Karabük PTT Baş Müdürü Ceyhan Yıldırım’ın Ankara PTT Genel Müdürlüğüne Müşavir olarak atanmasından sonra boşalan Karabük PTT Baş Müdürlüğüne Muhterem Demir atandı. Bayan PTT Başmüdürü Muhterem Demir Karabük’e atanmasının ardından Safranbolu Belediye Başkanı Necdet Aksoy’u ziyaret etti. Ziyaret sırasında göreve yeni başladığını ve çevreyi tanımaya çalıştığını, bu vesile ile Safranbolu Belediye Başkanı Necdet Aksoy ile tanışmak için ziyarete geldiğini ifade eden Demir, “Safranbolu anlatılan ve takip ettiğimin de üzerinde çok güzel bir şehir. Fırsat buldukça bu güzel tarihi dokuyu gezeceğim. Belediyemiz de başkanımızın önderliğinde güzel projelere imza atmış. Hem bu güzel çalışmalardan dolayı hem de göreve yeniden seçilmesinden dolayı kendisini tebrik ediyorum. İnşallah birlikte de güzel çalışmalar yapacağız” dedi. Başkan Aksoy ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirirken, ” Bende Sayın Başmüdürümüz Muhterem Demir hanımefendiye ve geçtiğimiz aylarda Safranbolu şubesinde göreve Şube Müdürümüz Sayın Arif Hakbilir beyefendiye görevlerinde başarılar diliyorum. PTT bizim olmazsa olmazlarımızdan birisi olan bir kurumumuz. Kendileri ile belediye olarak çeşitli çalışmalarımız zaten mevcut. Bu çalışmalara inşallah ileriki günlerde büyüterek devam edeceğiz. Ben yeniden nazik ziyaretlerinden dolayı kendilerin teşekkür ediyor, görevlerinde başarılar diliyorum” dedi. Karabük PTT Başmüdürünün Başkan Aksoy’a yaptığı ziyarete Safranbolu PTT Şube Müdürü Arif Hakbilir de eşlik etti.


Karabük’e Bayan PTT Başmüdürü
Yıldırım “Devlet Eliyle Ticaret Son Bulmalı”
Karabük Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Yıldıray Yıldırım, devlet eliyle yürütülen ticari faaliyetlerin küçük esnafı zor durumda bıraktığını belirterek, adil rekabet ortamının yeniden sağlanması çağrısında bulundu.
Yıldırım yaptığı açıklamada, devletin asli görevinin ticaret yapmak değil; üreticiyi, esnafı ve girişimciyi desteklemek olduğunu ifade etti. Öğretmenevlerinden sosyal tesislere, polis evlerinden düğün salonlarına, lokantalardan çay bahçelerine kadar birçok alanda kamu eliyle ticaret yapıldığını belirten Yıldırım, okullarda sürekli hale gelen kermes uygulamalarının da küçük esnafı olumsuz etkilediğini söyledi.
Kamu işletmelerinin vergi ve maliyet avantajına sahip olduğuna dikkat çeken Yıldırım, “Bir tarafta bütün sermayesini, emeğini ve geleceğini işletmesine bağlayan esnafımız, diğer tarafta personel maaşı devlet tarafından karşılanan kamu işletmeleri bulunmaktadır. Bu şartlarda adil rekabetten söz etmek mümkün değildir” dedi.
Esnafın ağır ekonomik yük altında ayakta kalmaya çalıştığını vurgulayan Yıldırım, elektrik, kira, SGK, vergi, POS komisyonları, kredi faizleri ve yüksek gecikme zamlarının küçük işletmeleri zorladığını ifade etti.
Esnafın ekonominin temel taşı olduğunu belirten Yıldırım, “Esnaf sadece ticaret yapan kişi değildir; istihdam sağlayan, vergisini ödeyen, mahallesine sahip çıkan ve şehrin sosyal yapısını ayakta tutan unsurdur” diye konuştu.
Açıklamasında çağrısını yineleyen Yıldırım, devletin ticaretin rakibi değil düzenleyicisi olması gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Devlet eliyle ticaret acilen son bulmalı; ticaret, yatırım yapan, risk alan ve vergisini ödeyen esnafa bırakılmalıdır. Esnafımızı vergi adaleti, krediye erişim, finansman destekleri, POS komisyonları, yüksek faiz ve gecikme zamları ile istihdam maliyetleri konusunda korumak zorundayız. Ayakta kalan esnaf güçlü ekonomi demektir. Güçlü ekonomi ise güçlü Türkiye demektir.”

