Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
29 Nisan, 2019 13:49 tarihinde yayınlandı
0

“KARABÜK’E KÖTÜLÜK YAPMIŞ OLURLAR”

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Karabük İl Başkanı Adem Kar Rektör ataması bekleyen Karabük Üniversitesine  rektörlük için  Prof. Dr. Burhanettin Uysal’ın isminin geçmesine  tepki gösterdi. Kar, Milletvekilliği yapmış olan ve 31 Mart seçimlerinde AK Parti Karabük Belediye Başkanı adayı Burhanettin Uysal’ın rektör olarak atanması halinde akademik ve bilimsel faaliyetlerin üzerine siyaset gölgesi düşeceğini belirtti.

Milliyetçi Hareket Partisi  Karabük İl Başkanı Dr. Adem Kar, 31 Mart seçimlerinde AK Parti Karabük Belediye Başkan Adayı olan Prof.Dr. Burhanettin Uysal’ın adının son günlerde Karabük Üniversitesi ile anılmasına tepki gösterdi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından görev süresi dolan üniversitelerde rektör atamaları devam ediyor. Çok sayıda devlet üniversitesi ile vakıf üniversitelerinin yeni rektör atamaları Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından yapılırken, önümüzdeki haftalarda aralarında Karabük Üniversitesinin de bulunduğu üniversitelerin de yeni rektörlerin ataması gerçekleştirilecek. Rektör ataması bekleyen Karabük Üniversitesi’nde de Burhanettin Uysal’ın isminin de son günlerde sıkça geçmesi, Cumhur İttifakının ortaklarından olan MHP’de tepkilere neden oldu.
MHP Karabük İl Başkanı Kar, milletvekilliği yapmış olan ve 31 Mart seçimlerinde AK Parti Karabük Belediye Başkanı Burhanettin Uysal’ın rektör olarak atanması halinde akademik ve bilimsel faaliyetlerin üzerine siyaset gölgesi düşeceğini belirtti.
“KENTİN HUZURUNU KAÇIRIR”
Burhanettin Uysal’ın siyasi kimliğinin akademik kimliğinin önüne geçtiğini ifade eden Kar, “İki seçim geçiren ve akademik kimliğini geride bırakarak, tamamen politikacı kimliğini üzerinde taşıyan bir kişinin Karabük Üniversitesine rektör olarak atanması halinde personeller ve akademisyenler ile bir siyasi hesaplaşma içine girilebilir. Bu da kentin huzurunu kaçırır” dedi.
“Uysal’ın KBÜ rektörlüğüne atanmasını doğru bulmuyoruz”
Siyasetçiden rektör olmayacağını kaydeden Kar, şunları söyledi: “Biz Milliyetçi Hareket Partisi olarak, Karabük Üniversitesi’ne herhangi bir isim önermiyoruz. Takdir Cumhurbaşkanımızındır, fakat Karabük Üniversitesi de hepimizindir. Geçmiş yıllarda üniversitelere giren siyasetin acı sonuçlarını bu millet yaşamıştır. Yaptığı 3.5 yıllık milletvekilliği döneminde ve girdiği iki seçimle akademik kimliğini tamamen geride bırakan Burhanettin Uysal’ın da Karabük Üniversitesi Rektörlüğüne atanmasını doğru bulmuyoruz.
Başkan Kar, AK Parti Karabük Milletvekilleri Cumhur Ünal ile Niyazi Güneş’in kendi partilerinde milletvekilliği ve siyaset yapmış birini desteklemelerinin normal karşılanacağını belirterek, “Ama onlarda olası böyle bir sonuç ile kentin huzurunun kaçacaklarını görmeleri gerekir. Ona iyilik yapıyoruz derken, Karabük’e kötülük yapmış olurlar” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin