blank
Aylin Sarıoğlu tarafından
20 Kasım, 2025 14:48 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

Karabük’e Modern Trafik Denetleme Binası

Karabük Valisi Mustafa Yavuz, ilde trafik güvenliği hizmetlerini modernize edecek yeni Bölge Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü Hizmet Binası'nın yapılacağı alanda incelemelerde bulundu.

Karabük-Eskipazar Karayolu üzerinde, Merkez Kale Köyü'ndeki 1.273,42 metrekarelik hazine arazisi üzerinde hayata geçirilecek proje kapsamında, mevcut eski bina yıkılarak yerine 500 metrekare  kullanım alanına sahip, modern standartlarda yeni bir hizmet binası inşa edilecek.

2025 YATIRIM PROGRAMINDA YER ALIYOR

Emniyet Genel Müdürlüğü’nün 2025 yılı yatırım programındaki "ulaştırma sektörü ve trafik kontrol istasyonları yapımı" alt projesi kapsamında bulunan yeni bina, personelin çalışma koşullarını iyileştirirken, vatandaşlara daha kaliteli hizmet sunulmasını sağlayacak.

VALİ YAVUZ: "TRAFİK GÜVENLİĞİNE ÖNEMLİ KATKI SAĞLAYACAK"

Projenin teknik detayları hakkında yetkililerden bilgi alan Vali Yavuz yaptığı açıklamada, "Karabük’te trafik güvenliği hizmetlerinin daha hızlı, etkin ve güvenli bir şekilde yürütülmesi amacıyla önemli bir yatırıma başlıyoruz. Yeni hizmet binamız, modern altyapısı ve donanımı ile hem personelimizin çalışma koşullarını iyileştirecek hem de vatandaşlarımıza daha kaliteli hizmet sunulmasını sağlayacak. Bu projenin, ilimizdeki trafik güvenliği ve denetimine önemli katkı sağlayacağını değerlendiriyoruz" ifadelerini kullandı.

HİZMET KALİTESİ ARTACAK

Yeni hizmet binasının tamamlanmasıyla birlikte, Karabük Bölge Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekiplerinin modern, güvenli ve işlevsel bir ortamda hizmet vereceği, vatandaşlara daha hızlı cevap verilebileceği ve trafik faaliyetlerinin daha etkin bir şekilde yürütülebileceği belirtildi. Vali Mustafa Yavuz'un inceleme gezisine Vali Yardımcısı Mustafa Şahin, İl Emniyet Müdürü Ahmet Canver ve İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Şerafettin Kelleci'nin de eşlik etti.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Peri Dilbaz tarafından
02 Şubat, 2026 17:03 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Çocuk Suçları, Ruh Sağlığının Alarmı

Son dönemde çocukların suç çetelerinin ağına düşmesi, akranlar arasında işlenen ağır şiddet olayları ve hatta cinayetler toplum olarak hepimizi derin bir kaygıya sürüklüyor. Bu olaylara yalnızca “suç” penceresinden bakmak, sorunu anlamamıza yetmiyor. Çünkü bu tablo, aynı zamanda çocuk ruh sağlığına dair güçlü bir alarmdır.

Ergenlik dönemi, bireyin kimliğini inşa etmeye çalıştığı en kırılgan gelişim evresidir. Psikoloji bilimi bize şunu söyler: Ergen beyninde dürtü kontrolünden sorumlu alanlar henüz tam gelişmemiştir; buna karşın haz, güç ve risk arayışı oldukça yoğundur. Bu nörobiyolojik gerçeklik, ergeni hızlı karar almaya, sonuçları yeterince öngörememeye ve grup etkisine açık hale getirir.

Suç çeteleri tam da bu noktada devreye girer. Aidiyet, güç, görünürlük ve “bir yere ait olma” duygusu sunarlar. Oysa bu duygular, sağlıklı biçimde ailede, okulda ve sosyal çevrede karşılanmalıdır. Karşılanmadığında çocuk, kendisini değerli hissettiği her yere tutunabilir; bu yer bazen en tehlikeli alanlar olur.

Akran cinayetleri ise çoğu zaman “ani öfke” başlığı altında geçiştirilir. Oysa psikolojik açıdan bakıldığında, bu tür şiddet davranışları uzun süredir bastırılan öfkenin, değersizlik duygusunun ve empati eksikliğinin bir sonucudur. Çocuk konuşamıyorsa, duygularını ifade edecek güvenli alanı yoksa, davranış konuşur.

Burada ailelere büyük sorumluluk düşmektedir. Çocuğun her davranışını onaylamak zorunda değiliz; ancak her duygusunu ciddiye almak zorundayız. Yargılanan değil, anlaşılan çocuk riskli gruplara daha az ihtiyaç duyar. Aşırı baskı kadar sınırsız özgürlük de çocuk için tehlikelidir. Sevgiyle çizilmiş, tutarlı sınırlar çocuğun iç denetimini güçlendirir.

Bir diğer önemli alan dijital dünyadır. Bugün suç örgütleri yalnızca sokakta değil; sosyal medya ve dijital platformlarda da çocuklara ulaşmaktadır. Dijital ebeveynlik; yasaklamak değil, rehberlik etmektir. Çocuğun ne izlediğini, kimlerle iletişim kurduğunu bilmek koruyucu bir etkidir.

Unutulmaması gereken en önemli gerçek şudur: Hiçbir çocuk suçlu olarak doğmaz. Suça sürüklenen çocuklar çoğu zaman görülmemiş, duyulmamış ve anlaşılmamış çocuklardır. Çocukları suçtan korumanın en güçlü yolu, onları önce duygusal olarak güvende tutmaktır.

Bu mesele yalnızca ailelerin değil; okulun, medyanın ve toplumun ortak sorumluluğudur. Çocuklara güvenli bağlar sunabildiğimiz ölçüde, suç çetelerinin alanı daralacaktır.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.