Reklam
Reklam
888
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
21 Mart, 2025 11:02 tarihinde yayınlandı
0

Karabük’te 8 milyon TL’lik dolandırıcılık olayında 10 kişi tutuklandı

Karabük merkezli 6 ilde düzenlenen operasyonda sosyal medya üzerinden yatırım vaadiyle 8 milyon TL’lik vurgun yapan 12 şüpheliden 10’u tutuklandı.

İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, sosyal medya platformları üzerinden yatırım yaparak kar etme vaadiyle ve kapora alma yöntemiyle dolandırıcılık yapan şüphelilere yönelik çalışma başlattı. Şüphelilerin 17 ilde 34 kişiyi yaklaşık 8 milyon lira dolandırdığı ve elde ettikleri parayı kripto varlıklar üzerinden kaybetmeye çalıştıkları belirlendi. Bu çerçevede Karabük merkezli Adana, Mersin, Ankara, İstanbul ve Giresun’da belirlenen adreslere eş zamanlı düzenlenen operasyonlarda 12 şüpheli gözaltına alındı. İşlemlerinin ardından Karabük Adliyesi’ne sevk edilen şüphelilerden 10’u tutuklandı, 2’si savcılık ifadesinin ardından serbest bırakıldı.

Karabük Valisi Mustafa Yavuz, operasyonu koordine eden Karabük Cumhuriyet Başsavcılığına ve operasyonu gerçekleştiren İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerine teşekkür etti. Vali Yavuz, vatandaşların huzur ve güvenliği için suç ve suçlularla mücadeleyi kararlılıkla sürdürdüklerini belirterek, “Özellikle sosyal medya üzerinden yapılan yatırım vaadi gibi dolandırıcılık girişimlerine karşı dikkatli olunmalı ve itibar edilmemelidir. Karabük’ün huzuru ve güvenliği için bundan sonra da suç ve suçlarla mücadelemiz kararlılıkla devam edecektir” dedi.

AW417126 01
Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin