Karabük’te 2025’in İkinci İstihdam Kurulu Toplantısı Yapıldı - Karabük Haber Postası
23
Mustafa Akgün Avatarı
Mustafa Akgün tarafından
25 Nisan, 2025 10:18 tarihinde yayınlandı
0
0

Karabük’te 2025’in İkinci İstihdam Kurulu Toplantısı Yapıldı

Karabük’te istihdamın geliştirilmesi ve işsizliğin önlenmesi amacıyla düzenlenen İl İstihdam ve Mesleki Eğitim Kurulu’nun 2025 yılı ikinci toplantısı, Vali Mustafa Yavuz’un başkanlığında Valilik Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi.

Toplantının sekretaryası, Çalışma ve İş Kurumu Karabük İl Müdürlüğü (İŞKUR) ile İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından yürütüldü.

Toplantıya; Vali Yardımcısı Erol Özkan, Karabük Belediye Başkan Yardımcısı Kamil Temel, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Şerafettin Kelleci, Karabük Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Fatih Çapraz, İŞKUR İl Müdürü Sinan Karademir, çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarının müdürleri ile kurul üyeleri katılım sağladı.

2025’İN İLK ÇEYREĞİ DEĞERLENDİRİLDİ

Toplantıda, İŞKUR İl Müdürü Sinan Karademir tarafından 2025 yılının birinci çeyreğine kadar gerçekleştirilen faaliyetler hakkında katılımcılara kapsamlı bir sunum yapıldı. Sunumda, il genelinde işgücü piyasasının durumu, yürütülen projeler ve elde edilen veriler aktarıldı. Ayrıca, İŞKUR personelleri tarafından istihdam ve mesleki eğitim alanında yapılan çalışmalar detaylandırılarak paylaşıldı.

İSTİHDAMI ARTIRACAK YENİ ADIMLAR MASAYA YATIRILDI

Toplantının devamında, istihdamı artırıcı ve iş gücü piyasasını canlandırıcı yeni projeler ile aktif iş gücü programları değerlendirildi. Kurul üyeleri, ilin ihtiyaçları doğrultusunda hangi mesleklerde nitelikli eleman ihtiyacı bulunduğu, bu alanlara yönelik hangi kursların açılabileceği ve özel sektörle iş birliği imkanları üzerine görüş alışverişinde bulundu. Toplantı, gündemdeki konuların karara bağlanmasının ardından sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
xa2
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
24 Mart, 2026 10:38 tarihinde yayınlandı
0
0

PARADOKSAL BİR ŞEKİLDE DERİN BİR İLETİŞİMSİZLİK YAŞIYORUZ

İletişim çağında, dijitalleşmenin sağladığı sınırsız imkânlara rağmen, paradoksal bir şekilde derin bir iletişimsizlik yaşıyoruz. Elektronik cihazlar uzakları yakınlaştırsa da, yüz yüze iletişimi azaltarak en yakınımızdakileri (aile, dostlar) bizden uzaklaştırıyor. Bilgi akışı çok hızlı olsa da, duygusal derinlik ve gerçek etkileşim azalıyor.

Bir bayramı daha geride bıraktık. Uzakta olan Arkadaşlarımızın, dostlarımızın, akrabalarımızın bayramlarını elimizdeki telefonlarla aramak yerine bilindik cümlelerle toplu mesajlar çekerek güya kutladık.
Bazılarımıza en yakın bildiklerimizden o mesajlar da gelmedi.

İletişimin en zor olduğu çocukluk ve gençlik yıllarımızda bugünkünden çok daha güçlü iletişim kuruyorduk. O yıllarda mektup ve bayram kartları vardı. PTT bunları bir haftada adresine ulaştırırdı. Saklardık koklardık onları, defalarca okurduk. Samimiyet, sıcaklık, içtenlik kokardı o kağıt parçaları.

İnsanı değerlerimizi o kadar hızlı yitirdik ki, ne eski dostluklar kaldı, ne samimiyet ne de vefa kaldı.

Oysaki, vefa, dostluğun ve insanlık onurunun en kıymetli hazinesi, sevgiyi kalıcı kılan sadık bir bağlılıktır. Sözünde durmayı, zor günde yanında olmayı ve iyilikleri unutmamayı ifade eden vefa, vefasızın meclisinde aranmayacak kadar ağır bir yüktür.

Bizim çocukluk ve gençlik yıllarımız; Komşuluk. Arkadaşlık, Dostluk. gibi kavramların gerçekten anlam bulduğu yıllardı. Sözün senet olduğu, insanların birbirine güven duyduğu yıllardı.

Kredi kartlarımız, internetimiz, cep telefonlarımız, bilgisayarlarımız, evlerimizde kombilerimiz yoktu. Televizyonla bile çok sonra tanıştık. Fakat çok mutluyduk.
Hayallerimiz vardı, yarınlardan umutluyduk.
Ülkemiz, ailemiz ve çocuklarımızın geleceği için kaygılarımız yoktu.,…

Şarkı sözleri bile bambaşkaydı;
“Nasılda koşuşurduk bahçelerde.
Şarkı söylerdik mehtaplı gecelerde.
Sen bana, ben sana komşu evlerde…
Kök sarmaşıklar gibi sarıldık o yaz…”

“Okul yolu sensiz ölüm kadar sessiz…
Eylül’de gel okul yoluna
Konuşmadan yürüyelim.
Gireyim koluna…
Görenler dönmüş, hemde mutlu desinler.
Ağaçlar sevinçten başımıza konfeti gibi yaprak dökecekler
Yaprak dökecekler…”
Ne güzel sözler değil mi?

Şimdi öyle mi?
“Tadı yok ne baharın ne yazın.
Kalmadı tesellisi ne şarkının ne sazın…”
Yaşam artık, Muzaffer İlkan’ın bu hicaz bestesindeki gibi…
Savaşlar, depremler, afetler, ruhunu yitirmiş beton şehirler. Tüm bunlara rağmen yaşama tutunmaya çalışan insanlar…

Ne oldu bize böyle? Artık anılar da teselli etmiyor…

İlyas Erbay