Karabük’te 2017 yılında 517 ölümlü ve yaralanmalı trafik kazası yaşandı  - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
27 Haziran, 2018 13:50 tarihinde yayınlandı
0
0

Karabük’te 2017 yılında 517 ölümlü ve yaralanmalı trafik kazası yaşandı 

Türkiye İstatistik Kurumu istatistiklerine göre Karabük’te  2017 yılında 517 adet ölümlü yaralanmalı trafik kazası yaşandı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TUİK) Zonguldak Müdürlüğü 2017 yılı Karayolu Trafik Kaza İstatistiklerini açıkladı. Yapılan açıklamaya göre, Türkiye İstatistik Kurumu (TUİK)  Karabük ilinde 517  adet ölümlü yaralanmalı trafik kazası meydana geldi. Yine müdürlüğe bağlı Zonguldak ilinde 1.140 ölümlü yaralanmalı trafik kazası meydana geldi. Bartın  ilinde ise 532 adet ölümlü yaralanmalı trafik kazası yaşandı. 2017 yılı Ülke genelinde ise 182 bin 669 adet ölümlü yaralanmalı trafik kazası meydana geldi. Kazalarda ölenlerin yüzde 43,2’si araç sürücüleri olurken, yüzde 34,2 yolcu, yüzde 22,6’sıda yayalar oldu.

“ÖLÜMLÜ YARALANMALI KAZALAR EN FAZLA TEMMUZ EN AZ ŞUBAT AYINDA OLDU”
Türkiye’de 2017 yılında meydana gelen 182 bin 669 ölümlü yaralanmalı kazanın aylara göre dağılımına bakıldığında Temmuz ayı yüzde 11 pay ile en fazla kazanın meydana geldiği ay olurken Şubat ayı yüzde 5,6 pay ile en az kazanın meydana geldiği ay oldu. Haftanın günlerine göre bakıldığında ise ölümlü yaralanmalı kazaların yüzde 15,1 pay ile en fazla Cumartesi günü ve yüzde 13,7 pay ile en az Salı günü gerçekleştiği görüldü.

Bizi sosyal medyadan takip edin
boynunda kemoterapi kalbinde meslek aski iki farkli kanser ile mucadele eden hekimin sarsilmaz azmi FhYjKkP6
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
26 Mart, 2026 12:07 tarihinde yayınlandı
0
0

Boynunda kemoterapi, kalbinde meslek aşkı: İki farklı kanser ile mücadele eden hekimin sarsılmaz azmi

Samsun’da akciğer ve pankreas kanseriyle aynı anda mücadele eden ve boynuna bağlı kemoterapi ilacıyla çalışmasını sürdüren kadın hekim yaşadığı zorlu sürece rağmen görevinden kopmayarak örnek bir duruş sergiliyor.

Samsun’da yaşayan 58 yaşındaki Acil Tıp Hekimi Bendegül Kuruçelik, 35 yıllık meslek hayatında sayısız hastaya şifa oldu. Bugün ise hem hekim hem hasta olarak hayat mücadelesini sürdüren Dr. Bendegül Kuruçelik, yaşadığı zorlu sürece rağmen görevinden kopmayarak örnek bir duruş sergiliyor. FBM Tıp Merkezi’nde acil doktoru olarak çalışan ve iki çocuk annesi olan Kuruçelik, kendisine konulan akciğer ve pankreas kanseri tanılarının ardından zorlu bir tedavi sürecine girdi. Geçirdiği ameliyatların ardından kısa sürede yeniden görevine dönen deneyimli hekim, mesleğine olan bağlılığını bir an olsun kaybetmedi.

Boynuna bağladığı aparat ile hem kemoterapi alıyor hem çalışıyor

Kemoterapi sürecinin fiziksel olarak oldukça yıpratıcı olduğunu ifade eden Dr. Kuruçelik, buna rağmen çalışmanın kendisine güç verdiğini belirtti. Boynuna takılı cihaz aracılığıyla 48 saat boyunca kemoterapi ilacı aldığını dile getiren Kuruçelik, “Akciğer ve pankreas kanseriyim. Kendi tanılarımı kendim koydum. Ameliyatlardan bir ay sonra çalışmaya başladım. Beni hayata bağlayan iki şey oldu: Kızlarım ve işim. İşimi yaptığım sürece sağlıklıyım. İşimi yapamamak kaygısı, hastalıktan daha çok korkuttu beni. İşimi yaptığım sürece hastalığımı unuttum ve tedaviye çok daha rahat devam edebildim. Bu süreç gerçekten çok zorlu. Hekimken bunun empatisini tam anlamıyla yapamıyormuş insan. Hasta olunca bunun ne demek olduğunu anlıyorsunuz. Kemoterapi zor bir süreç; bu süreçte çalışmak ise daha da zor. Bu anlamda FBM Tıp Merkezi bana kucak açtı. Kanser hastası bir hekimle çalışıyorlar” dedi.

“Bir daha dünyaya gelsem yine acil hekimi olurdum”

Kemoterapi ilacı alırken çalışmanın zorluklarını anlatan Dr. Kuruçelik, “Tabii ki sıkıntılarım oluyor. Bu sıkıntıları annelik ve meslek aşkımla minimize ediyorum. Kemoterapim hâlâ devam ediyor. Boynuma taktığım bir cihazla, 48 saat boyunca damardan ilaç alıyorum. Yan etkileri oldukça fazla: Ödem yapıyor, nöropatiye neden oluyor. Elleriniz ve ayaklarınız uyuşuyor. Soğuk bir şeye temas edemiyorsunuz. Gerçekten zor bir süreç. Bugünlere geldiğim için elbette çok mutluyum. Arkadaşlarım ilk zamanlarda çok endişeliydi. Benim rahatlığımı gördükçe onlar da rahatladılar. Hastalarım da memnun. Hatta şaşırıyorlar; boynumdaki cihazın ne olduğunu soruyorlar. Kanser hastası olduğumu öğrenince bana daha farklı bir saygıyla bakıyorlar. Bir daha dünyaya gelsem yine acil hekimi olurdum” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin