Kardemir Karabükspor Kulüp Başkanı Hikmet Ferudun Tankut: “Kalan 4 Maçı Alarak Devreyi Lider Tamamlamak İstiyoruz”
PTT 1. Lig takımlarından Kardemir Karabükspor’un Kulüp Başkanı Hikmet Ferudun Tankut, kalan 4 maçı da alarak devre arasına lider olarak girmek istediklerini söyledi.
Haftayı lider kapattıklarını hatırlatan Başkan Tankut, “Alanyaspor maçına galibiyet parolasıyla gitmiştik ancak bir puanla dönmek zorunda kaldık. Çok yoğun bir yağmur vardı ve saha çok ağırlaştı. Top hakimiyeti ve oyun kurmanın verdiği zorluğa rağmen oyuncularımızı mücadelesinden dolayı tebrik ediyorum. 13. hafta itibari ile Samsunspor’un yenilmesiyle haftayı lider kapattık. Kalan 4 maçımızı da kazanarak, maksimum puanla devreyi lider kapatmak istiyoruz” dedi.
Başkan Tankut, ihtiyaç duyulduğu takdirde takıma takviye yapılacağını ifade ederek, sezonu lider tamamlayıp Süper Lig’e tekrardan yükselmek istediklerini kaydetti.
13 HAFTADA 4 TAKIM LİDERLİK KOLTUĞUNA OTURDU
PTT 1. Lig’de 13. hafta geride kalırken, bu süre zarfından liderlik koltuğuna 4 takım arasında değişti.
Ligin ilk haftasını lider kapatan Samsunspor, ikinci hafta koltuğu Karabükspor’a devretti. Ligin 3. ve dördüncü haftasını lider kapatan Adana Demirspor’un ardından liderlik koltuğunu yeniden alan Samsunspor, 5, 6 ve 7. haftayı lider kapatmayı başardı. Ligin 8. haftasında Alanyaspor’a 3-2 mağlup olan Samsunspor liderliği Vartaş Elazığspor’a devretti. Ligin 9. haftasında Samsunspor – Kardemir Karabükspor maçının golsüz sona ermesi ile kırmızı-mavili takım 18 puanla liderlik koltuğuna 7 hafta sonra yeniden oturdu. 3 maç aradan sonra liderliği geri alan Samsunspor, ligin 10, 11 ve 12. haftalarını lider kapatmayı başardı. Ligin 13. haftasını Girensunspor mağlubiyeti ile kapatan Samsunspor, liderlik koltuğunu Alanya ile deplasmanda 1-1 berabere kalan Karabükspor’a kaptırdı.
13 haftalık periyotta rakip fileleri 15 kez havalandıran kırmızı-mavili ekip, ligin en az gol yiyen takımı olarak kalesinde ise 9 gol buldu. Karabükspor 13 haftada maç başına 1,76’lık ortalama ile 23 puanla birinci sırada yer alıyor.


Karabükspor Liderliği Bırakmak İstemiyor
BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı
Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.
Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.
Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı
Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.
Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.
“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”
Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.
Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.
İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.


