya (35) ile kızları Açelya Mina (7) ve Ayla (5), toprak kayması sonucu göçük altında kalarak hayatlarını kaybetmiş, anne Çiğdem Kaya (31) ise yaralı olarak kurtarılmıştı. Olayla ilgili olarak akaryakıt istasyonu sahibi ve müdürünün yargılandığı dava Samsun 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam ederken, dosya ileri bir tarihe ertelenmişti.
    Tazminat davasının görüldüğü Samsun 1. Tüketici Mahkemesi, facianın meydana geldiği akaryakıt istasyonunda keşif yaptı. Akaryakıt istasyonu sahibi Gedikli Petrol ile ana distribütör firma Opet aleyhine açılan tazminat davası kapsamında gerçekleştirilen keşfe dört bilirkişi katıldı. Keşifte bir inşaat mühendisi, bir jeoloji mühendisi, bir harita mühendisi ile iki iş güvenliği uzmanı yer aldı. Ayrıca Ağır Ceza Mahkemesi tarafından mahalle bilirkişisine gönderilen raporun da beklendiği öğrenildi.
    Olayda kusuru bulunduğu değerlendirilen Samsun Büyükşehir Belediyesi, Canik Belediyesi, Karayolları ve DSİ aleyhine de idare mahkemesinde ayrı bir tazminat davası açıldığı bildirildi.
    Kaya ailesinin avukatı Kartal Akcan, keşif sırasında mahkeme heyetine önemli tespitlerde bulunduklarını belirterek, "Burası yüzde 80-90 eğimli, bir binanın duvarı gibi dik bir alan. Kayaların yüksekliği 10 ila 15 metre. Buradaki en büyük eksiklik palyeli bir teknik donanımın yapılmamış olmasıdır. Palyeli sistem olsaydı büyük kütlelerin aşağı düşmesi engellenebilirdi. Her 4-5 metrede bir basamak yapılması gerekiyordu. Palyeli yapı olsaydı belki şu an bu aile hayatta olacaktı. Burada çok büyük bir kusur var. Akaryakıt istasyonu işletmecisi ve ana dağıtıcı firmanın yanı sıra Büyükşehir Belediyesi, Canik Belediyesi, Karayolları ve DSİ’nin de kusuru olduğu kanaatindeyiz. Bu nedenle idare mahkemesine de dava açtık" dedi.
    Keşif sırasında ilk kez olay yerine gelen Çiğdem Kaya ise gözyaşına boğuldu. Çiğdem Kaya, yaşadığı acıyı şu sözlerle dile getirdi:
    "İlk defa geliyorum. Burada durmak ve konuşmak benim için o kadar zor ki. 27 Nisan 2025’te burada bir kıyamet koptu. Cehennem azabı gibiydi. O cehennem ateşi benim burama girdi, sönmüyor, gitmiyor. Bir ihmalkârlık, bir sorumsuzluk yüzünden ailemi kaybettim. Ailem yok oldu. Beni mezarlıklardan, buralardan mecbur bırakıp taşınmaya zorladılar. Beni Samsun’a sığdıramadılar. Bunu da sürekli söyleyeceğim. Gördüğünüz gibi AVM kapatılacak denildi ama AVM hâlâ işliyor. Ülkemizde adalet istiyoruz. Çocuklarımız, gençlerimiz artık ölmesin. Adalet olsun."

    Bizi sosyal medyadan takip edin