Karabük Postası tarafından
20 Ağustos, 2023 13:49 tarihinde yayınlandı
A+ A-
Okuma Süresi: 2dk
Yorum Sayısı: 0

Karabüklü boksörlerin hedefi altın madalya

Karabük’te boksörler eylül ayında Kocaeli’de düzenlenecek U22 Türkiye Boks Şampiyonası’na milli boksör eşliğinde hazırlanıyor. Karabük Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ve Baykan Arslan Boks Okulu Spor Kulübü boksörleri İlke Yağmur Pekşen, Sena Nur Yüksel, Berkan Arslan ve Emirhan Ünsal, altın madalya hedefliyor. Kocaeli’de 3-10 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek olan U22 Türkiye Boks Şampiyonası’na Antrenör Baykan Arslan’ın yanı sıra Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Boks Antrenörü ve milli boksör Eda Yenilmez ile hazırlanan boksörler hedeflerinin altın madalya olduğunu söyledi. Antrenör Baykan Arslan şampiyona için çok çalıştıklarını belirterek, "Yaklaşık bir aydır sabah-akşam olmak üzere iki antrenman hatta bazen özel olarak idman yaptığımızda günde üç idman yaptığımız oluyor. Sporcularımızın ilimizi en iyi şekilde temsil edeceğine inanıyorum" dedi. Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Boks Antrenörü ve aynı zamanda milli boksör olan Eda Yenilmez ise tecrübe kısmında daha çok yardımda bulunduklarını vurgulayarak, "Tecrübemiz daha genç sporculara göre daha fazla olduğu için onlara kilo düşmeleri konusunda, yorgunluk yaşadıklarında elimizden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyoruz. Antrenmanda yorulsalar da devam etmeleri konusunda motive ediyoruz" şeklinde konuştu. "Boks çok emek isteyen bir branş" Antrenör ve sporcu olarak boksun zor bir branş olduğunu söyleyen Yenilmez, "Ringin içinde dövüşmek çok farklı ama dışardan dövüştürmek ve yönetmek de çok farklı. Antrenör olmak da sporcu olmak da zor. Boks zor bir branş. Çok emek isteyen bir branş. Sabırlı olmak gerekiyor. Azimli olmak gerekiyor" diye konuştu. Şampiyonaya hazırlanan boksörlerden Berkan Arslan hedefleri ile ilgili olarak, "Hedefimiz her zaman olduğu gibi altın madalya ile dönmek. Takım olarak çok iyi hazırlanıyoruz. Dört kişilik bir takımız ve dördümüzün de daha önce Türkiye dereceleri oldu. Aramızdan benimle birlikte Milli takımda yer alan sporcularımız oldu. Bu yıl da hedefimiz şampiyonluk ve ardından ülkemizi en iyi şekilde temsil etmek. Bu hedef ışığında çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. İlke Yağmur Pekşen şampiyonluk için çok çalıştığını, çabalamaktan vazgeçmediklerini söyledi. Pekşen, milli boksör ile çalışmanın avantajları olduğunu belirterek, "Bizim için çok gurur verici bir durum. Bizim hayallerimizi yaşamış insanlar ile çalışmak çok güzel. Onlardan gördüklerimiz sayesinde biz bir adım değil beş adım ilerliyoruz. Hep rol modelimiz olmaya devam ediyorlar ve bizi hep ileri taşımaya yardım ediyorlar" dedi.(İHA) https://www.youtube.com/watch?v=uxd026JytdA
blank
Haber Merkezi tarafından
02 Nisan, 2025 10:47 tarihinde yayınlandı
A+ A-
Okuma Süresi: 3dk
Yorum Sayısı: 0

CUMHURİYET KENTİKARABÜK’E DAİR 3 NİSAN 1937

M.K.ATATÜRK, 30 yılını asker olmaya, 12 yılını cepheden cepheye vatan savunmasına, ömrünün geri kalan son 15 yılını da modern Türkiye’nin kuruluşuna ve ekonomik kurtuluşuna adamış bu milletin başına gelmiş en büyük şanstır.

Milli mücadelenin kahramanları paşalar, hepsi de iyi eğitim almış Osmanlının gözde paşalarıydı. O döneminin acı tecrübelerini sanayiden hatta dünyadan kopuş sürecinin bizi hangi felaketlere sürüklediğini bizzat yaşayarak görmüşlerdi.

Türkiye Cumhuriyeti Devletini kuran işte bu irade;
1934-1938 yıllarını kapsayan Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı ile zaferle biten milli mücadeleyi, ekonomik kalkınma hamlesi ile taçlandırmanın, bağımsız Türkiye’nin temimatı olduğunu biliyorlardı.
Yol haritalarını buna göre çizdiler.

Sanayinin canlanması için ilk olmazsa olmaz alt yapı ulaşımdı.

Osmanlı döneminde ağaç dalları gibi çıkarlara göre oluşturulmuş, çıkarın bittiği yerde ağaç dalı gibi sonlanan demiryolları tesislerini Türkiye’nin hammaddesini fabrikalara, fabrika çıktılarını Anadolu içlerine taşıyacak ekonomik kalkınma hamlesine hizmet edecek anlayışla “demiryollarını ülkeyi saran ağ biçimimde” planladılar.

Onun için onuncu yıl marşında “Demir ağlarla ördük, ana yurdu dört baştan “ dediler.

Bu Demir ağlardan biri Irmak- Filyos arasında “Kömüre giden Demiryolu” olarak anılan hat idi.
Hattın diğer yönü ise Demir madenine giden Divriği hattı oldu.

blank

Rayların inşası bir ucu Filyos’dan diğer ucu Irmak’tan başladı ve demiryolu rayları buluştuğu yer Eskipazar tren istasyonu oldu. (Fikret GÖKÇE abi Eskipazar’a rayların öpüştüğü yer” der)

Bu alt yapının üzerine Karabük doğdu.

Karabük’e sadece bir fabrika değil bir kent, sadece bir kent değil bir yaşam kültürü kurdular. Bunu yaparken ben karar verdim oldu değil tam 8 yıl fizibilitesini çeşitli yönleriyle Rusya, Almanya, İngiltere ve hatta Amerika’dan bile uzmanların raporlarını değerlendirerek yaptılar. İngiliz’i Alman ile yarıştırdılar. Onların parası onların Pazarı ile
kömüre giden tren yolu üzerinde güvenlikli bölge Safranbolu- Karabük lokasyonunda 16 milyon TL bedelle “her fabrika bir kale” anlayışı ile bacaları tüttürdüler.

Kadın Berekettir diye tütün bacalar, usta başının kızının adı gibi Fatma oldu, Müdürün kızının adı gibi Zeynep oldu, Ülkü oldu.

Demir ve Çelik Fabrikası yokluğun mazeret sayılmadığı tıpkı kurtuluş savaşının Kuvayı milliye ruhunun sanayileşme alanındaki tezahürü olduğunu, onun enerjisi ile oluşan kültürel değişimin izleri olan Yenişehir sineması, havuzlu bahçesi, mühendisler kulübü hatta onun adını taşıyan Lisesinin manevi miras olduğunu inkar edebilir miyiz?

Bunların mekansal boyutu ile bir bütün olduğunu, Karabük’ü sanayi kent müze haline getiren , hatta 3 Nisanı Sanayi Gününe evirecek bu felsefeyi anlayarak Türk Milletine yaymak gibi devasa potansiyeli görememek mümkün mü?

Restore edin, yaşasın bu değerler. Karabük yaşayan sanayi müzesi, bunu tüm erken cumhuriyet değerleri ve geçmişten geleceğe taşınacak yapıları ile korunacak birşey olduğunu anlayalım. Safranbolu'ya gelenlerin ikinci bir gelme nedeni de bu olur, olsun. KARDEMİR bir dönem sosyal sorumluluk projelerine buraya ayırsın mesela.

Avcumuzıun içine o vatansever neslin yerleştirildiği bu nadide çiçeği daha ne kadar susuz ve ruhsuz bırakacağız,

Bu nadide çiçeğe 5 Nisan 1994 kararları ile yaşatılanlar canımızı hala acıtmıyor mu?

Karabük ruhunu koruyun, o ruhun arkasında modern dünyaya açılan cumhuriyet var….dokunmayın!!!

3 Nisan Kuruluş günü etkinlikleri gittikçe zayıflıyor, farkındayız. Yapmayın.

Cumhuriyetin armağanı o yüz akımız fabrika nın maddi sahibi sizlersiniz ama orası bizim manevi mirasımız. Karabük'e dair sosyal sorumluluğunuz olduğunu hiç unutmayın.
Çünkü sizin sahibi olduğunuz yer sıradan bir fabrika değil kuvay-i milliye ruhunun üzerinde kol gezdiği milli destandır.

KARABÜK'ÜN 88. KURULUŞ YILI KUTLU OLSUN.
Büyük Önder M. K. ATATÜRK, İsmet İNÖNÜ ve Fevzi ÇAKMAK başta olmak üzere tüm emeği geçenleri saygı ve minnetle anıyorum. Mekanları cennet olsun.

Mehmet Emin ASLAN
Eskipazar Ekonomik Kalkınma Derneği Başkanı ve Gerede Çayı Temiz Aksın Platformu Koordinatörü

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.